3. Ceza Dairesinden, silahlı terör örgütüne üyelik suçunda, okunmayan tanık beyanları ve ankesörlü telefon HTS kayıtlarının eksik bilirkişi incelemesi nedeniyle maddi gerçeğin tam tespiti için ek araştırma gerekliliğini vurgulayan içtihat.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararını bozarak, alt mahkemenin önemli bir tanık beyanını duruşmada okumadığı ve hükümde tartışmadığı, örgütle bağlantıyı kanıtlamada kritik öneme sahip ankesörlü/sabit hat aramalarına ilişkin yetersiz bilirkişi incelemesi yaptığı, ardışık arama kayıtlarında geçen kişiler hakkında detaylı araştırma yapmadığı ve hükümden sonra dosyaya giren yeni savcılık yazılarını sanık müdafiine tebliğ etmeyerek savunma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için ek araştırma yapılmasının zaruri olduğunu vurgulamıştır.
3. Ceza Dairesi         2023/14491 E.  ,  2026/8380 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/651 E., 2022/303 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/49 E., 2021/222 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63/1. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Yargılama aşamasında -17.03.2021 tarihinde UYAP sistemi üzerinden gelen- önem arz eden isnatlar içermesine rağmen duruşmada okunmayan ve hükümde tartışılmayan ... E.'nin beyanı ve teşhisinin sanığa okunmak suretiyle ayrıntılı bir şekilde savunmalarının tespit edilmesi ve ... E.'nin usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla beyanlarının alınması lüzumu,
2. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;
Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM şube müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ankesör/büfe raporlama modülü ... programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ... programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. Hükümden sonra dosyaya gelen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2021 tarih, 2021/91942 CBS soruşturma dosyası sayılı yazısı ve eklerinin, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2021 tarih, 2021/135762 CBS soruşturma dosyası sayılı yazısı ve eklerinin, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2023 tarih, 2021/3153 CBS soruşturma dosyası sayılı yazısı ve eklerinin 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması lüzumu,
4. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayini bakımından, UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir delil yahut beyanın bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm delillerin, 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumunun bulunması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.