İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara karara yönelik istinaf başvurusu kararı.
Özet: Bir şirketin, ticari satışlardan kaynaklanan ve çok sayıda e-fatura ile belgelenen muaccel alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine borçlu şirket tarafından yapılan itirazın iptali davasında, alacaklı şirketin borçlu şirket aleyhine talep ettiği ihtiyati haciz talebi, ilk derece mahkemesince alacağın varlığının yargılama sonunda belirleneceği, borçlunun mallarını kaçırmaya yönelik bir emare bulunmadığı ve icra takibine itirazın kaldırılmasına elverişli belge olmaması gerekçeleriyle reddedilmiş olup, alacaklı bu red kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2026/1546 EsasKARAR NO:2026/1600 KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI:2026/499 Esas (Derdest Dava Dosyası)TARİHİ:09/06/2026 (Ara Karar Tarihi)DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:10/09/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası 17.04.2026 tarihinde yapılan itiraz üzerine, İcra Dairesi tarafından 18.04.2026 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı şirketin, müvekkili şirkete olan muaccel borcunu ödemediğini, ödemediğine dair iş bu dosyaya sunulan faturaların bulunduğunu, Tarihli: 25-06-2025 Fatura Nolu:... 660.567,14 TL'lik, Tarihli: 25-06-2025 Fatura Nolu: ... 7.460,20 TL, Tarihli: 26-06-2025 Fatura Nolu: ... 479.387,52-TL'lik, Tarihli: 29-06-2025 Fatura Nolu: ... 490.947,22 TL'lik, Tarihli: 30-06-2025 Fatura Nolu: ... 279.472,72 TL'lik, Tarihli: 30-06-2025 Fatura Nolu: ... 484.827,38-TL'lik, Tarihli: 01-07-2025 Fatura Nolu: ... 710.581,50-TL'lik, Tarihli:02-07-2025 Fatura Nolu: ... 469.187,80-TL'lik, Tarihli: 02-07-2025 Fatura Nolu: ... 491.627,20 TL'lik, Tarihli: 02-07-2025 Fatura Nolu: ... 494.347,13 TL'lik, Tarihli: 06-07-2025 Fatura Nolu: ... 493.831,66-TL'lik, Tarihli: 06-07-2025 Fatura Nolu: ... 475.965,10-TL'lik, Tarihli: 07-07-2025 Fatura Nolu: ... 497.404,96 TL'lik, Tarihli: 08-07-2025 Fatura Nolu: ... 503.836,92 TL, Tarih: 08-07-2025 Fatura Nolu: ... 749.598,61-TL, Tarihli: 09-07-2025 Fatura Nolu: ... 520.274,15-TL'lik, Tarihli: 09-07-2025 Fatura Nolu: ... 513.842,20-TL'lik, Tarihli: 09-07-2025 Fatura Nolu: ... 749.977,15-TL'lik Tarihli: 10-07-2025 Fatura Nolu: ... 481.682,39TL'lik, Tarihli:10-07-2025 Fatura Nolu: ... 724.352,75-TL'lik, Tarihli: 10-07-2025 Fatura Nolu: ....824,74-TL'lik, Tarihli: 10-07-2025 Fatura Nolu: ... 537.492,83-TL'lik, Tarihli: 23-06-2025 Fatura Nolu: ... 1.759.332,04-TL, Tarihli: 25-06-2025 Fatura Nolu: ... 2.024.639,30-TL'lik, Tarihli:25-06-2025 Fatura Nolu: ... 438.425,54-TL'lik, Tarihli: 30-06-2025 Fatura Nolu:... 601.691,56 TL'lik, Tarihli: 30-06-2025 Fatura Nolu: ... 696.695,50 TL'lik, Tarihli: 30-06-2025 Fatura Nolu: ... 58.971,38 TL'lik faturalar bulunduğunu, davalı borçlunun Sözleşme'den kaynaklı borcu tarafların ticari defterlerinde mevcut olduğunu, davalı şirket tarafından takip konusu borç için müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, söz konusu faturalar e-fatura olduğundan Gelir İdaresi Başkanlığı'nın e-fatura sistemi üzerinden gönderildiğini, ve Davalı'nın bu faturalardan haberdar olmama/tebliğ almam gibi bir savunma dahi yapması imkansız olduğunu, işbu davada her biri fatura üzerinde gösterilen tarihten muaccel olmuş bulunan alacaklar için talepte bulunduğunu, borçlu tarafından borca itirazda borcun ödendiği ileri sürülmediğini, sadece borcun olmadığının iddia edildiğini, borcun muaccel olması, ihtiyati haciz talebi için yeterli görüldüğünü, bu kapsamda İİK m. 257 gereği borçlunun yedinde bulunan veya üçüncü kişiler elindeki taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarının ihtiyaten haczi taleplerinin olduğunu, açıklanan ve mahkememiz tarafından nazara alınacak nedenlerle, fazlaya dair her türlü talep dava ve ıslah hakları saklı kalmak üzere; davaya konu para alacağı yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini ve alacağı teminat altına alacak miktarda borçluya ait menkul ve gayri menkul malvarlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczedilmesini, haciz işleminin İstanbul 12. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası üzerinden icrasını, davanın kabulünü, itirazın iptalini ve takibin devamını; asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 09/06/2026 tarih ve 2026/499 Esas sayılı ara kararında;"... Somut olayda talep eden tarafça delil olarak sunulan belgeler incelenmiş olup, davalının vaki icra takibine itiraz ettiği, icra dosyası kapsamında İİK'nın 68. maddesi uyarınca itirazın kaldırılmasına elverişli belgelerden bulunmadığı, dolayısıyla alacağın varlığının ancak yargılama sonunda ortaya konulabileceği, karşı tarafın mallarını kaçırmaya yönelik işlemler yaptığına yönelik bir emarenin de bulunmadığı,belirli bir adresinin olduğu anlaşılmakla şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir" gerekçesi ile,''1-İhtiyati haciz talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK'nın