Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Millî Savunma Bakanlığı personelinin yer değiştirme yönetmeliğindeki "her birini", karşılıklı atama ve eğitim özrü düzenlemelerinin iptali davasının temyizini inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, bir sendikanın Milli Savunma Bakanlığı personelinin yer değiştirme yönetmeliğindeki tanımlar, karşılıklı atama dönemleri ve isteğe bağlı yer değiştirmeler, özellikle de eğitim mazeretinin yer almaması gibi belirli hükümlerin iptali talebiyle açtığı davaya ilişkin verilen bir kararı özetlemektedir; kararda, farklı kurum tanımlamalarının, karşılıklı yer değiştirmelerin belirli dönemlerle sınırlandırılmasının ve kamu görevlisi olmanın getirdiği külfetler nedeniyle eğitim mazeretinin eksikliğinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu belirtilerek davanın büyük ölçüde reddedildiği ifade edilmektedir.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/2897 E.  ,  2025/1584 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2897
Karar No : 2025/1584
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) : ... Sendikası
VEKİLİ : Av. ...
II- (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 08/05/2024 tarih ve E:2020/1384, K:2024/2794 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 26/02/2010 tarih ve 27505 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında Görevli Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin (Yönetmeliğin adı, 17/12/2021 tarihinde Millî Savunma Bakanlığı Personeli Yer Değiştirme Yönetmeliği şeklinde değiştirilmiştir.), 12/06/2015 tarih ve 29384 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik;
1- "Tanımlar" başlıklı 4/1. maddesinin (c) bendinde yer alan "her birini" ibaresinin,
2- "Atama dönemleri" başlıklı 8/1. maddesinde yer alan ''karşılıklı olarak yer değiştirme suretiyle atanma dahil,'' ibaresinin,
3- "Atamalarda göz önünde bulundurulacak hususlar" başlıklı 9/1. maddesinin (f) bendinde yer alan ''atama dönemlerinde'' ibaresinin,
4- "İsteğe bağlı yer değiştirmeler" başlıklı 11. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 08/05/2024 tarih ve E:2020/1384, K:2024/2794 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 124. ve 128. maddeleri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 72/1. maddesi, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 4/1/(a) maddesi, 26/02/2010 günlü, 27505 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında Görevli Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin (Yönetmelik) 4/1/(c), 8/1, 9/1/(f), 11. maddeleri hükümlerine, dava tarihindeki hâlleriyle yer verildikten sonra,
I- Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4/1. maddesinin (c) bendi yönünden;
İdarelerin görev, yetki ve sorumluluklarını kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda yerine getirebilmek için teşkilat ve kadro yapılanmalarını belirleyebilmekte olduğu,
Her ne kadar davacı Sendika tarafından, asli olarak atama yetkisinin Millî Savunma Bakanına ait olduğu ileri sürülmekte ise de; görev yaptıkları ve hizmet ettikleri alanlar birbirinden farklı olan ve buna bağlı olarak ihtiyaç ve talepleri de farklılık gösteren Bakanlık, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarının, Yönetmelik'te farklı kurumlar olarak belirlenmesine ilişkin dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı,
II- Yönetmeliğin "Atama dönemleri" başlıklı 8/1. maddesinde yer alan ''karşılıklı olarak yer değiştirme suretiyle atanma dahil,'' ibaresi ve "Atamalarda göz önünde bulundurulacak hususlar" başlıklı 9/1. maddesinin (f) bendinde yer alan ''atama dönemlerinde'' ibaresi yönünden;
26/02/2010 tarih ve 27505 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik'te, 03/08/2012 tarih ve 28373 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'le yapılan değişiklik ile karşılıklı olarak yer değiştirme suretiyle atanmanın, Yönetmelik kapsamına alınmış olduğu,
