Yargıtay 9. Ceza Dairesi, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanık ve bakanlık vekilinin temyizlerini reddederek hukuka uygun bulup onadı.
Özet: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı sanık müdafiinin mağdurenin yönlendirilebilir olduğu, tanık beyanlarındaki çelişkiler ve eksik inceleme iddiaları; katılan bakanlık vekilinin ise üst sınırdan ceza ve vekalet ücreti talepleriyle yaptığı temyiz başvurusu üzerine, yargılama sürecinin usul ve yasaya uygun yürütüldüğü, delillerin yeterli ve sanığın eyleminin sabit olduğu gerekçeleriyle tüm temyiz istemleri esastan reddedilerek hükmün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2026/2314 E.  ,  2026/4810 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/3461 E., 2025/3012 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, arada husumet bulunduğuna, katılan mağdurenin zihinsel durumu itibarıyla yönlendirmeye açık olduğuna, tanıkların çelişkili beyanlarda bulunduklarına, eksik inceleme ile karar verildiğine, husumetli kişilerin beyanlarına göre sanığın ağır bir cezaya çarptırılmasının vicdanları zedelediğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, dosya kapsamına göre sanık hakkında üst sınırdan ceza takdir edilmesi ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bartın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2026 tarihinde karar verildi.