ihtiyati hacze ilişkin hükümlerinde itirazın kaldırılmasına elverişli belge bulunması gibi bir zorunluluğun öngörülmediğini, alacağın varlığına yönelik yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, yerel mahkemenin yaklaşık ispat kuralını yok sayıp kanunda olmayan bir şartı uygulayarak hukuka aykırı karar verdiğini, Alacak cari hesaba kayıtlı, dayanak 28 adet fatura, her biri üzerinde vade gösterilerek Gelir İdaresi Başkanlığı'nın e-fatura sistemi üzerinden gönderildiğini, bu yönüyle davalının bu faturalardan haberdar olmama / tebliğ almama gibi bir savunma dahi yapmasının imkansız olduğunu, işbu davada her biri fatura üzerinde gösterilen tarihten muaccel olmuş bulunan alacaklar için talepte bulunulduğunu, davalı şirketi münferit imzasıyla temsile yetkili ...'in bir değil, birden fazla kez borcu ikrar ettiğini, bunun da doğmuş ve muaccel hale gelmiş bir borç ihtiyati haciz talep ettiklerini gösterdiğini,Borçlu tarafından borca itirazda borcun ödendiğinin ileri sürülmediğini, sadece borcun olmadığının iddia edildiğini, yani borç itfa edildiği yahut ödendiği yönünde bir savunma veya ödeme belgesinin söz konusu olmadığını, oysa İİK'ya göre borcun muaccel olmasının, ihtiyati haciz talebi için yeterli görüldüğünü,Dava konusu alacağın varlığının dava dilekçesi ile sunulmuş olan faturalar, cari hesap ekstresi, bizatihi davalı şirket yetkilisinin elinden sadır olmuş, borç ikrar içeren WhatsApp yazışmaları gibi yazılı delillerle yaklaşık olarak ispat edildiğini, yerel mahkemenin hukuka aykırı kararının kaldırılması ve dava konusu ana para için müvekkil lehine ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, taraflar arasındaki "... Otogaz" satışı konusunda şifahi anlaşmadan kaynaklı fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir.Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş, karara karşı talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili ara karar tarihinden sonra verdiği cevap dilekçesi ile;Davacı tarafın, dava dilekçesinde bir yandan alacağın 'şifahi anlaşmaya' dayandığını belirtmekte, diğer yandan yer yer 'sözleşme' ibaresini kullandığı, bu anlatımın kendi içinde çelişkili olduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafça dosyaya imzalı bir sözleşme, yetki şartı, vade mutabakatı, faiz mutabakatı veya cari hesap sözleşmesi sunulmadığını, davacı tarafça dosyaya sunulan belgeler kapsamında, dava konusu 28 fatura ile fatura bazında eşleştirilmiş, müvekkili şirket yetkilisi veya çalışanı tarafından imzalanmış bağımsız ve denetime elverişli bir sevk irsaliyesi, teslim tutanağı veya tesellüm belgesi bulunduğu ortaya konulamadığını, faturalar üzerinde yer alan “İrsaliye No”, “İrsaliye Tarihi” ve “İrsaliye Yerine Geçerlidir” ibareleri ise davacı tarafından tek taraflı düzenlenen fatura içeriğinden ibaret olup, davalı şirketten sadır olan imzalı bir teslim kabulü veya borç ikrarı niteliğinde olmadığını, bu nedenle davacı, her bir fatura bakımından fatura konusu ürünün dava konusu satış ilişkisi kapsamında teslim edildiğini, teslim tarihini, teslim alan kişiyi, teslim miktarını, fiyatı, vade ve temerrüt koşullarını ayrıca ispatlamak zorunda olduğunu, bu unsurlar ispatlanmadan, yalnızca tek taraflı fatura ve cari hesap kayıtlarıyla takip konusu alacağın varlığı ve miktarı kabul edilemeyeceğini, davacı tarafça sunulan WhatsApp yazışmalarının bütünlüğü, kaynağı, hangi cihazdan ve ne şekilde elde edildiği, konuşmaların tamamını içerip içermediği, mesajların bağlamından koparılıp koparılmadığı, ekli görsellerin ve dosyaların içeriği dosya kapsamında denetlenebilir olmadığını, bu nedenle mahkeme aksi kanaatte ise, söz konusu yazışmaların HMK m. 199 kapsamında elektronik veri niteliği, bütünlüğü, aidiyeti, sıralaması ve içerik bütünlüğü yönünden teknik bilirkişi incelemesine tabi tutulmasını talep etiğini, mevcut haliyle bu yazışmaların hiçbirinde takip konusu borcun açık, kesin, kayıtsız ve miktarlı şekilde kabulü bulunmadığını ileri sürmüştür.İİK'nun 257/1.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü, İİK'nın 258/1.maddesinde ise; "Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmü yer almaktadır. Somut olaya döndüğümüzde, talep eden davacı tarafından dava dilekçesine ekli faturalar, cari hesap kayıtları, Whatsapp yazışmalarının içeriğinden, davacının taraflar arasındaki sözlü satış sözleşmesinden kaynaklı faturaya dayalı davalı şirketten alacaklı olup olmadığı ve miktarı açılan itirazın iptali davasında iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında ortaya çıkacağından talep eden davacı tarafından dosyaya ibraz edilen deliller alacağının varlığı ve miktarı hususunda 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmamıştır. Bu hali ile, İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olup buna göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karar, usul ve yasaya uygun olduğundan talep eden davacı vekilinin istinaf istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.