Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde tescilli marka hakkına tecavüz teşkil eden taklit ürünlerin tespiti, durdurulması ve el konulması talepli davanın iddia ve hukuki esasları.
Özet: Davacı şirket, tescilli markalarına yönelik taklit ürünlerin davalı işletme tarafından satışa sunulması nedeniyle marka hakkı tecavüzünün tespitini, durdurulmasını ve tecavüz teşkil eden ürünlere el konulmasını talep ederek, delil tespiti amacıyla davalı işyerinde tebligatsız keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını istemiş; davalı ise usulüne uygun tebligata rağmen yazılı savunma sunmayarak, tespit esnasında işletmeyi yeni devraldığını, çorap satmadığını ve satışın yasal olmadığını bilmediğini sözlü olarak belirtmiştir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/166 Esas - 2026/42

"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C.
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/166
KARAR NO : 2026/42
DAVA : Marka Tecavüzü Tespiti, Durdurulması, El Koyma
DAVA TARİHİ : 21/04/2025
KARAR TARİHİ : 18/02/2026 Yazım Tarihi: 04/03/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: müvekkili ... A. Ş.’nin ...’te tescilli ... markalarının sahibi olduğunu, vekil eden adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle marka haklarına tecavüz eden taklit nitelikteki ürünlerin üretilip satışa sunulduğunu, davalıya ait işletmede vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin akabinde; davalıya ait işletmeden “...” marka ve logolu çorabın satın alındığını, davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve/veya ticari amaçla elde bulundurduğu ürünlerin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz fiiline karşılık geldiğini, 6769 sayılı SMK m.29 ve 149/1-A hükümleri uyarınca davalı eyleminin vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini talep ettiklerini, bu bağlamda, dava dilekçesinde sundukları belgeler ve Sayın Mahkemece keşif incelemesi ve bilirkişi raporu dâhil toplanacak deliller dikkate alınarak; davalının eyleminin SMK’nın 29. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespit edilmesini talep ettiklerini, SMK’nın 149. Maddesinin “1-c” hükmünde düzenlendiği üzere Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin tecavüz fiillerinin durdurulmasını isteme hakkına sahip olduğunu, dolayısıyla davalı tarafın marka hakkı ihlalinin durdurulmasına karar verilmesini ve SMK m.149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit niteliğindeki ürünlere el konulmasını talep ettiklerini, bu kapsamda bilirkişi tarafından yapılacak ilk incelemede dahi davalı tarafça satışa sunulan ve ticari amaçla elde bulundurulan ürünlere el konulmasını ve davanın mahiyeti gereği davalı tarafa tebligat gönderilmeksizin davalıya ait işletmede bilirkişi eşliğinde keşif ve delil tespiti yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek; öncelikle davalarının kabulünü, davanın mahiyeti gereği davalıya tebligat gönderilmeksizin; davalıya ait “ ..." adresinde yer alan "... LTD. ŞTİ.” ticaret unvanlı ve "..." tabelalı işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde; vekil edenin marka haklarına tecavüz eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitini, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adedinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitini, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesini, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasını, davalının eylemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 106. maddesi ve 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasını, marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasını ve vekâlet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüş , Davalı ... Ltd. Şti. yetkilisi ... tespit işlemi esnasındaki beyanında işletmeyi yaklaşık 7-8 ay önce devraldığını, bu işletmede çorap satmadığını, işletmeyi devralırken iş yerinde birkaç çorabın olduğunu ve kendisinin bunları satmanın yasak olduğunu bilmediğini belirtmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10.01.2017 yürürlük )
Madde 7 " (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. "
Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer almaktadır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacıya ait ... , ..., ..., sayılı ... ibareli tescilli marka hakkının davalı tarafın iş yerinde satışa sunulan ürünler üzerinde kullanılmasına bağlı marka ihlali oluşup oluşmadığı noktası olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın;
... , ..., ..., sayılı ... ibareli tescilli markaları olduğu ... kayıtları ile tespit edilmiştir.
Mahkememizce tensiple birlikte verilen delil tespiti kararı çerçevesinde kendisine görev verilen marka uzmanı bilirkişi tarafından 07/05/2025 tarihinde davacı vekili ile birlikte davalıya ait ... adresindeki işletmeye gidildiği , Yapılan inceleme sonucunda işletmenin iş yerinden temin edilen Vergi Levhasına göre davalı “... LTD. ŞTİ.”ne ait ... tabelasıyla faaliyet yürüten çorap ve iç giyim mağazası olduğu, iş yerinde bulunan ürünler arasında uyuşmazlık konusu “...” marka çoraptan da 7 adet bulunduğu tespit edilmiştir.
Tespit sonrasında sunulan 08/05/2025 tarihli raporda ise ÖZETLE " 1) Tespite konu “ ...” adresinde yer alan işletmede yapılan incelemede: işletmenin iş yerinden temin edilen Vergi Levhasına göre davalı “... LTD. ŞTİ.”ne ait ... tabelasıyla faaliyet yürüten çorap ve iç giyim mağazası olduğu, iş yerinde bulunan ürünler arasında uyuşmazlık konusu “...” marka çoraptan da 7 adet bulunduğu belirlenmiştir.
2) Davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 7 adet “...“ marka çorap üzerinde yer alan markalar ile davacı adına ... sayılı " ...+ ..." , ... sayılı " ...+ ..." ... sayılı " ...+ ..." ve ... sayılı " ...+ ..." markaları arasında, uyuşmazlık konusu çoraplarda yer alan ... ibaresinin ise genelde herhangi bir markanın ürettiği seriyi belirtmek amacıyla ticaret alanında yaygın olarak kullanılan tanımlayıcı bir adlandırma olması ve hem davacı markalarında hem incelemeye konu ürünlerde asli unsurun “...” ibaresi olması nedeniyle yüksek oranda benzerlik olduğu, tüketicilerin yüksek oranda benzer markalar karşısında iltibas yaşaması ihtimalinin yüksek olduğu, davacı “... A. Ş." adına ..., ..., ... ve ... sayı ile tescilli markaların eşya listesinde bilirkişi tarafından incelenen “çorap" malının yer aldığı ve "..." marka orijinal ürünler ile bilirkişi tarafından incelenen davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 7 adet “...“ marka çorap arasında ürünlerin karşılaştırılması bölümünde ayrıntılarıyla açıklanan farklılıkların bulunduğu, bu sebeple davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 7 adet “...“ marka çorabın orijinal olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 7 adet “...“ marka çorabın, davacı “ ... A. Ş." adına ... sayı ile tescilli “..., ... sayı ile tescilli “...”, ... sayı ile tescilli “...” ve ... sayı ile tescilli “...” markalarından doğan hakları ihlal ettiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. " şeklinde ifade edilmiştir.
GEREKÇE
SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir.
Davacı taraf iddiasında ... ibareli tescilli marka hakkının davalı tarafça iş yerinde satılan ürünlerde marka tecavüzü oluşturacak şekilde kullanıldığını ileri sürmektedir.
Tensiple birlikte verilen delil tespiti kararı çerçevesinde kendisine görev verilen marka uzmanı bilirkişi tarafından 07/05/2025 tarihinde davalıya ait ... adresindeki işletmeye gidildiği , Yapılan inceleme sonucunda işletmenin iş yerinden temin edilen Vergi Levhasına göre davalı “... LTD. ŞTİ.”ne ait ... tabelasıyla faaliyet yürüten çorap ve iç giyim mağazası olduğu, iş yerinde bulunan ürünler arasında uyuşmazlık konusu “...” marka çoraptan da 7 adet bulunduğu tespit edilmiştir.
Tespit sonrasında sunulan 08/05/2025 tarihli raporda ise ÖZETLE " 2) Davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 7 adet “...“ marka çorap üzerinde yer alan markalar ile davacı adına ... sayılı " ...+ ..." , ... sayılı " ...+ ..." ... sayılı " ...+ ..." ve ... sayılı " ...+ ..." markaları arasında, uyuşmazlık konusu çoraplarda yer alan ... ibaresinin ise genelde herhangi bir markanın ürettiği seriyi belirtmek amacıyla ticaret alanında yaygın olarak kullanılan tanımlayıcı bir adlandırma olması ve hem davacı markalarında hem incelemeye konu ürünlerde asli unsurun “...” ibaresi olması nedeniyle yüksek oranda benzerlik olduğu, tüketicilerin yüksek oranda benzer markalar karşısında iltibas yaşaması ihtimalinin yüksek olduğu, davacı “... A. Ş." adına ..., ..., ... ve ... sayı ile tescilli markaların eşya listesinde bilirkişi tarafından incelenen “çorap" malının yer aldığı ve "..." marka orijinal ürünler ile bilirkişi tarafından incelenen davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 7 adet “...“ marka çorap arasında ürünlerin karşılaştırılması bölümünde ayrıntılarıyla açıklanan farklılıkların bulunduğu, bu sebeple davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 7 adet “...“ marka çorabın orijinal olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 7 adet “...“ marka çorabın, davacı “ ... A. Ş." adına ... sayı ile tescilli “..., ... sayı ile tescilli “...”, ... sayı ile tescilli “...” ve ... sayı ile tescilli “...” markalarından doğan hakları ihlal ettiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. " şeklinde tespit ve kanaate mahkemece de iştirak edilerek davalının bu tür eyleminin SMK 29.ncu maddesindeki marka tecavüzü oluşturduğu sonucuna varılarak dava kabul edilmiş, " Davalı taraf eyleminin , davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalı ihlalinin durdurulmasına, " şeklinde karar verilmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde ürünlere el koyma yönünde bir talepte bulunmuş ise de dava açılması ve sonrasında açıkça ihtiyati tedbir talebinde bulunmadığı gibi el konulacak ürünlerin sonrasında imhası şeklinde bir talebi de olmadığından, taklit olduğu belirtilen ürünlerin belirsiz bir zaman diliminde EL KOYMA şeklinde Yediemin veya emanet birimlerinde muhafazası mümkün görülmediği, hiç olmazsa yargılama bitimi veya karar kesinleştiğinde imhası şeklinde bir talepte de bulunulmadığından bu açıdan ürünlere el koyma talebinde davacının hukuki yararı olmadığı değerlendirilerek bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1- Davanın KABULÜNE,
2- Davalı taraf eyleminin , davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalı ihlalinin durdurulmasına,
3- Dava dilekçesinde imha talebi olmadığından davacının ürünlere el konulması yönündeki talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-Davacının yaptığı; 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.110,00 tebligat ücreti, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 8.725,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı firma yetkilisinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 18/02/2026
Katip ... Hakim ...
E imzalıdır E imzalıdır