Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin, nakliye sırasında hasar gören elektrik kabloları nedeniyle sigorta şirketinin ödediği tazminatın taşıyıcıdan rücuen tahsiline dair itirazın iptali davasındaki istinaf kararı.
Özet: Davacı sigorta şirketi, yurt dışına taşınan elektrik kablolarının davalı taşıyıcı firma tarafından yetersiz emniyete alınması sonucu nakliye esnasında hasar görmesi üzerine sigortalısına ödediği 21.948,72 USD tutarındaki tazminatı rücuen tahsil etmek amacıyla davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken, davalı ise davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, ödemenin lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğinde olabileceğini ve abonman sigorta poliçesinin bu uyuşmazlığı kapsamayabileceğini savunmuştur.

T.C. BURSA BAM . HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... ()
ÜYE : ... ()
ÜYE : ... ()
KATİP : ... ()
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI :
KARAR TARİHİ :
DAVACI : ...
VEKİLİ :
DAVALI : ... DIŞ TİCARET VE LOJİSTİK HİZMET. LTD. ŞTİ.
VEKİLİ :
İHBAR OLUNAN :
DAVA : İtirazın İptali (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/04/2025
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili şirketin sigortalısı ...nin yurt içi ve yurt dışı pazara elektrik kablosu satışı gerçekleştiren bir şirket olduğunu, söz konusu şirket tarafından üretilerek nakledilen emtiaların 185209459 Nolu Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesi ile 01/05/2018-30/04/2019 tarihleri arasında müvekkili şirkete sigortalanmış olup sigortalı ...San. ve Tic. AŞ tarafından, Almanya'da kurulu .... unvanlı şirkete, alıcı firmanın siparişi doğrultusunda ve özel olarak üretilerek, satışı gerçekleştirilen toplam bedeli 50.041,18 Euro olan 4 Kap, Net 19565 kg. ve 13.355 km. uzunluğunda Acss Starling cinsi kablo emtiasının, davalı ... Uluslararası Nakliyat Gümrükleme Depolama Dış Ticaret ve Lojistik Hizmetleri Ltd. Şti. sorumluluğunda Bozüyük'ten-Almanya'ya nakledilmek üzere tam ve sağlam olarak 76 AB 660 çekici ve 76 AJ 335 dorse plakalı araca yüklendiğini, bu nakliye işi için davalı şirket tarafından 21/09/2018 tarih ve ARC2018000004603 Nolu 4.300 EURO bedelli navlun faturası kesilmiş olduğunu, nakliye konusu emtianın Türkiye'den Almanya'ya sevk öncesi 76 AJ 335 plakalı araç içerisine, davalı şirket tarafından ve davalıya ait spanzetlerle bağlanarak emniyete alınmış olduğunu ancak nakliye sırasında savrulma ve sadmeler nedeniyle davalı şirkete ait spanzetlerin kopması sonucu nakliye konusu emtianın hasara uğradığını, 76 Al 335 plakalı aracın 01/10/2018 tarihinde alıcı firma adresine ulaştığını, tahliye öncesi emtianın araç içerisinde nakliye sırasında hasar gördüğünün tespit edilerek, hasar fotoğraflarının çekildiğini, tutanak tutularak sigortalı firmaya iade faturası kesildiğini, yapılan uzman incelemesi sonucunda 4 kap kablo emtiasından 17.229 Kg ağırlığında 3 kabının hasarlı olduğu, kablolar üzerinde sıyrılma, ayrılma, ezilme ve kesikler bulunduğunun tespit edildiğini, kabloların, yüksek gerilimli enerji iletiminde kullanılacak olması ve tellerdeki deformasyonun kablo kullanımına engel teşkil etmesi nedeniyle ekleme ve kesilme yapılarak kullanılmasının mümkün olmadığı belirlenmiş olup, alıcı firma adresinde hasarı tespit edilen emtianın Türkiye'ye geri getirildiğini ve bu sevkiyata ilişkin davalı firma tarafından 11/10/2018 tarih ve ARC2018000004944 nolu 4.500 Euro bedelli faturanın düzenlendiğini, yapılan bu masrafın hasarlı ürünlerin sovtaj satışına imkân verdiği için davacı şirket