T.C. 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası kaynaklı araç hasarı ve değer kaybı tazminatı davasında sigorta şirketinin eksik ödemesine ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki metin, trafik kazasında hasar gören davacı aracının tamir giderleri ve değer kaybı için davalı sigorta şirketi ile diğer davalılardan talep ettiği bakiye tazminatı konu almaktadır; davacı, yapılan ödemelerin eksik olduğunu iddia ederken, davalı sigorta şirketi ödemelerin yeterli olduğunu savunmakta; bilirkişi raporunda ise sigortalı sürücünün %100 kusurlu olduğu, araçta 120.000 TL değer kaybı oluştuğu ve davalı tarafından ödenen 97.000 TL sonrası 23.000 TL bakiye değer kaybı bulunduğu, ayrıca 51.001,15 TL hasar giderim farkı olabileceği ancak bu farkın davacının fatura sunmaması nedeniyle mahkemenin takdirine bırakıldığı belirtilmektedir.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/579 Esas - 2026/307
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/579 EsasKARAR NO : 2026/307HAKİM : ....KATİP : ...DAVACI : ....VEKİLİ : Av. ....DAVALI : 1-...VEKİLİ : Av....DAVALILAR : 2- .... 3- ... ...DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 29/07/2025KARAR TARİHİ : 05/05/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 27/05/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili, 15.04.2025 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş.ne trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olan diğer davalıların da sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı aracın sürücüsünün kusurlu olarak davac... plakalı araca çarparak davacıya ait aracın hasarlanmasına ve de değer kaybına uğramasına neden olduğunu, Davalı sigorta şirketi tarafından eksik ödeme şeklinde sadece 97.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, davacıya ait araç hasar bedelinin Orijinal yedek Parça fiyatlarından indirimler yapılarak KDV hariç olarak belirlendiği ve bu sebeple ödemelerin meydana gelen zararları karşılamadığını belirterek davanın kabulü ile şimdilik kaydıyla 10,00 TL hasar giderim fark bedeli ile şimdilik 10,00 TL bakiye değer kaybı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 20/02/2026 tarihli bedel artırım dilekçesi ile değer kaybı bedeline ilişkin talebini 23.000,00 TL ye, bakiye hasar bedelini 16.400,00-TL'ye yükseltmiştir. CEVAP :Davalı sigorta şirketi vekili, davacı tarafından yapılan müracaat üzerine eksper raporu ile belirlenen 97.000,00 TL değer kaybının 09.06.2025 tarihinde davacıya ödendiğini, davacıya ait araçta belirlenen 167.398,85 TL hasar bedelinin de davacı tarafa 30.07.2025 tarihinde ödendiğini ve bu ödemeler ile davacının zararının karşılandığını ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, Kabul anlamına gelmemekle birlikte davacıya ait araç değer kaybının Genel Şartlar hesaplama tablosuna göre belirlenmesinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.Davalı sürücü ve işleten, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalanan , işleteni ve sürücüsü diğer davalılar olan aracın davacıya ait araca çarpması sonucu meydana gelen kazada aracı hasar gören davacının sigorta şirketine , işletene ve sürücüye karşı açtığı değer kaybı ve bakiye hasar bedeli talebine ilişkindir. Davalı şirket tarafından gönderilen hasar dosyasının incelenmesinde; kazaya karışan ... plakalı aracın 24/03/2025- 24/03/2026 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesiyle sigortalandığı ve kaza tarihi itibariyle limitin 300.000,00 TL olduğu, Davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 97.000,00 TL değer kaybının 09.06.2025 tarihinde ödendiği gibi, ayrıca 167.398,85 TL hasar bedelinin da davacı tarafa 30.07.2025 tarihinde ödendiği, bu doğrultuda kalan limitin 35.601,15 TL olduğu anlaşılmıştır. Taraf delilleri toplandıktan sonra dosyanın Makina mühendisi bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş ve öncelikle, meydana gelen olayda araç sürücülerinin kusur durumunun yüzdesel olarak belirlenmesi ve varsa davacının davalılardan talep edebileceği değer kaybı ve bakiye hasar bedeli olup olmadığı hususunda yapılan ödemeler de dikkate alınarak rapor tanzimi istenmiştir. Alınan 26.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda ise özetle; davalı sigorta şirketine sigortalı aracın sürücüsünün kazanın oluşumunda Yüzdeyüz (%100) oranında Asli Kusurlu olduğu, davacının kaza oluşumunda herhangi bir kural İhlali olmadığı, Hasar giderim fark bedelinin 51.001,15 TL olacağı, Davacıya ait araç hasar giderim bedelinin davacıya ait aracın KASKO sigorta şirketine ödendiği anlaşılmakla, dava dışı KASKO sigorta şirketinin de yedek parçalarda yüzde 30 indirimlerle davacıya ait aracı onarmış olabileceği ve davacı tarafça da hasar giderim bedeli hususunda faturalandırılmış ve KDV de ödenmiş olunduğu hususunu belirtir dosyaya herhangi bir Fatura ve de ödeme belgesi de davacı tarafça sunulmamış olunmakla, davacının tarafımca hesaplanan hasar giderim fark bedelini davalılardan talep edip edemeyeceği hususunun mahkemenin değerlendirme ve takdirinde olacağı, Davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 120.000,00 TL olacağı, davalı tarafından davacı vekiline 02.07.2025 tarihinde 97.000,00 TL değer kaybı ödemesinin yapıldığı anlaşılmakla, davacının bakiye değer kaybı talebinin 23.000,00 TL olacağı bildirilmiştir.Bakiye hasar bedeli tazminatı talebi yönünden mahkememizce değerlendirme yapılmıştır. Buna göre; her ne kadar alınan bilirkişi raporunda; "Sigorta şirketleri çok sayıda araç