Yargıtay, düğünde havaya ateş ederek yaralanmaya neden olan sanığın eyleminin olası kast yerine bilinçli taksir olarak nitelendirilmesi gerektiğine karar vererek bölge adliye mahkemesi hükmünü bozmuştur.
Özet: Yüksek mahkeme, bir düğünde havaya ateş açması sonucu sahne ışıklarından seken mermiyle mağdurun gözünden yaralanmasına yol açan sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen olası kastla yaralama ve istinaf merciince bu hükmü onayan kararı bozmuştur. Kararda, sanığın eylemiyle meydana gelebilecek yaralanma neticesini öngörmesine rağmen bunu istemeyerek hareket ettiğini, bu nedenle eylemin olası kastla değil, bilinçli taksirle yaralama suçunu oluşturduğunu ve bu vasıflandırmanın uzlaşma hükümleri açısından da önemli olduğunu belirterek, dosyanın suç vasfı yönünden yeniden incelenmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
1. Ceza Dairesi         2026/1613 E.  ,  2026/4110 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/3093 E., 2025/2672 K.
SUÇ : Olası kastla yaralama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan istinaf mercii tarafından verilmiş bir hüküm bulunmadığı, sanık müdafiinin sanığın katılan ...'ya yönelik olası kastla yaralama suçundan verilen hükümle sınırlı olarak temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Keskin Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2025 tarihli ve 2023/95 Esas, 2025/422 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-e, 87/2-b, 21/2, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.12.2025 tarihli ve 2025/3093 Esas, 2025/2672 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; eylemin doğrudan kastla öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna, takdiri indirim hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığına, sanığa ait diğer silahın da suçta kullandığından müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; keşif yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğine, eylemin bir başkası tarafından kullanılan tüfekten çıkan saçma tanesi ile meydana geldiğine ve sanığın eylemi ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi kabulde eylemin bilinçli taksirle gerçekleştirildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, sanığa ait suçta kullanılmadığı anlaşılan ruhsatlı tabancaların müsaderesine karar verilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Olay günü sanık ile katılanın düğün merasiminde davetli olarak bulundukları sırada sanığın sahne önüne gelerek tabancayla rastgele havaya ateş ettiği ve kurşunlardan birisinin sahne ışıklarından sekerek sahnedeki orkestranın yakınında bulunan katılan ...'nın gözüne isabet ederek organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, sanığın havaya ateş etmesi neticesinde sahne ışıklarından seken mermi ile katılanın vurulması neticesinin meydana gelebileceğini öngörmesine rağmen, yaralanma ile neticelenebilecek herhangi bir sonucun meydana gelmeyeceği düşüncesi ile hareketine devam etmek suretiyle öngördüğü ancak gerçekleşmesini istemediği neticeye sebebiyet verdiği, tüm bu sebeplerle sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, uzlaşmaya tabi olduğu hususu da dikkate alınarak sanığın bilinçli taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numarada açıklanan "suç vasfı" nedeniyle sanık müdafiinin temyiz istemi
yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.12.2025 tarihli ve 2025/3093 Esas, 2025/2672 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni gözetilerek sanık başka suçtan hükümlü ya da tutuklu değilse derhal TAHLİYESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Keskin Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2026 tarihinde karar verildi.