Dava konusu hükümler ile daha önce genel atama dönemi ile sınırlandırılmayan, yani iki personelin yer değiştirmek üzere anlaşma yaptığı her an gerçekleştirilebilecek olan karşılıklı yer değiştirme suretiyle atamaların, sadece genel atama dönemi içinde yapılabileceğinin kural altına alınmış olduğu,
İhtiyaçlar doğrultusunda dengeli bir kadro planlamasını gerçekleştirmek ve Yönetmelik'te istisna tutulan mazeret durumları hariç her türlü atamanın, belli bir düzen içinde yapılmasını sağlamak amacıyla getirilen düzenlemelerde hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı,
III- Yönetmeliğin "İsteğe bağlı yer değiştirmeler" başlıklı 11. maddesi yönünden;
Davacı Sendika tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinde yapılan değişikliğin tamamının iptali istenilmiş ise de dava dilekçesinin içeriğinden söz konusu maddede eğitim özrüne yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin ve aynı maddenin 9. fıkrasının iptalinin istenildiği anlaşıldığından, uyuşmazlık, bu düzenlemelere hasren incelendiği,
11. maddede "eğitim özrüne" yer verilmemesine ilişkin eksik düzenleme yönünden;
Kişinin kamu görevlisi olmasının, bu statünün kendisine sağladığı ayrıcalıklar ve avantajların yanında, görevine dair külfet ve sorumluluklara katlanmayı ve diğer kişilerin tabi olmadığı hukuksal rejime tabi olmayı gerektirmekte olduğu; kişinin, kamu görevine kendi isteği ile girmekle, bu statünün gerektirdiği ayrıcalıklardan yararlanmayı ve külfetlere katlanmayı kabul etmiş sayılmakta olduğu, kamu hizmetinin kendine has özelliklerinin, bu avantaj ve sınırlamaları zorunlu kıldığı,
Kamu görevlilerinin, hizmet gereği olarak görev yerlerinin değiştirilmesi hukuksal bir zorunluluk olabileceği ve bu konuda idareye, belirli bir takdir alanı tanınmasının makul karşılanması gerektiği; kişilerin bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de, atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate almasının kaçınılmaz olduğu; zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almanın, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğu olduğu,
Eğitim hakkının korunması gerekçesiyle idareden, atamaya ilişkin bütün işlemlerde personelin eğitim mazeretlerini karşılamasını beklemenin, idarenin üstlendiği kamu hizmetinin yürütülmesini imkansız hâle getireceği; eğitim hakkının kapsamının, kamu görevlisinin devam etmek istediği bir eğitim programının, atanma veya atanmama taleplerinde mazeret olarak dikkate alınması ve atanma talebinin eğitim mazereti doğrultusunda yerine getirilmesi gibi, kesin olarak tanımlı pozitif yükümlülükler içerecek kadar geniş olduğu sonucuna ulaşılmasının mümkün olmadığı,
Yönetmeliğin 11/9. maddesinde yer alan ''Sağlık ve aile birliği mazeretlerine dayalı olarak yer değiştirmeye tabi tutulan memur, mazeretinin devam ettiğini her yıl Ocak ayında alacağı belgeyle belgelendirmek zorundadır'' cümlesi yönünden;
a) ''Sağlık ve'' ibaresine ilişkin olarak;
Sağlık mazereti olanların bir kısmına raporların süreli olarak verilirken, bir kısmı için de süresiz olarak verilmekte olduğu, bu durumun raporu veren Sağlık Kurulu heyeti tarafından hastanın durumuna göre belirlenmekte olduğu, tedavi sonrası sağlık durumu düzelebilecek ya da tamamen iyileşebilecek olanlara rapor süreli olarak verilirken, tedavi ile iyileşmesi mümkün olmayanlara ise süresiz olarak verilmekte olduğu, süresiz olarak verilen raporlar sağlık mazereti olan kişi başvurmadığı sürece ömür boyu geçerli olan raporlar olduğu,
Bu durumda, süreli olarak verilen raporlarda, raporun geçerli olacağı son tarih belirtildiğinden, sağlık mazereti olan personelin her yıl alacağı belgeyle bunu belgelendirmek zorunda olmasında hukuka uyarlık bulunmadığı,