tarafından kabul edilmiş olduğunu, yapılan uzman incelemesi sonucu nakliye sırasında meydana gelen hasar ve zarar toplamının 46.561,23 USD olduğu, 24.612,51 USD sovtaj tenzili yapıldıktan sonra tazminata esas toplam tutarın 21.948,72 USD olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin sigortalı şirketin zararı karşılığı 21.948,72 USD'yi 04/12/2018 tarihinde sigortalısına ödeyerek, sigortalısından ibraname aldığını ve TTK md.1472 vd. hükümleri uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı taşıyıcının kusuru ile meydana gelen hasar nedeniyle ödenen tazminatın, haiz olduğu yasal halefiyete binaen ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili için Bursa İcra Müdürlüğü'nün Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının sigortalısının satıcıya mal bedelini ödemediğini ispatlaması gerektiğini, mal bedelinin ödenmiş olması halinde, sigortalı herhangi bir zarara uğramadığından davacı tarafından sigortalıya yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşmeye yol açacak olup ex gratia (lütuf ödemesi) niteliği taşıyacağını, bu durumda davacı sigorta şirketinin rücu hakkı bulunmayacağını, ayrıca dosyada mübrez davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesi incelendiğinde, işbu poliçenin abonman sigorta poliçesi şeklinde tanzim edildiğinin görüleceğini, abonman sigortalarının bir çerçeve sözleşme niteliğinde olup bu bağlamda teminatın geçerli olabilmesi için sözleşmenin içinin doldurulması gerektiğini, dolayısıyla dava konusu uyuşmazlıkta, hasarın gerçekleştiği sevkiyatın başlanmasından önce riziko ve menfaatin ayrı bir sigorta poliçesi ile somut hale getirilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise; hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ekspertiz raporunda hasar nedeninin “araç içi emniyete almada yetersizlik ve sürücü hatası” olarak belirtilmiş olduğunu ancak müvekkili şirketin hiçbir şekilde işbu taşıma kapsamında yükleme, istifleme ve ambalajlama yapmadığını, ekspertiz raporunda hasarın fark edildiği tarih olarak 04/10/2018 tarihi belirtilmişse de davacının sigortalısı tarafından hasar tutanağının 15/10/2018 tarihinde düzenlenmiş olduğunu, bu durumda iddia olunan hasarın taşıma esnasında değil de, alıcı firma uhdesinde iken meydana gelmiş olabileceğini, bir an için taşıma sırasında iddia edildiği gibi mallarda zarar meydana geldiği kabul edilse dahi, müvekkili şirketin işbu taşıma tahtında yalnızca akdi taşıyan sıfatını haiz olup, taşımanın fiilen Mutlular Transport Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirildiğini, bildirimin yasal süresi içerisinde yapılmadığını, iddia edilen zarar ve faiz talebinin fahiş olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde: davanın kabulü ile Bursa .. İcra Müdürlüğü’nün ./. Esas sayılı takibe yapılan itirazın iptali ile icra takibinin 21.948,72 USD asıl alacak ve 694,54 USD ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek devlet bankalarının USD cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte aynen veya fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olarak devamına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf talebinde bulunan davalı vekili, mahkemece davacının sigortalısının zarara uğrayıp uğramadığı ve spesifik bir poliçe düzenlenip düzenlenmediği hususlarının değerlendirilmediğini, müvekkili şirketin işbu taşıma kapsamında yükleme ve istifleme konusunda herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasarın niteliği açıklanmışsa da kusurun atfedildiği tarafın yanlış belirlendiğini, yükün araç içinde emniyete