11. Ceza Dairesinin, internetten araç satışı sonrası yüz yüze görüşme ile niteliği değişen dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlamalarında, olağan dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine ilişkin kararı.
Özet: Sanıklar hakkında internetten araç satışı ilanıyla kredi çekilerek para alınması ve sahte maaş belgesi kullanılması iddialarıyla bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından açılan davada, ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmü temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesinde, sanıkların eyleminin yüz yüze gerçekleşmesi nedeniyle basit dolandırıcılık niteliğinde olduğu ve sanıkların sorgu tarihinden itibaren özel belgede sahtecilik ile dolandırıcılık suçları için kanunda öngörülen olağan dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından, beraat hükmü bozulmuş ve sanıklar hakkındaki kamu davaları zamanaşımı nedeniyle düşürülmüştür.
11. Ceza Dairesi         2021/30860 E.  ,  2026/4915 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/115 E., 2015/148 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden; sanıkların, internet üzerinden araç satış ilanı vermeleri üzerine irtibata geçen katılan ile anlaştıkları, katılanın yeterli parasının olmaması sebebi ile kredi çekmek üzere ... Bankası şubesine kredi başvurusunda bulunduğu ve banka tarafından 30.000 TL ihtiyaç kredisi tahsis edilerek talimat gereği sanık ...'in hesabına havale edildiği, araç satışından vazgeçilmesine rağmen sanıkların parayı iade etmedikleri gibi katılanın kredi talebi sırasında bankaya ibraz olunan maaş belgesinin sahte olduğunun anlaşıldığı olayda, sanıklar ile katılanın yüz yüze geldikleri ve menfaat temininin bu yüzyüze görüşmeler sonrasında gerçekleşmesi sebebi ile bilişim sisteminin sağladığı kolaylığın ortadan kalktığı anlaşılmakla sanıklara yüklenen eylemin sübutu hâlinde, 5237 TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede:
Sanıklara yüklenen "özel belgede sahtecilik" ve sanıkların eylemine uyan "dolandırıcılık" suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıkların sorgularının yapıldığı 24.11.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
30.04.2026 tarihinde karar verildi.