3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik yargılamasında, iletişim sistemi kullanımı ve tanık beyanlarına ilişkin delil eksikliklerinin giderilmesi için yeniden inceleme ve kapsamlı araştırma kararı almıştır.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını bozarak, sanığın ByLock iletişim sistemi kullanımına dair iddiaların yeterince araştırılmadığını, ilgili GSM hattına ait güncel ByLock tespit ve değerlendirme raporları, HTS kayıtları, bu sistemle irtibatlı kişilerin sorgulanması, bilirkişi incelemesi gibi eksikliklerin giderilerek, ayrıca hüküm sonrası ortaya çıkan ve sanık ile müdafiine sunulmayan yeni delillerin usulüne uygun şekilde değerlendirilmesi ve tanıkların dinlenmesi gerektiğini belirterek, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için kapsamlı bir yeniden yargılamanın yapılmasını emretmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/14409 E.  ,  2026/8372 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/653 E., 2022/129 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/227 E., 2021/105 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık ve müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Hükümden sonra dosyaya gelen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2021 tarih, 2021/139884 CBS soruşturma dosyası sayılı yazısı ve eklerinden ... Ö. adına kayıtlı ... tespit edilen 0545 ... 18 67 numaralı GSM hattının fiili kullanıcısının sanık olduğunun değerlendirildiği anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden güncel ... tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı güncel ... tespit ve değerlendirme raporu ile ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2. ... Ö.'nün mahkeme huzurunda yahut SEGBİS yoluyla sanığa soru sorma hakkı da tanınmak suretiyle tanık sıfatıyla ifadesine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Hükümden sonra dosyaya gelen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2021 tarih, 2021/139884 CBS soruşturma dosyası sayılı yazısı ve eklerinin, ... Y., ... G.'nin beyanları ve teşhislerinin 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması, ... Y., ... G.'nin mahkeme huzurunda sanığa ve müdafiine soru sorma hakkı da tanınmak suretiyle tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumu,
4. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayini bakımından, UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir delil yahut beyanın bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm delillerin, 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumu,
5. Kabul ve uygulamaya göre de;
A. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup sanığın yakalanması ile temadi kesileceğinden, bölge adliye mahkemesinin gerekçeli karar başlıklarında suç tarihinin, sanığın atılı suçtan ilk kez yakalandığı tarih olan "16.03.2018" yerine “06.07.2018” olarak gösterilmesi,
B. Sanığın "16.03.2018-29.03.2018" arasındaki ilk gözaltı tarihlerinin ilk derece mahkemesi gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.