Uluslararası hava yoluyla taşınan emtianın kaybolması sebebiyle açılan itirazın iptali davasında, Montreal Konvansiyonu kaynaklı iki yıllık hak düşürücü sürenin uygulanarak davanın reddinin onanması.
Özet: Uluslararası hava yolu taşımacılığında kaybolan ürün bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemli davada, ilk derece mahkemesi taşıyıcının pervasız hareket ettiği gerekçesiyle üç yıllık hak düşürücü süreyi uygulayarak takibin devamına karar vermişken, bölge adliye mahkemesi Montreal Konvansiyonunun iki yıllık hak düşürücü süresinin geçtiğini belirterek davanın reddine hükmetmiş; temyiz incelemesini yapan daire ise bölge adliye mahkemesinin bu kararına yapılan temyiz başvurusunu reddederek, iki yıllık hak düşürücü sürenin uygulamasını ve davanın zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle reddedilmesini onamıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/5082 E.  ,  2026/2211 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/560 Esas, 2025/1129 Karar
HÜKÜM : Yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/59 E., 2021/1148 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Türkiye-Yemen arası hava taşımasını davalının yaptığı 12.513,00 USD bedelli ürünün 02.05.2017 tarihinde davalıya teslim edildiğini ancak ürünlerin alıcıya ulaşmayıp yolda kaybolduğunu, alıcıya ürünlerin yeniden gönderilip teslim edildiğini, zararın tazmini için davalıya 15.08.2017 tarihli ihtarname gönderilip, Bakırköy 5. İcra Dairesinin 2019/20626 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 1 parça 4 kg gönderinin Türkiye'den Yemen'e taşınması sırasında kaybolduğunu, uyuşmazlığın Montreal Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğunu, anılan Konvansiyon'un 35. maddesinde yer alan "Eğer bir dava, varış yerine ulaşma tarihinden ya da hava aracının ulaşmış olması gereken ya da taşımanın durdurulduğu tarihten itibaren hesaplanan iki (2) yıllık bir süreç içerisinde açılmazsa, hasara dair haklar geçersiz olacaktır." hükmü uyarınca Mayıs 2017 tarihinde gerçekleşen taşıma için 15.08.2017 tarihli ihtarname keşide etmesine rağmen icra takibinin 12.11.2019 tarihinde başlatıldığını, iki yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, gönderinin kaybolmasında hiçbir kastı ya da pervasızca davranışı olmadığını, Montreal Konvansiyonu'nun 22. ve 24. maddeleri uyarınca sorumluluğun sınırlandığını, davacının özel fayda beyanında bulunmadığını, konşimentoda özel fayda beyanını doldurmadığını, emtia sigortası yaptırmadığını, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun (3095 sayılı Kanun) uyarınca faiz istenilebileceğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu emtianın taşınması sırasında kaybedilerek ziyaa uğradığı, varış yerinin Yemen olması ve bu ülkenin Montreal Protokolünü onaylamaması nedeniyle ... ... değişikliklerinin uygulanması gerektiği, emtianın tamamen kaybında davalı taşıyıcının taşıma hükümleri uyarınca en önemli yükümlülüğünü hiç yerine getirmemiş olması nedeni ile pervasızca hareket ettiğinin kabulü gerektiği, Konvansiyon'un sınırlayıcı hükümleri uygulanamayacağından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 855/5 hükmü uyarınca üç yıllık hak düşürücü sürenin geçerli olacağı, ihtarname ile verilen 15 günlük sürenin bitim tarihi olan 01.09.2017 tarihinin temerrüt tarihi olduğu gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin takipte talep edilen 12.513,00 USD asıl alacak ve işlemiş 1.458,18 USD faiz üzerinden devamına, fazla işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz işletilmesine, icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... ile değişik ...'nun 29/1 hükmü uyarınca eşyanın varma yerine ulaşması gereken tarihten itibaren iki yıllık hak düşürücü süre içinde icra takibi başlatılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, uluslararası hava yolu taşıması sırasında kaybolan gönderi bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.