11. Ceza Dairesi, sanık hakkındaki resmi belgede sahtecilik suçunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verdi.
Özet: Sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, ilgili kanunda öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, geçmişteki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ve denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçun neden olduğu durma süreleri de dikkate alınarak, suç tarihinden itibaren dolduğu anlaşıldığından, hükmün bozulmasına ve kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle oy birliğiyle düşmesine karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2025/4966 E.  ,  2026/3965 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/1518 E. 2025/137 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun 5237 sayılı Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı kanunun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımına tabi olduğu, Ümraniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2012 tarihli ve 2011/1529 Esas, 2012/3134 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verdiği karar neticesinde, anılan kararın kesinleştiği 18.01.2013 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçun suç tarihi olan 05.10.2014 tarihleri arasında geçen sürede zamanaşımının durduğu ve durma süreleri de dikkate alındığında, olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
15.04.2026 tarihinde karar verildi.