Dini inanç ve duyguları istismar suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, 11. Ceza Dairesi tarafından yapılan temyiz incelemesi sonucu onanması kararı.
Özet: Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet hükümleri, yargılama sürecinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, iddia ve savunmaların değerlendirilerek eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği gerekçeleriyle temyiz itirazları reddedilerek oy birliğiyle onanmıştır; Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanunun 53. maddesine ilişkin iptal kararı ve gözaltında geçen sürelerin mahsubu gibi infazı ilgilendiren hususların infaz aşamasında gözetileceği belirtilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/32127 E.  ,  2026/4920 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/319 E., 2015/289 K.
SUÇ : Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde;sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve sanıkların gözaltında geçen sürelerinin hükmedilen cezalarından, 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi gereğince mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıkların temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
30.04.2026 tarihinde karar verildi.