Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin, trafik kazasında ağır yaralanan davacının otobüs ve çekici sürücüleri ile sigorta şirketlerinden talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Kırmızı ışık ihlali yapan bir belediye otobüsü ile çekicinin karıştığı trafik kazasında ağır yaralanan ve bu sebeple kalıcı maluliyet, psikolojik sorunlar ile mesleki gelir kaybı yaşayan mağdurun, her iki aracın sürücüleri ve şirketlerinden maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davanın ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilmesi üzerine; kazadaki kusur oranları, talep edilen tazminat miktarlarının fahişliği ve husumet gibi gerekçelerle davalılarca istinaf edilen dosya, Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmektedir.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A .... HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : ... KARAR NO : ...BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ...KARAR NO : ...KARAR TARİHİ : ...İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : DAVACI :VEKİLİ : ADAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : 2 -ÇOCUK : İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)B.A.M. KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının içinde bulunduğu davalı ... A.Ş'ye ait davalı ... idaresindeki ... plakalı belediye halk otobüsünün döner kavşakta yavaşlamayıp kırmızı ışıkta geçerek yine kırmızı ışıkta geçen davalı ...'e ait davalı ... idaresindeki ... plakalı çekici ile çarpışması sonucu ağır yaralandığını, her iki sürücünün de kusurlu olduğunu, davalı sürücüler hakkında Bursa ...Asliye Ceza Mahkemesinde taksirle yaralama suçundan kamu davası açıldığını, ... plakalı aracın ... poliçe numarasıyla zorunlu mali mesuliyet sigortasının ... A.Ş tarafından yapıldığını, ... plakalı aracın ise davalı ... numaralı zorunlu mali mesuliyet sigortası ... A.Ş tarafından sigortalı olduğunu, kaza sebebiyle davacının sol elinin ikinci parmağını kaybettiğini, sol koluna iki tane platin takıldığını, sol kolunda işlev kaybı oluştuğunu, maluliyetinin oluştuğunu, davacının ameliyat olduğunu, fizik tedavi gördüğünü, davacıda psikolojik rahatsızlıklar oluştuğunu, davacının kazadan önce barmen olarak çalıştığını, aylık net kazancının 2.000,00 TL' den fazla olduğunu artık barmen olarak çalışamadığını, gelirinde azalma olduğunu ileri sürerek ....000,00 TL maddi tazminatın ve 110.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, her iki aracın da kırmızı ışıkta geçmesinin mümkün olmadığını, sağlık giderleri yönünden sürücü kusurlu bulunsa bile davalı müvekkil şirketin sorumlu olmadığı husumetten reddi gerektiğini, davacının geçici iş gücü kaybının ve varsa sürekli maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Dairesi tarafından belirlenmesi gerektiğini, davacının sosyal güvenlik bilgilerinin celbedilerek geçici iş gücü kaybı ödeneği yapılıp yapılmadığının, sürekli maluliyetten dolayı maluliyet aylığı bağlanıp bağlanmadığının ve hizmet dökümünün karşılaştırılarak davacının gelirinin tespit edilmesi gerektiğini, davacının istediği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve kabul etmediklerini, zorunlu mali mesuliyet sigortasının karşılamadığı teminattan üst kısmının ihtiyari mali mesuliyet sigortası olan ... A.Ş'ne davanın ihbarına edilmesini, sağlık gederleri ile ilgili talebin husumet nedeniyle, sair taleplerin müvekkilinin kusuru bulunmaması nedeniyle esastan reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, meydana gelen kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kazaya %100 kusuru ile davalı çekici sürücüsü ...'ın kırmızı ışıkta geçerek sebebiyet verdiğini, halk otobüsünün ışığı geçmesine 15 metre kala kırmızı ışık yandığını havanın yağmurlu ve yerlerin kaygan olduğu aracın körüklü büyük bir otobüs olması ve o anda muhtemel yapılacak ani frenin tehlike arz edeceğini, dikkatli bir şoför gibi davrandığını, ...'ın direk kırmızı ışıkta geçtiğini durma imkanı varken durmadığını, davacının maddi tazminat talebinin açık olmadığını, davacının maddi tazminat talebinin de fahiş olduğunu bu nedenle manevi tazminat talebini kabul etmediklerini ileri sürerek açılan haksız davanın reddi ile yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi savunmuştur.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkillerinin kazanın oluşumunda herhangi bir kusurları bulunmadığını savcılık dosyasında düzenlenen kusur raporlarını kabul etmediklerini, tedavi giderlerinin detaylı açıklanmadığını, SGK tarafından karşılanacağını, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu kabul etmediklerini hakkaniyete uygun indirime gidilmesi gerektiğini ileri sürerek öncelikle görev itirazlarının kabulüne, mahkeme aksi kanaatte ise yapılacak yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.İhbar Olunan ...vekili beyan dilekçesinde, müvekkili sigorta şirketinin bu davada davalı sıfatının bulunmadığını hakkında hüküm kurulamayacağını, dava konusu kazada sorumluluğu bulunmadığını, davacının tazminat taleplerinin zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında karşılanması gerektiğini, tedavi giderleri ve bakıcı giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu ileri sürerek müvekkil şirketten talep edilen tedavi gideririn reddi gerektiğini arz etmiştir.Davalı... A.Ş vekili cevap dilekçesi ile; ... plakalı aracın 01/03/2014-01/03/2015 vadeli ... poliçe nolu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçede manevi tazminat ile ilgili teminat bulunmadığını, bu nedenle müvekkil sigorta şirketinin manevi tazminat talepleri yönünden sorumluluğu bulunmadığını, meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğunu, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları aynı zamanda ispat etmesi gerektiğini, sorumluluğun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, 25/10/2014 tarihinde meydana gelen kazada kusur durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, tedavi masraflarından SGK'nın sorumlu olduğunu ileri sürerek açılmış bulunan davanın sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil bulunmaması nedeniyle, refakatçi gideri, yol masrafı, ilaç masrafı, tıbbi malzeme masrafı gibi tüm masraflardan müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmaması nedeniyle reddine, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini savunmuştur.Mahkemece, İstanbul ATK ....İhtisas Dairesinden alınan raporda davalı ...' ın %75, davalı ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu, ...Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından raporda, davacının kaza dolayısıyla %11,... oranında malul kaldığı, alınan aktüerya bilirkişi raporuna göre, davacının geçici iş görmezlik ile sürekli sakatlık tazminatı alacağının 95.527,92 TL olduğu, bakıcı gideri alacağının ...842,90 TL olduğu, ulaşım giderlerinin ....168,48 TL olduğu nedeniyle maddi tazminat yönünden kabul manevi tazminat isteminin ise kusur durumu, meydana gelen zararın ağırlığı, davacının maluliyet durumu ile tarafların sosyal ekonomik durumlarına göre 20.000,00 TL olarak belirlenerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalı ... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, husumet itirazının göz ardı edildiğini, kasko sigortası ve zorunlu mali sorumluluk sigortası olmasına rağmen müteselsilen sorumlu tutulduğunu, müvekkil şirkete atfedilen bir kusur bulunmadığını, kusur raporuna itirazların dikkate alınmadığını, tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılması ile tehir-i icra kararı verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, kusura ilişkin olarak sigortalı araç sürücüsüne %75 kusur atfedilmesi dayanıksız olup, kusursuz olmasına rağmen asli kusur atfedildiğini, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalıların kusuru ile sınırlı olduğunu, tedavi ve bakıcı gideri taleplerinin teminat kapsamında bulunmadığını, müteferrik kusurun göz ardı edildiğini, maluliyetin ne kadarının kazayla illiyetinin bulunduğu; ne kadarının bulunmadığı hususunda bilirkişi raporunda herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini, kaza yolcu taşıması sırasında meydana geldiğinden cihetle davacının zararı öncelikle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortasından karşılanması gerektiğini, karayolu taşıması sırasında yolculara yönelik olarak meydana gelen zararlarda sigortacılar açısından müteselsil değil sıralı sorumluluk olduğunu, bilirkişinin davacının imzasız maaş bordroları uyarınca hesaplama yapmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı dolayısı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Davalı ... A.Ş istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, kusur oranı ile orantılı olarak tarafların sorumlu olduğu tazminat miktarının açıkça belirtilmemesinin hatalı olduğu, alınan maluliyet raporunun rasyonel olmadığı bizzat alınan rapor ile arasında farklılık olduğunu bu nedenle dosyanın Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulu' na gönderilerek rapor alınması gerektiği, bakıcı ve dolaylı zarar olan ulaşım giderinin iyileşme giderleri adı altında değerlendirilemeyeceği hükmedilen tazminatın hukuka aykırı olduğu, görevsizlik kararı verilmesine karşın vekalet ücretine yönelik herhangi bir karar verilmediği, müvekkil sigortanın yalnızca kusuru oranında tazminat ödemesine hükmedilmesi gerekirken tüm zarardan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu, davacının gerçek özür oranının tespit edilmesi gerektiği, maluliyet raporu alınırken bakıcıya ihtiyaç duyup duymadığına ilişkin bir tespit yapılmamışken bakıcı tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, bakıcı tazminatına hükmedilmesi gerekli olsa bile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiği, davacının aile içi bakım gördüğünün hayatın olağan akışı gereği kabul edilmesi sebebiyle bakıcı gideri tazminatından %50 aile içinde bakım indirimi uygulanması gerektiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasın talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, itirazlara rağmen yeni bilirkişi raporu alınmadığı, davalı ...'