Karşılıklı boşanma davasında istinaf başvurusu yapmayan tarafın temyiz hakkının olmadığı, icranın geri bırakılması talebinin hukuki yarar eksikliğinden reddedilip bölge adliye mahkemesi kararının hukuka uygun bulunarak onanmasına dair hüküm.
Özet: Karşılıklı boşanma davasında, davalı-karşı davacı kadının, ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyerek ilgili konularda temyiz hakkını kaybettiği gerekçesiyle temyiz talebi reddedilmiş; davacı-karşı davalı erkeğin icranın geri bırakılması talebi, kanun değişikliğiyle yetkinin icra mahkemelerine geçmesi nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddedilmiş; erkeğin kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarları gibi diğer temyiz itirazları ise, bölge adliye mahkemesinin hukuka aykırı delil niteliğindeki ses kaydını dikkate almaması da dahil olmak üzere usul ve yasaya uygun bulunan kararının onanmasıyla sonuçlanmıştır.
2. Hukuk Dairesi         2026/890 E.  ,  2026/7401 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/874 E., 2025/1508 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2024/897 E., 2025/181 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar ile miktarları, erkek aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminat miktarları ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmamış olup, bu durumda istinaf edilmeyen yönler kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı-karşı davacı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı-karşı davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde tehir-i icra talebinde bulunmuş ise de; 24.11.2021 tarihinde kabul edilen ve 29.11.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı "İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanununun 5. Maddesi gereğince 2004 sayılı Kanun'un 36. Maddesinin 1. Fıkrasında yer alan "Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay'dan ibaresi" takibin yapıldığı yer İcra Mahkemesinden" şeklinde değiştirilmiştir. Kanun, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup herhangi bir geçiş hükmü de konulmamıştır. Bu değişiklik gereğince yürürlük tarihinden itibaren Dairemizden icranın geri bırakılması kararı istenmesinde hukuki yarar bulunmayıp, talep konusunda temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
3.Davacı-karşı davalı erkek vekilinin sair yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dosyaya sunulan ses kaydının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı- karşı davacı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Davacı-karşı davalı erkek vekilinin, Dairemizden icranın geri bırakılmasını talep etmekte hukuki yararı bulunmadığından bu talebe yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,
3.Davacı- karşı davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'a yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden...'a iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine
30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.