Süresiz olarak verilen raporlar dolayısıyla geçerli olan mazeretin her yıl belgelendirilme zorunluluğuna gelince; memurun sadece kendisi, eşi, annesi, babası, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve yargı kararı ile vasi tayin edildiği kardeşinin, tedavisi mümkün olmayan ağır hastalığı bulunması durumlarında alınabilecek olan süresiz raporların her yıl yeniden belgelendirilmesi zorunluluğu getirilmesinin, söz konusu raporun "süresiz" olma niteliğini ortadan kaldıracağı ve kişilere yüklenen bu külfetin makul sebeplerinin açıklanmadığı göz önünde bulundurulduğunda, süre belirtilmeden verilen raporlar nedeniyle de memurun, her yıl Ocak ayında alacağı belgeyle mazeretinin devam ettiğini belgelendirmek zorunluluğu altında bırakılması yolundaki düzenlemede hukuka uyarlık görülmediği,
Bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin 11/9. maddesinde yer alan ''Sağlık ve'' ibaresinin hukuka aykırılık teşkil ettiği,
Davalı idarece, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik'te yer alan düzenlemeyle benzer düzenlemenin uygulamaya konulduğu belirtilmekte ise de; dava konusu Yönetmeliğin anılan Genel Yönetmeliğin kapsamı dışında olduğundan, bu gerekçeye itibar edilmediği,
b) ''... aile birliği mazeretlerine dayalı olarak yer değiştirmeye tabi tutulan memur, mazeretinin devam ettiğini her yıl Ocak ayında alacağı belgeyle belgelendirmek zorundadır'' ibaresine ilişkin olarak;
İdarelerin, hizmette etkinliğin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma hususunda takdir yetkisine sahip olduğu, kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda idarelerin takdir yetkisi bulunduğu,
Dava konusu düzenleme ile daha önce aile birliği mazeretlerine dayalı olarak yer değiştirmeye tabi tutulan memurun, mazeretinin devam ettiğini her yıl Ocak ayında alacağı belgeyle belgelendirmek zorunda olması durumunun düzenlendiği,
Buna göre; idarenin hizmetine ihtiyaç duyacağı personeli belirleyerek bir planlama dahilinde yapacağı atamalar için daha önce aile birliği mazereti kapsamında ataması yapılan personelin mazeretinin devam edip etmediğini tespit etmek ve mazereti devam etmeyenlerin de planlama kapsamına alınmasını sağlamak amacıyla yaptığı düzenlemede kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka aykırılık bulunmadığı,
Gerekçeleriyle, Yönetmeliğin -12/06/2015 tarih ve 29384 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik- "İsteğe bağlı yer değiştirmeler" başlıklı 11/9. maddesinde yer alan ''Sağlık ve'' ibaresinin iptaline; Yönetmeliğin diğer dava konusu düzenlemeleri yönünden davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın Yönetmelik'te kurum olarak tanımlanmasının hukuka aykırı olduğu, zira bu birimlerin kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanarak kurulmadığı, bunun normlar hiyerarşisine ve hukuka aykırı olduğu, atama ve nakil yetkisinin Millî Savunma Bakanlığına ait olması ve yetki devri ile işlem yapılmasının, bu birimlerin esasen kurum olmadığını gösterdiği, bu durumun atamalarda kadro kısıtlamalarına, becayiş işlemlerinin uzamasına veya olumsuz sonuçlanmasına, ücret ve özlük haklarının farklı uygulanmasına sebep olduğu; karşılıklı yer değiştirme (becayiş) işleminin atama dönemi ile kısıtlanmasında kamu yararı bulunmadığı ve bu kısıtlamanın personelin menfaatlerini kısıtlayarak mağduriyet yarattığı; Yönetmelikte eğitim mazeretine yer verilmemesinin, Anayasa ile güvence altına alınan eğitim ve öğretim hakkını kısıtladığı ve personelin eğitimdeki emeklerinin boşa gitmesine neden olarak hem kamu hem de kişi yararına aykırılık teşkil ettiği, davalı idarenin eğitim özrüne yer vermeyerek memurun kendini geliştirmesinin önüne geçtiği; aile birliği mazeretinin değişiklik oldukça bildirilmesi ve belgelenmesi gerekli iken, her yıl belge tesis edilmesini istemenin hukuka aykırı olduğu, bu durumun gereksiz yazışmalara, bürokratik işlemlere ve ilave iş yüküne neden olarak kamu yararı ilkesi ile çeliştiği, değişiklik oldukça personeli bilgi vermekle sorumlu kılmanın bürokratik işlemleri azaltacağı; sağlık mazeretlerinde süresiz raporlar için yıllık belge teslimi yükümlülüğünün kaldırılmasına rağmen aile mazeretlerinde aynı kararın verilmemesinin hukuka aykırı olduğu,
