Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasındaki istinaf başvurusunu karara bağladı.
Özet: Davacılar, murislerinin trafik kazasında vefat etmesi sonucu destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebiyle davalı araç sahibi, sürücü ve sigorta şirketine karşı açtığı davada, yerel mahkemenin maddi ve manevi tazminat taleplerini kısmen kabul ederek, belirli tutarlarda maddi tazminatın sigorta şirketinden poliçe limiti dahilinde, diğer davalılardan ise kaza tarihinden itibaren faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminatın ise davalı araç sahibi ve sürücüsünden yine faiziyle müşterek ve müteselsil olarak tahsiline hükmetmesi üzerine, davacılar vekilinin kararı istinaf etmesiyle dosya Bölge Adliye Mahkemesince duruşmasız incelemeye alınmıştır.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
.... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : ...
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ :
DAVACILAR : 1-
...-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1-
...-
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
B.A.M. KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalılardan ... adına kayıtlı, sürücüsü ...'nın sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine sigortalı bulunan ... plakalı 30/04/2017 tarihinde, müvekkillerinin murisi ...'e çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazasında murisin vefat ettiğini belirterek fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 30.000,00-TL, ... için 5.000,00-TL, ... için 4.000,00-TL, ... için 4.000,00-TL, ... için ....000,00-TL, belirsiz alacak niteliğindeki destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketi dışındaki davalılardan ölüm tarihi olan 30/04/2017, sigorta şirketi yönünden sigorta şirketinin başvuruya cevap tarihi olan 30/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, her bir müvekkili için ayrı ayrı 50.000,00-TL manevi tazminatın 30/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili tarafından 08/09/2020 tarihli dilekçe ile, davacı ... için 106.746,54-TL, davacı ... için 17.803,79-TL,davacı ... için 10.719,90-TL, davacı ... için 9.806,30-TL, davacı ... için 845,66-TL, davacı ... için 9.009,72-TL talep ettiklerini ve buna ilişkin harcı tamamladıklarını belirterek bu miktarlar için davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde, davacı yan her ne kadar müvekkil şirkete başvuru yapmış ise de ödeme yapılabilmesi için gerekli olan ve kendisinden istenen evrakları temin etmediğinden kanunun dava şartını yerine getirmediğini, sigortalı araç sürücüsü kendisinden beklenebilecek tüm önlemleri aldığını, ancak müteveffanın ağır kusuru nedeniyle trafik kazası gerçekleştiğini, kusur durumunun belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nce bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, dava konusu kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kaza meydana geldiği esnada alkollü içki ve uyuşturucu madde etkisi altında olup olmadığının, geçerli sürücü belgesinin bulunup bulunmadığının müvekkil şirketin araç sürücüsüne/işletenine rücu ... bulunması sebebiyle araştırılması gerektiğini, müteveffanın davacıların desteği olduğunun ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, somut olayda aracın maliki ... kazaya karışan araç olan ... plakalı aracı kullanımı için ...'ya emaneten vermiş, ...'nın hakimiyetinde olan araç herhangi bir trafik kuralını ihlal etmeden, normal hızda seyir halinde iken, taşıt yoluna hatalı olarak ve trafik kurallarına uymayarak çıkan ... ve ...'e çarptıklarını, müteveffa ...'in ise otopsi raporunda görüleceği üzere, ölüm nedeni aracın çarpması değil, yolun yapım halinde olması nedeni ile yol kenarında bulunan molozlara kafasını çarparak kafa travması geçirmiş olduğunu, istenen manevi tazminatlarda fahiş olup bilindiği üzere tazminat zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıların açmış oldukları tazminat davasının davacı ... yönünden kısmen kabulü ile davacı ... için 106.746,54-TL, davacı ... için 17.803,79-TL, davacı ... için 10.719,90-TL, davacı ... için 9.806,30-TL, davacı ... için 845,66-TL, davacı ... için 9.009,72-TL olmak üzere toplam 154.931,91-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden 30/05/2017 tarihinden itibaren başlayacak faiz ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla, diğer davalılardan ise kaza tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 7.000,00-TL davacı ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı takdiren 5.000,00-TL, davacı ... için takdiren 4.000,00-TL olmak üzere toplam 31.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Davacılar vekili isitinafa başvuru dilekçesinde, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu belirterek yerel mahkeme kararını istianf etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından ötürü maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar murisinin vefa ettiği trafik kazası nedeniyle açılan maddi manevi tazminat davasında yapılan yargılama sonucu yukarıda özetlenen karar verilmiş olup, iş bu karara karşı yalnızca davacılar tarafından ve manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf başvurusu yapılmakla, HMK 355. Madde gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni bakımından inceleme yapılmıştır.
Manevi tazminat isteminin temelinde, davalıların haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları; kusur, zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir.
Öte yandan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 56.] maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, 22.6.1966 tarihli ve 1966/7 E., 1966/7 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Yine Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.
Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/17-1098 E., 2018/1384 K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/17-41 E., 2021/182 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, hükme esas alınan ve davacı tarafça da istinaf konusu edilmeyen, bu nedenlede kesinleşen kusur durumuna göre, dava konusu kazada davacıların desteği ölen ...’in kazada %75 kusurlu olması, kaza tarihi itibari ile paranın alım gücü gözetildiğnde , davacılar ..., ..., ..., ... ve ... bakımından takdir edilen manevi tazminatın ile davacılardan ...’in dava konusu kazadaki yaralanmasının ağırlığı gözetildiğinde, bu davacı lehine takdir edilen manevi tazminatın, davacıların ve davacılar murisinin kaza tarihindeki yaşı, davalının kusur durumu, paranın alım gücü, tarafların ekonomik sosyal durumu gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince, davacıların uğranılan zarar nedeniyle, tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar manevi tazminata hükmedilmiş olup, davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.
Vekalet ücretine yönelik istinaf bulunmadığından her bir davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmeyip tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değilse de, buna yönelik istinaf bulunmadığından ve kamu düzenine ilişkin olmadığından inceleme konusu yapılmamıştır.
İstinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacılar vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Bursa ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ...-... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
...-Davacılar tarafından istinaf karar harcı yatırılmış olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca, istinaf başvurusuna konu husus reddedilen manevi tazminata ilişkin olmakla, kesin olmak üzere 09/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
E-imzalıdır.
...
Üye
...
E-imzalıdır.
...
Üye
...
E-imzalıdır.
...
Katip
...
E-imzalıdır.