ün kırmızı ışıkta geçtiği sabit olmasına rağmen müvekkil aleyhine belirlenen %75'lik kusur oranı kabul edilemez olduğu, aktüerya bilirkişi raporuna taraflarca yapılan itirazın değerlendirilmediği, iyileşme süresinde bakıcı ihtiyacının doğacağı hususunda hususta herhangi bir tespit yapılmamış iken aktüer bilirkişi raporunda bu hususta tespit yapılması gerektiği, maluliyete ilişkin eksik araştırma yapıldığı bu durumun kabul edilmediği, davacının ameliyat sonrası iyileştiği, bir sorunun olmadığı ve aktif olarak çalıştığı ve kırığın zorlamaya bağlı oluştuğu, tedavi süreci davalının kendi kusuru sebebiyle uzadığı, iyileşme sürecinin 9 ay sürdüğüne ilişkin tespitin hatalı olduğunu anlan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, müvekkillerine atfedilecek bir kusur olmadığını, tüm kusurun otobüs şoföründe olduğu davacının ayakta seyir halinde iken gerekli önlemleri alması gerektiği ve kusur durumunun araştırılması gerektiği, yapılan incelemenin eksik olması sebebiyle bozulması gerektiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, bilirkişi raporlarına itirazların dikkate alınmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, kararın hukuka uygun olduğunu, Kazanın 25....2014 tarihinde meydana geldiğini sigorta şirketlerinin bakıcı giderlerinden sorumlu olduklarını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 55. maddesinde ''Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. Dava sırasında taraflardan birinin ölümü halinde taraf teşkilinin sağlanması kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında hakim tarafından re’sen nazara alınması gereken bir olgudur ve temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re'sen gözetilmesi gereklidir. Somut olayda müteveffa davalı Mustafa Kocabaşın 27/04/2019 tarihinde vefat ettiğinin nüfus kayıtlarından anlaşıldığı, dosyanın ... tarihinde karara bağlandığı, gerekçeli karar tebliğinin 08/09/2019 tarihinde müteveffanın vekiline yapıldığı anlaşılmakla, dava konusu trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, talebe göre davanın konusuz kalmasından bahsedilemeyeceği, ölü kişi adına hüküm kurulduğu, mirasçıların davaya dahil edilmediği, ölüm ile vekalet sözleşmesinin son bulduğu gözetilmeden gerekçeli kararın vekile tebliğ edildiği, vekil tarafından yerel mahkeme kararının istinaf edildiği anlaşılmakla mirasçıların davaya dahil edilmesi ve sonrasında talebin irdelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekmekte iken usul ve yasaya aykırı olarak kurulan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmektedir.Karayolu Taşıma Kanunu’nun mülga 18. maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanun’un (mülga)17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadır. Anılan Kanun’un (mülga) 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.8. maddelerinde düzenlenen hükümlere göre, meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hâle gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması hâlinde teminatların üzerinde kalan kısım için, sırasıyla zorunlu malî sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyarî malî sorumluluk sigortasına başvurulur. Bu durum karşısında, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın, zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası poliçesi olup olmadığı araştırılmalıdır. Motorlu Kara Taşıt Araçları ihtiyarî Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının .... maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu malî sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyarî malî sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyarî malî sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise bu aracın trafik veya ihtiyarî malî mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Taşıma sigortası varsa, ancak limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyarî malî mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır. (Yargıtay HGK 2017/3069 E. - 2021/819 K.)4985 sayılı Yasa’nın 18'nci maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Yasa’nın 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadır. Anılan