alınması, malın ambalajlanması, yükün araç içine istifi ve yüklenmesinin tamamen gönderici firma yani davacının sigortalısı tarafından yapılmış olduğundan müvekkilinin meydana gelen zarardan sorumlu olmadığını, hasarın yükün tesliminden sonra meydana geldiğini, CMR Madde 30 gereğince hasar halinde yükün alıcıya tesliminden sonra 7 gün içinde ihbarda bulunulması, aksi halde taşımacıdan tazminat talep edilemeyeceğinin düzenlendiğini, malların teslim tarihi dikkate alındığında CMR hükümleri gereğince hukuken geçerli bir hasar ihbarının bulunmadığını, SDR tutarında dikkate 12/11/2021 tarihinin alındığını, gerek mahkeme kararında gerek ise bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere iddia konusu hasara ilişkin tazminattan Mutlular Transport Ltd. Şti.nin tek başına sorumlu olduğunu, CMR Konvansiyonu uyarınca %5 faiz oranının uygulanması gerektiği halde mahkemece devlet bankalarının USD cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek mevduat faizinin uygulanmasına karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, hasarlı emtianın 16 AR 496 (çekici)-16 AR 937 (Römork) plakalı araca yüklenerek Türkiye’ye geri gönderildiğini ve sigortalı firmaya iade faturası kesildiğini, müvekkili şirketin TTK'nın 1472 ve TBK'nın 183 vd.maddeleri uyarınca aktif husumet ehliyetinin bulunduğunu, dava konusu nakliye işini kapsayan 204363776 nolu nakliyat abonman alt sigorta poliçesinin dosyada mübrez olup poliçede 32 ve 33 numara ile belirtilen nakliyelerin dava konusu taşıma işine ait olduğunu, araca yüklenen makaraların davalı şirket tarafından ve davalıya ait spanzetlerle bağlanarak emniyete alınmış olduğunu, ancak nakliye sırasında savrulma ve sadmeler nedeniyle davalı şirkete ait spanzetlerin kopması sonucu nakliye konusu emtia hasara uğradığını, makaraları araca sabitlemek üzere kullanılan spanzetler taşıyıcının mülkiyetinde olup, her nakliye için yükün cins ve ebadına göre taşıyıcı tarafından temin edildiğini, spanzetlerin sağlam ve yükün cinsine göre olmasının taşıyıcının sorumluluğunda olup dava konusu olayda hasarın sebebinin şoför hatası nedeniyle aracın savrulması ve sadmeler nedeniyle spanzetlerin kopması olduğunu, spanzetler sağlam ve yükün özelliğine göre seçilse ve şoför hatası olmasa dava konusu hasarın meydana gelmeyeceğini, hasar ihbarının süresinde olduğunu, SDR tutarında dikkate alınan tarihe ilişkin davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz edilmediğini, usuli kazanılmış hak oluştuğunu, davalının iddiası kabul edilse dahi hükmedilen tazminatın davalının sorumluluk sınırında kaldığını, fiili taşımanın Mutlular Transport Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirilmiş olmasının davalı şirketin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, hükmedilen faizin doğru hesaplandığını beyanla istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, davacı sigorta şirketinin nakliyat emtia abonman sigorta poliçesine istinaden dava dışı sigortalısına ait emtiada taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle ödemiş olduğu hasar bedelinin rücuen davalı taşıyıcıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup davalı vekili karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İtirazın iptaline konu Bursa . İcra Müdürlüğü'nün Esas sayılı icra dosyasında, davacı sigorta şirketi tarafından 23/07/2019 tarihinde davalı aleyhine 21.948,72 USD rücuen tazminat, 1.111,27 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.059,99 USD miktar üzerinden takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği görülmektedir.