Davalı idare tarafından, Daire kararının iptale ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, zira "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik"in 11. maddesinin raporların geçerlilik süresini (sürekli veya süreli) açıkça belirttiği ve kurumların gerekçe göstererek yazılı kontrol muayenesi talep edebileceği hükmünü haiz olduğu dikkate alındığında, sağlık mazereti olan personelin her yıl alacağı belgeyle mazeretini belgelendirmek zorunda olmasında hukuka uyarlık bulunmadığı yönündeki Daire gerekçesine iştirak etmenin mümkün olmadığı; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca genel bütçeli idarelerin mahkeme harçlarından muaf olması nedeniyle yargılama giderlerinin Bakanlığa yüklenmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, Daire kararının "Sağlık ve" ibaresinin iptali yönünden hukuka uygun olduğu ve davalı idarenin temyiz başvurusunun reddedilmesi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından, davacının temyiz dilekçesindeki taleplerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Üye Recep Kılıç'ın, "dava dilekçesinde, dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinde yapılan değişikliğin tamamının iptali istenilmesine rağmen, Daire tarafından hasren inceleme yapılmasında hukuken isabet olmadığı ve eksik inceleme yapıldığı" yönündeki usule yönelik oyuna karşılık, dava dilekçesindeki davacı iddiaları ve temyiz dilekçelerinde bu hususa yönelik herhangi bir iddiaya yer verilmediği dikkate alındığında, Dairece hasren inceleme yapılarak karar verilmesinde yargılama usulüne bir aykırılık görülmeyerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen iptale, kısmen davanın reddine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 08/05/2024 tarih ve E:2020/1384, K:2024/2794 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 08/09/2025 tarihinde, usulde ve kararın Yönetmeliğin 11/9. maddesinde yer alan "Sağlık ve" ibaresi yönünden oyçokluğu, diğer kısımlar yönünden oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında Görevli Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin (Yönetmeliğin adı, 17/12/2021 tarihinde Millî Savunma Bakanlığı Personeli Yer Değiştirme Yönetmeliği şeklinde değiştirilmiştir.) (Yönetmelik) -12/06/2015 tarih ve 29384 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik- "İsteğe bağlı yer değiştirmeler" başlıklı 11. maddesinin 9. fıkrasında yer alan "Sağlık ve aile birliği mazeretlerine dayalı olarak yer değiştirmeye tabi tutulan memur, mazeretinin devam ettiğini her yıl Ocak ayında alacağı belgeyle belgelendirmek zorundadır" cümlesindeki ''Sağlık ve'' ibaresi yönünden;
Dava konusu Yönetmelik, Millî Savunma Bakanlığı kadro ve kuruluşunda yer alan kurumlarda görevli Devlet memurlarını kapsamakta ve "Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik (Genel Yönetmelik)" kapsamının dışında tutulmuş olsa da, hukuki açıdan mevzuat arasında koşutluk sağlayabilmek maksadıyla bu Yönetmelik hükümleri göz önünde bulundurularak hazırlanmış olduğu görülmektedir. Bu bağlamda, Genel Yönetmeliğin 12. maddesinin 2. fıkrasında da benzer şekilde düzenlenmiş olan, sağlık mazeretlerinin her yıl Ocak ayında yeniden belgelendirilmesi hükmünün dava konusu Yönetmelikte de yer alması, uygulamada birliğin sağlanması amacına hizmet etmektedir. Bu durum, davaya konu Yönetmeliğin Genel Yönetmeliğin kapsamı dışında olmasının, bu gerekçenin dikkate alınmayacağı anlamına gelmediğini göstermektedir, zira idarenin referans norm olarak bu Yönetmeliği dikkate alması hukuka uygun bir yaklaşımdır.
