Çocuğun Cinsel İstismarı Suçlamasında Eylemlerin Sarkıntılık Düzeyinde Kaldığı Belirlenerek, İstinaf Başvurusunun Reddedilmesinin Hukuka Aykırı Bulunup Bozma Kararı Verilmesi.
Özet: Sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine ilişkin bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde Yargıtay, sanığın mağdurenin dudağını öpmesi ve kıyafetleri üzerinden göğsünü ve vajinasını ellemesi eylemlerinin suçun işleniş şekli itibarıyla sarkıntılık düzeyinde kaldığı, bu nedenle suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek istinaf başvurusunun esastan reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.
9. Ceza Dairesi         2026/2855 E.  ,  2026/4826 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/426 E., 2017/391 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, kararın gerekçesiz ve genel ifadelerle verildiğine, delillerin değerlendirilmediğine, katılan mağdurenin ve katılanların beyanlarının çelişkili olduğuna, lehe olan hükümlerin uygulanmasında hataya düşüldüğüne ilişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılan mağdurenin aşamalardaki anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın katılan mağdurenin dudağından öpmesi, kıyafetleri üzerinden göğsünü ve vajinasını ellemesi şeklindeki eylemlerinin sarkıntılık düzeyinde kaldığı anlaşılmakla, suçun işleniş şekli itibariyle de 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 61. maddesi gereğince eylemle orantılı bir cezaya hükmedilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi karşısında, söz konusu hüküme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2026 tarihinde karar verildi.