Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Bir Sanığın Hükmünün Yargılama Giderleri Düzeltilerek Onanması ve Diğer Sanığın İştirak Halinde Suçtan Yetersiz Delille Beraatle Bozma Kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yargılanan iki sanıktan ilkinin mahkûmiyet hükmünü usul ve esasa uygun bulmakla birlikte, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki yargılama giderlerinin sanığa yüklenemeyeceği gerekçesiyle kararı bu yönden düzelterek onarken; diğer sanık hakkında ise, kabloları diğer sanığın talimatıyla yüklediği, parayı ona teslim ettiği ve suç işleme kastıyla hareket ettiğini, menfaat sağladığını yahut kasten yardım ettiğini gösterir kesin delil bulunmaması nedeniyle beraat etmesi gerekirken mahkûmiyetine hükmedilmesini hatalı bularak mahkûmiyet kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/612 E. 2020/572 K.SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, bozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;5271 sayılı CMK'nin 253/22. maddesi ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38. maddesi nazara alındığında, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin bölümün çıkarılarak yerine "Bozma öncesi yapılan yargılama gideri ve bozma sonrası yapılan uzlaştırma giderinin sanıktan tahsiline, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışında yapılan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğnamey'e uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm YönündenSanıklar ... ve ...'in katılan şirkete ait suça konu kabloları hurdacılara sattıkları ve elde ettikleri parayı katılan şirkete aktarmayarak uhdelerinde tutmak suretiyle müsnet suçu iştirak halinde işlediklerinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, sanığın, iş yerinde bulunan kabloları diğer sanığın talimatıyla araca yüklediği ve kabloları birlikte hurdacılara götürerek sattıkları, sanığın elde edilen parayı amiri konumundaki diğer sanık ...'e teslim ettiği, ...'in de bu hususu doğruladığı ve söz konusu parayı şirketin ihtiyaçları için kullandığını ileri sürdüğü, adli sicil kaydı bulunmayan ve hakkında başkaca bir soruşturma ya da kovuşturma olmadığı anlaşılan sanığın, en başından itibaren diğer sanıkla birlikte suç işleme iradesiyle hareket ettiğini, suçtan elde edilen menfaatten yararlandığını yahut ...'in haksız menfaat teminine kasten yardım ettiğini ortaya koyan, dosya kapsamı ve oluşa uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı nitelikte delil bulunmadığı, mevcut delillerin mahkûmiyet için yeterli olmadığı göz önüne alınmadan sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesi,Yasaya aykırı sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,15.04.2026 tarihinde karar verildi.