Somut olayda, davacı sigorta şirketi ile dava dışı Midal Kablo... Şirketi arasında nakliyat emtia abonman sigorta poliçesinin akdedildiği, Midal Kablo...Şirketi tarafından LTB Leitungsbau Gmnh şirketine satışı gerçekleştirilen kablo emtiasının davalı taşıyıcı tarafından Bozüyük'ten Almanya'ya araçla sevk edildiği, alıcı firma adresinde taşınan emtianın hasara uğradığının tespiti üzerine hasarlı emtianın alıcı firma tarafından teslim alınmadığı, iade faturası düzenlenerek emtianın davalı tarafından Türkiye'ye geri getirildiği, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödenen hasar bedelinin taşıma sözleşmesi uyarınca hasardan sorumlu olduğu iddia edilen davalı taşıyıcıdan talep edildiği, hasarlı emtia nedeniyle dava dışı Midal Kablo...Şirketine iade faturası kesildiğinden davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, dava konusu taşımaya ilişkin olarak düzenlenen alt sigorta sözleşmesinin davacı tarafça dosyaya ibraz edildiği, emtianın teslim edilemeyerek geri getirilmesi nedeniyle davalı taşıyıcının hasardan haberdar olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı taraf, nakliye konusu emtianın araç içerisine davalı şirket tarafından ve davalıya ait spanzetlerle bağlanarak emniyete alındığını, ancak nakliye sırasında savrulma ve sadmeler nedeniyle davalı şirkete ait spanzetlerin kopması sonucu nakliye konusu emtianın hasara uğradığını ileri sürmektedir. Davalı taraf ise, işbu taşıma kapsamında yükleme, istifleme ve ambalajlamanın sorumluluğu dahilinde olmadığını, hasarın yükün yeterli güvenlik önlemi alınmadan araca yerleştirilmesinden ve istiflemenin yanlış olmasından kaynaklandığını, hasar nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını savunmaktadır.
Uyuşmazlık konusu, taşınan emtiada meydana gelen hasarın neden kaynaklandığı ve meydana gelen hasardan kimin sorumlu olduğu hususundadır.
Somut olaya uygulanması gereken CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca, taşıyıcının sorumluluğu yükün kendisine teslimiyle başlayıp teslim edene kadar olan dönemi kapsar. Yükleme ve istifleme üstlenmediği sürece taşıyıcının görevi kapsamında olmayıp Konvansiyonu'nun 17/4 (c) bendinde malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması hallerinde hasardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı öngörülmüştür. Ancak, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi, basiretli bir taşıyıcı gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekmektedir.
Eldeki davada, davalı yükleme ve istiflemenin sorumluluğunda olmadığını savunmakta olup davacı ise emtianın araç içerisinde davalı tarafından ve davalıya ait spanzetlerle bağlanarak emniyete alındığını iddia etmektedir.
Dosya kapsamında yer alan 15/02/2019 tarihli ekspertiz raporunda, kabloların ambalajının amaca uygun olduğu, yük emniyeti önlemlerinin ise yetersiz ve amaca uygun olmadığı, hasarın kablo tamburlarının taşıma aracında yetersiz sabitlenmesinden kaynaklandığı, yük emniyeti, malları sabitlemede kullanılan araçların normal nakliye deformasyonlarını telafi etmemesi nedeniyle amaca uygun olmadığı değerlendirilmiş olup yargılama aşamasına alınan 01/12/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, hasarın neden kaynaklandığı hususunda değerlendirme yapılmamış olup sadece hasarın seyahat esnasında oluştuğu bu nedenle taşıyıcının sorumlu olduğu belirtilmiş ve mahkemece söz konusu rapora istinaden hüküm kurulmuştur.
Somut olayda, öncelikle taşınan emtiadaki hasarın neden kaynaklandığının tespiti ile ekspertiz raporunda belirtildiği üzere hasarın yetersiz sabitleme ve bağlamadan kaynaklandığının tespiti halinde ise bunun kimin sorumluluğunda olduğunun, tarafların müterafik kusurlarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, mahkemece CMR uygulamasında uzman bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna istinaden eksik inceleme ile hüküm verilmesi doğru olmadığından, bu aşamada sair istinaf nedenleri hakkında değerlendirme yapılmaksızın, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,
2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan istinaf karar ve ilâm harcının istinaf eden tarafa talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
4-) Yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden yapılacak yargılamada verilecek hükümle birlikte değerlendirimesine,
5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/04/2025
...
Başkan
¸e-imzalıdır
...
Üye*
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır