Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini zorunlu müdafi yokluğu ve yeni delillerin değerlendirilmemesi sebebiyle bozdu.
Özet: Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının, zorunlu müdafiinin mazeretine rağmen duruşmaya katılmaması üzerine sanığın savunma hakkının kısıtlanması ve temyiz incelemesi sırasında dosyaya giren ankesör büfe sorgu raporu ile teşhis ve beyanların duruşmada okunarak sanık ve müdafiine sorulmadan hukuki durumunun değerlendirilmesinin eksik bırakılması nedeniyle usul ve yasaya aykırı bulunarak bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/31669 E.  ,  2026/2609 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1247 E., 2021/747 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/21 E., 2019/259 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyetkararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuru süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanığın kendi seçtiği müdafinin 20.11.2020 tarihinde vekaletname sunması ve UYAP'a vekil kaydının yapılmasıyla birlikte CMK’nın 156/3. maddesi gereğince görevlendirilen zorunlu müdafiinin görevinin sona erdiği ve sanığın süresi içerisinde temyiz kanun yoluna başvurması sebebiyle yapılan incelemede,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1. Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı dikkate alındığında, CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca kendisine müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu, sanığa atanan zorunlu müdafiinin ise hükmün açıklandığı son celse öncesi mesleki mazeret dilekçesi göndererek duruşmaya katılmadığı, mahkeme tarafından sanık müdafiinin mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadığı konusunda bir tespitte de bulunulmadan; müdafiinin mazeretinin reddi ile sanığın esasa ilişkin son savunmasını yaparken zorunlu müdafii bulunmaksızın yargılanmasının yapılarak mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla, CMK'nın 150/3, 188/1., 197/1, 289/1-a,h maddelerine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2. Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan 20.09.20203 tarihli Ankesör Büfe Sorgu Raporu ile, ... Ö. isimli şahsın sanık hakkında teşhis ve beyanlarının 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunduktan ve diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeblerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.