9. Ceza Dairesi, nitelikli cinsel saldırı suçunun icra hareketleri ve kastına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazını reddederek dosyayı Genel Kurula sevk etti.
Özet: Bir sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan alt mahkemece mahkûm edilmesi üzerine, yüksek daire eylemin nitelikli cinsel saldırı icra hareketlerine başlanmaması nedeniyle basit cinsel saldırı olduğunu belirterek hükmü bozmuş; buna karşılık Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanığın para karşılığı cinsel ilişki kastı, kemik kırığına yol açacak cebir uygulaması, mağduru alıkoyması, pantolonunu çözmesi gibi eylemlerinin nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs niteliğinde olduğunu savunarak bozma kararına itiraz etmiştir. Yüksek daire ise kendi bozma kararını usul ve kanuna uygun görerek başsavcılığın itirazını reddetmiş ve nihai inceleme için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine hükmetmiştir.
9. Ceza Dairesi         2026/2835 E.  ,  2026/4821 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1288 E., 2025/1303 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İTİRAZA KONU KARAR : Bozma
Dairemizin, 05.01.2026 tarihli ve 2025/8718 Esas, 2026/19 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2026 tarihli ve 9-2025/115901 sayılı itirazı üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanığın savunmasında, amacının katılanla para karşılığında cinsel ilişkiye girmek olduğunu, ancak ücrette anlaşamadıklarını söyleyerek katılanla organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girme kastını ortaya koyduğuna, katılanın sanığın kendisiyle sürekli cinsel bir şeyler yaşamak istediğini söylediği yönünde, aşamalarda istikrar arz eden beyanlarının da sanığın cinsel ilişkiye girme kastıyla hareket ettiği kanısını kuvvetlendirdiğine, aynı şekilde sanığın, cinsel saldırı eylemini gerçekleştirmek için katılana uyguladığı, kemik kırığına yol açacak nitelik ve önemdeki cebrin de katılanla cinsel ilişkiye girme kararlığını ve bu yöndeki kastının yoğunluğunu ortaya koyduğuna, her ne kadar Yüksek Dairece verilen bozma kararında nitelikli cinsel saldırı suçunun icra hareketlerine henüz başlanılmadığı gerekçesiyle eylemin basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğuna hükmedilmişse de, sanığın katılanı gideceği yere götürmeyip uzun süre oyalaması, sonrasında sokakta katılana cebir uygulayıp saçından sürükleyerek evin içine sokması ve bu şekilde gerçekleştireceği eylem için elverişli bir ortam hazırlaması, eve girdiklerinde ise katılanın pantolonunun kemerini çözerken bir yandan da onu dudaklarından öpmesi, ancak olay yerine polis ekibinin gelmesi ile pencereden kaçarak istemi dışında eylemine son vermesi hususları nazara alındığında, sanığın organ sokma kastı ile hareket ettiği ve eyleminin nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs etmek suçu kapsamında kaldığının kabul edilmesi gerektiğine, sanığın, katılanın pantolonunun kemerini çözmesinin tek başına nitelikli cinsel saldırı suçunun hazırlık hareketi olduğuna, bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün onanmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Dairemizin 05.01.2026 tarihli ve 2025/8718 Esas, 2026/19 Karar sayılı bozma ilamı, bozma gerekçesine göre usul ve kanuna uygun görüldüğünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin, 05.01.2026 tarihli ve 2025/8718 Esas, 2026/19 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2026 tarihinde karar verildi.