Yasa’nın 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8'nci maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta tazminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısmı için, sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Yasa koyucu, yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlenmiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/4644 E. - 2021/5360 K.) Bursa Ulaşım' a ait olan aracın karayolu taşımacılık sigortasının bulunup bulunmadığı araştırılarak poliçe limitleri belirlenmeli ve ancak poliçe limitini aşan hususlarda trafik ve ihtiyari mali mesuliyet sigortalarının sorumlulukları değerlendirilmelidir. Bu husustaki istinaf istemi de yerindedir.Kabule göre: Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Maddi tazminat hesabı yönünden Yargıtay en son içtihatları kapsamda tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınarak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerekmektedir.(Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24/02/2021 tarih 2019/3292 esas 2021/1848 karar sayılı ilamı)Somut uyuşmazlıkta kaza tarihi itibariyle Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği' ne göre maluliyet raporu alınması gerekirken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak düzenlenen rapora göre karar verilmesi yasal düzenlemeye aykırıdır. Rapor düzenleyen ilgili Üniversite Adli Tıp heyetinden ek rapor alınmalıdır. Maluliyete ilişki raporda, davacının bakıcı gideri talebi bulunduğu da dikkate alınarak tespit edilecek maluliyet oranına göre. Davacının bakıcı ihtiyacı olup olmadığı ve varsa süresinin de tespiti istenmelidir. Maddi tazminatın tespitinde ise, aktüerya bilirkişice yapılan hesaplamanın kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde 1931 tarihli PMF yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapıldığı görülmüştür. İstinaf kanun yoluna davalılar başvurduğundan, sıfatına göre kazanılmış haklar gözetilerek TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmak üzere bilirkişiden ek rapor aldırılarak karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin yerinde olduğu anlaşılmıştır.Aktüerya bilirkişi raporu ile bakıcı gideri olarak ...842,90 TL alacak gideri hesaplanmış olduğu anlaşılmıştır. Davacının bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı varsa ne kadar süre bakıcı yardımına ihtiyaç duyduğu araştırılmadan geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıcı ücreti takdiri yerinde görülmemiştir. Davacının kaza sonrasında bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı var ise ne kadar süre ile bakıcı yardımına ihtiyaç duyduğu hususunda yukarıda açıklandığı üzere maluliyet tespiti bakımından alınacak ek raporda bu hususta belirlendikten sonra, davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle duyacağı geçici süreli bakım ihtiyacı ve yapılacak bakıcı gideri ile yaralanması ve tedavisinin kapsamına göre yapması kaçınılmaz olan tedavi giderlerinin tespiti bakımından, adli tıp uzmanı bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınıp, davacının bakıcı gideri ve SGK sorumluluğunda olmayan (belgesiz) tedavi gideri (davalı trafik sigortacısının sorumluluğunda olduğundan) talepleri hakkında karar verilmesi gerekirirken; eksik incelemeyle karar verilmesi de doğru olmamıştır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/5505 E. - 2021/6939 K.)HMK ' nın 355. Maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfartına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, taraf teşkili sağlanmadan, davalı sigorta şirketleri bakımından 4925 sayılı karayolu taşımacılık zorunlu taşıma mesuliyet sigortasının sorumluluğu değerlendirilmeden tazminata esas maluliyet, bakım ihtiyacı ve zarar miktarı yönünden eksik inceleme ile kurulan ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan HMK 353/...-a-4 ve 6. Maddesine göre kaldırılmasına, dairemiz kararı gereğince işlem yapılması için mahkemesine gönderilmesine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;...- Davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin KABULÜ ile Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... E. ... K. sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından HMK 353/...-a-4 ve 6 hükmü gereğince KALDIRILMASINA,2- İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,...- Karar tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4- İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına5- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK' nın 353/...-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 16/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi....Başkan...e-imza ...Üye...e-imza ...Üye...e-imza ...Katip...e-imza