İdarenin, dava konusu Yönetmeliğe bu hükmü koymasındaki maksat, sağlık veya aile birliği sebebiyle atanan personelin atamaya esas mazeretinin devam edip etmediğini tespit edebilmektir. Bu sayede idare, mazereti ortadan kalkan personeli önceki hizmet bölgesinde ihtiyaç duyulan bir hizmet alanına atayabilecektir. Bu gereklilik, idarenin personel planlaması ve kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.
Daire kararında, süreli ve süresiz sağlık raporları ayrı ayrı değerlendirerek, her yıl belge istenmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Ancak bu yaklaşım, idarenin kamu hizmetini yürütme ve personelini yönetme gerekliliklerini yeterince göz önünde bulundurmamaktadır:
- Süreli sağlık raporları için son geçerlilik tarihi belirtilmiş olsa bile, ilgili personelin sağlık durumunda beklenmedik değişiklikler meydana gelebilir veya bulunduğu yerdeki tedavi imkânlarında farklılıklar oluşabilir. Her yıl yapılacak kontrol, güncel durumun takip edilmesi ve personelin veya idarenin hak kaybına uğramasının engellenmesi açısından önem arz etmektedir.
- Süresiz sağlık raporları açısından ise, raporun kendisi "süresiz" olsa da, raporun alınmasına neden olan sağlık mazeretinin yer değişikliği ihtiyacını devam ettirip ettirmediği her yıl yeniden değerlendirilmesi gereken bir konudur. Tedavisi mümkün olmayan ağır bir hastalığı bulunan kişinin, hastalığı devam etse bile, bulunduğu yerdeki yaşam ve tedavi koşulları değişebilir veya mevcut görev yerinde çalışmaya devam etme kabiliyeti farklılaşabilir. Bu tür istisnai ve ağır hastalık durumlarında bile, idarenin personel planlaması yapabilmesi ve kamu hizmetini aksatmadan yürütebilmesi için mazeretin devamlılığını teyit etmesi zaruridir. Kaldı ki, "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik"in 11. maddesinin 5. fıkrası, kurumların ilgili mevzuatları gereğince, gerekçesi belirtilerek yazılı kontrol muayenesi talebinde bulunulması durumunda sağlık kuruluşunca yeniden rapor düzenleneceğini hüküm altına almıştır. Bu hüküm, idareye personelin sağlık durumunu belirli aralıklarla gözden geçirme yetkisi vermektedir.
İdarelerin hizmette etkinliğin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma hususunda takdir yetkisi bulunmaktadır. Kamu hizmetlerinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur. Bu itibarla, söz konusu düzenleme, bu takdir yetkisi çerçevesinde, personel arasındaki hak kaybını önlemek ve idarenin eşit işlem yapma yükümlülüğünü yerine getirmesini sağlamak amacıyla getirilmiş olduğu anlaşılmakla, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygundur.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz talebinin kabul edilmesi ve Daire kararının, dava konusu Yönetmeliğin -değişik- 11. maddesinin 9. fıkrasında yer alan ''Sağlık ve'' ibaresinin iptaline yönelik kısmının bozulması gerektiğinden, çoğunluk kararının bu kısmına katılmıyoruz.