tamir ettiren imtiyazlı müşteriler olmakla, yedek parça temininde sigorta şirketlerine %30 oranında indirim makul bir indirim oranıdır. Ancak aracın belirtilen bu indirimle tamir ettirildiği dosya muhtevasına göre anlaşılır değildir. Keza hasar giderimi ile ilgili herhangi bir tamir servisi ödemesi veya Faturası bulunmamaktadır." şeklinde tespit ve değerlendirmeler yapılmışsa da; sigortacı; sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tanzimle yükümlü olup hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma gereği olduğu belirtilen indirim esas alınarak yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinden indirim uygulanması doğru olmayıp, araç hasar bedelinin orijinal yedek parça fiyatları ile indirimsiz, sovtaj bedeli de düşürülerek KDV dahil olarak belirlenmesi gerekmektedir. Bu kabulden hareketle; somut olayda davacının KDV dahil zararı 218.400,00 TL olarak belirlenmiştir. Bu talep kalemi yönünden ödenen 167.398,85 TL tutarındaki ödeme mahsup edildiğinde davacının bakiye hasar bedelinin 51.001,15 TL olduğu tespit edilmiştir. Değer kaybı talepleri bakımından;Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “sigortanın kapsamı” başlıklı A.1. maddesi uyarınca, sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Yani araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kapsamı içinde olup davalı taraf aracının trafik sigortası şirketinin de değer kaybı zararından sorumlu bulunduğu açıktır.(Yargıtay 17.H.D. 05/04/2010 T. 2009/9892 E. 2010/3124 K.) Değer kaybının poliçe teminatı kapsamındadır.Değer kaybı bakımından; değer kaybının Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 202/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Zira, davacının davalı sigorta şirketi ile sigortalı arasındaki sigorta akdi ilişkisinde taraf konumunda olmayıp zarar gören 3.kişi konumunda bulunduğundan, davacının araç değer kaybı zararının dava tarihi itibariyle mevcut olan ZMMS Poliçe genel şartları ekindeki formüle göre hesaplanamayacağı, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli iptal kararı sebebiyle Sigorta Genel Şartları ekindeki formüle göre Değer Kaybı hesaplanmasının da mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple; zararın reel piyasa koşullarına göre tespit edilmesi gerekmektedir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacıya ait araç ile davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ve diğer davalıların işletiminde ve yönetimindeki aracın 15.04.2025 tarihinde karıştığı kazada davacıya ait aracın değer kaybına uğradığı ve bakiye hasar bedelinin bulunduğu belirtilerek iş bu davanın açıldığı, mahkememizce alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda söz konusu kaza nedeniyle davacının aracındaki değer kaybının 23.000,00 TL olduğu, Hasar giderim fark bedelinin 51.001,15 TL olacağı, kaza tarihi itibariyle limitin 300.000,00 TL olduğu, Davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 97.000,00 TL değer kaybının 02.07.2025 tarihinde ödendiği ayrıca 167.398,85 TL hasar bedelinin da davacı tarafa 30.07.2025 tarihinde ödendiği, bu doğrultuda kalan limitin 35.601,15 TL olduğu ve davalı sigorta şirketinin bakiye limit kadar sorumlu tutulabileceği, davalı sürücünün meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu değerlendirildiğinde; davacının davalılardan 23.000,00 TL değer kaybı tazminatı talep edebileceği, kalan limit kadar da davalı sigorta şirketinden bakiye hasar bedeli isteyebileceği, davalı işleten ve sürücüden 51.001,15 TL bakiye hasar bedeli talep edebileceği, bakiye hasar bedeli yönünden bedel artırım dilekçesindeki talep gözetildiğinde taleple bağlı kalınması gerektiği görülmüş, temerrüdün davalı sigorta şirketi açısından her bir talep yönünden kısmi ödemelerin yapıldığı tarihte, diğer davalılar bakımından ise kaza tarihi olan 15/04/2025 tarihinde oluştuğu görüldüğünden davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın da ticari taksi olduğundan avans faiz yürütülmek suretiyle, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve neticede aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere; Davanın KABULÜ İLE,1-23.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından; 02/07/2025 tarihinden davalı gerçek kişiler bakımından ise; 15/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,2-16.400,00 TL bakiye hasar tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından; 30/07/2025 tarihinden davalı gerçek kişiler bakımından ise; 15/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken veya müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 12.601,15 TL ile sınırlı olduğunun tespitine,)3-Alınması gereken 2.691,41-TL harçtan peşin alınan 615,40 TL ile ıslah ile alınan 674,00 TL harcın düşümü ile kalan 1.402,01- TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 1.266,83 TL olarak tespitine)4-Davacı tarafça sarf edilen başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı ile ıslah harcı olarak alınan toplam 1.992,30 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 1.800,20 TL olarak tespitine)5-Davacının dosya, pul, davetiye, yazışma, bilirkişi ücreti, olarak sarf ettiği 7.887,50 TL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 7.127,00 TL olarak tespitine)6-A.A.Ü.T. Nin 13/2 maddesi uyarınca belirlenen 39.400,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,7-Arabuluculuk aşamasında harcanan 4.200,00 TL giderinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/05/2026 Katip ... e-imzalıdır. Hakim ...e-imzalıdır.