11. Ceza Dairesi, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda onama, dolandırıcılık niteliğindeki eylemde dava zamanaşımı nedeniyle bozma ve düşme kararı.
Özet: Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen iki ayrı mahkûmiyet hükmünden, ilk katılanla ilgili olanın usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunarak onanmasına karar verilirken; ikinci katılanla ilgili eylemin, deliller ve olay örgüsü dikkate alındığında dolandırıcılık suçuna temas ettiği ve bu yeni vasıflandırmaya göre suç tarihinde başlayan olağanüstü dava zamanaşımı süresinin temyiz inceleme tarihinde dolduğu anlaşıldığından, hükmün bozulmasına ve sanık hakkındaki kamu davasının dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/42809 E.  ,  2026/4921 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/58 E., 2020/489 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde;sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında eksik gösterilen suç tarihinin 02.05.2013 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A. Katılan ...'a Yönelik Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan İncelemede
Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Katılan ...'a Yönelik Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan İncelemede
Suça konu paranın yatırılma tarihi olan 02.05.2013'ün suç tarihi olduğu belirlenerek ve 5271 sayılı CMK'nın 253/21. maddesi ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34. maddesi gereğince şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu ve uzlaşmanın sağlanamadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın ...'de ...isimli iş yerini işlettiği ve çevrede tanıştığı kişilerin araçlarını kiraya vererek ya da kiralamaları için yeni araç almalarını sağlayarak güven telkin ettikten sonra, mağdurlardan yeni araç almak bahanesiyle ya da başka nedenler ileri sürerek çeşitli miktarlarda paralar aldığı, mağdurların kiralanmak üzere kendisine bıraktığı araçları başkalarına sattığı ve böylelikle menfaat temin ederek mağduriyetlerine neden olduğu, sanık hakkında bu şekilde çok miktarda dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma eylemlerini gerçekleştirmesi nedeniyle soruşturmalar yürütüldüğü, sanığın ana dava dosyası kapsamında katılan ...'ın bir arkadaşı vasıtasıyla tanıştığı sanığın ikna etmesi sonucu ... plakalı ... marka araç satın alarak kiraya vermesi için sanığa teslim ettiği, bir iki ay kira bedelini ödeyen sanığın daha sonra kirayı ödemediği gibi suça konu 41... plakalı aracı katılan ...'a 23.000 TL'ye sattığı, katılan ...'ın bedelin 15.000 TL'sini ödediği ancak daha sonra katılan ...'ın kendisine ulaşması üzerine aracı katılan ...'a teslim ettiği, birleşen dava dosyası kapsamında katılan ...'nun kiralanmak üzere kendisine bıraktığı 41... plaka sayılı ... marka aracı, icradan aldığını ve devrini daha sonra vereceğini söyleyip kandırarak katılan ...'a 21.000 TL karşılığında sattığı ve 10.000 TL parayı peşin almak suretiyle menfaat temin ettiği, bu şekilde sanığın üzerine değişen vasıfla hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin kabul edildiği somut olayda, rent a car olarak faaliyet yürüten sanığın katılan ...'dan çalıştırmak üzere kiraladığı araç bulunmadığı gibi katılan ... tarafından sanığa yaptığı ticaret sebebiyle tevdi ve teslim edilmiş araç olmaması da dikkate alındığında, sanığın katılan ...'a yönelik diğer katılanlardan kiralamak için teslim ve tevdi aldığı araçları icradan aldığını ve devrini daha sonra vereceğini söyleyip haksız menfaat temin etmek şeklindeki eylemlerinin uzlaştırma kapsamında kalan ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçuna temas ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 02.05.2013 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan; sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle; 5271 sayılı CMK'nın 222/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
30.04.2026 tarihinde karar verildi.