Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik kazasında yaralanan yolcuların maddi ve manevi tazminat davasında sigorta şirketleri ve diğer davalıların savunmaları.
Özet: Bu dava, trafik kazasında servis aracı içinde yolcu olarak bulunup ağır bedensel yaralanmalar ve psikolojik travma yaşayan davacıların, tedavi, kazanç kaybı, ekonomik geleceğin sarsılması gibi maddi zararlar ile her biri için yüksek miktarda manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği; davalıların ise davanın usuli eksiklikler, zamanaşımı ve sigorta başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle reddini, kusur oranının tespiti ile müterafik kusur ve emniyet kemeri takmama gibi nedenlerle tazminattan indirim yapılmasını, tedavi giderlerinin ise poliçe kapsamında olmadığını savunarak taleplerin reddini istediği bir tazminat (ölüm ve cismani zarar) davasıdır.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ...Esas - ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : 1- ...
2-...
3-...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 3- ...
VEKİLİ : Av....
DAVALI : 4-...
5-...
6- ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ...plakalı araç ile... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası sırasında müvekkillerinin ...plakalı araç içinde yolcu olarak bulunduklarını, servis aracının çarpma sonucu devrilmesi üzerine ağır şekilde yaralandıklarını ve hastaneye kaldırıldıklarını, müvekkili ...'ün 3 kemiğinde kırık, omurgasında 2 kırık ve akciğerlerinde leke medyana geldiğini, ...'ün hayati tehlike içerisinde günlerce yoğun bakımda tedavi görmek zorunda kaldığını, küçük ...'nın yüzünde ve vücudunda morluklar meydana geldiğini, ...'ün 2 çocuk annesi olduğunu, kazada yaralanan ve konuşma güçlüğü çeken 7 yaşındaki ...'nın eğitimi için ... Merkezi'ne kurumun sağladığı servisle gidiş geliş yaptıkları sırada bu kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin diğer çocuğunun ise 2 aylık bebek olduğunu ve anne sütüne muhtaç olduğunu, kaza tarihinde 2 aylık bebek olan müvekkilinin çocuğunun 5-6 ay boyunca anne sütü alamadığını, bu nedenle bebek için de annenin manevi tazminat talep etme hakkı olduğunu, müvekkillerinin yaşadığı sıkıntıların yalnızca fiziksel olmadığını, psikolojik olarak da olumsuz etkilerinin halen devam ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin maddi zararlarını karşılamak üzere miktarı tam olarak tespit edilemediğinden şimdilik müvekkilleri ... ... ve ... için tedavi ve bakıcı gideri olarak 25,00-TL, kazanç kaybı için 25,00-TL, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıpları için 25,00-TL ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları için 25,00-TL olmak üzere şimdilik toplam 100,00-TL'nin hak ediş tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ...... için 1.000.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ... için 500.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ... için 200.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (manevi tazminat taleplerinin sigorta şirketlerinin poliçelerinde bulunması halinde talep ettiklerini, poliçede bulunmaması halinde manevi tazminat taleplerinin diğer davalılardan talep ettiklerini) yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı... Sigorta A.Ş. vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı ... tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na aynı taleple başvuru yapıldığını ancak başvurunun usulüne uygun olmaması nedeniyle ret kararı verildiğini, öncelikle dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek kusur oranının tespitinin gerektiğini, davanın kabulü halinde tazminattan müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması taleplerinin bulunduğunu, tedavi ve bakıcı gideri zararlarının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, bu talepleri yönünden müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu kaza neticesinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, neticeten haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: öncelikle zaman aşımı itirazları bulunduğunu, davanın kasko poliçesini yapan Allianz Sigorta A.Ş.'ye ve zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarı taleplerinin bulunduğunu, davacının dava açmadan önce sigorta şirketlerine usulüne uygun başvurusunun bulunmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin hiç bir kusuru bulunmadığını, kazanın sürücü ...ın ağır ve tam kusuru ile gerçekleştiğini, davacıların emniyet kemeri takmaması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, ortada bir zarar var ise davacının kendi ağır kusuru ile gerçekleştiğini, SGK başta olmak üzere kurum ve kuruluşlardan davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş derecede yüksek olduğunu, neticeten davanın öncelikle usulden, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı.....Sigorta Şirketi vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: davanın araç sigorta ettirenine, araç sürücüsüne ve SGK'ya ihbarının gerektiğini, davacı tarafın herhangi bir ödeme almış olması halinde aynı ödemeyi mükerrer şekilde müvekkilinden tazmin ettiği takdirde sebepsiz zenginleşmiş olacağını, manevi tazminat talebinin ZMMS genel şartları uyarınca teminat dışı haller arasında sayıldığından, müvekkili şirketin manevi tazminat talebine ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, sigorta şirketine başvuru dava şartının yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması gerektiğini, ayrıca zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının alacağının zaman aşımına uğradığını, davacıdaki söz konusu sakatlık ile kaza arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenle Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyete ilişkin rapor alınması gerektiğini, meydana gelen kazadaki kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin sigorta poliçesi kapsamında olmadığını, SGK tarafından karşılanması gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazasında davacıların yaralanması nedeniyle bir kısım maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili, davacıların yolcu olarak bulunduğu ...plakalı servis aracı ile... plakalı aracın yaptığı kaza nedeniyle yaralandığını belirterek, araçların işleteni, sürücüsü ve araçların Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısın'na karşı dava açmıştır.
Dava dilekçesinde ayrıca davacılardan ...'nın konuşma güçlüğü çekmesi nedeniyle davalılardan ... A.Ş'de özel eğitim aldığını, bu şirketin sağladığı servis ile eğitimden dönerken kazanın gerçekleştiğini de belirtmiştir.
Bu hali ile davacılar ile davalı ... A.Ş arasında tüketici ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır.
Taşıma Sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş ise de; 28/05/2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nun 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nun 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nun 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır. Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinde hangi davaların birlikte görüleceği ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu itibarla taşıma sözleşmesinin tarafı olmayan davalılar yönünden de, davalar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği muhtemel bulunduğundan, usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlülüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Dolayısıyla, her ne kadar taşıma sözleşmesinin tarafı olmayan davalılar yönünden davaya bakma görevi tüketici mahkemesine ait değil ise de, açıklanan nedenlerle davanın daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına uygun düşecektir. (Bknz emsal Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı ilamı ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin ... esas... karar sayılı ilamı)
Somut olayda davacıların, davalı ... A.Ş.'ye ait, davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı olduğu ...plakalı serviste seyahat ediyor olmasına göre davacı ile davalı sürücü ve işleten arasında tüketici ilişkisi mevcut olduğu, davacı yolcu ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,
Dair, davacılar vekili ile davalı... Sigorta A.Ş. vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
...
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı