Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde Jandarma Genel Komutanlığının tescilli marka, logo ve makalelerinin izinsiz kullanımıyla haksız rekabet ve telif hakkı ihlali tespiti, durdurulması ve tazminat davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı bir kurumun, tescilli markası "..." adını ve logolarını taklit ettiği, ayrıca resmi dergisinde yayımlanan makaleleri kaynak göstermeksizin kendi yayınlarında kullanarak marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu iddiasıyla davalı bir derneğe karşı açtığı davayı ele almaktadır; davacı bu fiillerin tespitini, durdurulmasını, ilgili yayınların ve sosyal medya hesaplarının yasaklanıp toplatılmasını ve 30.000 TL maddi tazminat talep ederken, davalı dernek ise logolarının farklı olduğunu, faaliyetlerinin yasal ve yanıltıcı olmadığını, makale alıntılarının klasik tasarım unsurları içerdiğini ve kaynak belirtme iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/179 Esas - 2025/216
T.C.ANKARA2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINAEsas No : 2024/179Karar No : 2025/216....Dava : Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması ve Tecavüzün Ref'i, Maddi Tazminat, İlanDava Tarihi : 17/04/2024Karar Tarihi : 28/05/2025Gerekçeli KararınYazıldığı Tarih : 28/05/2025Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması ve Tecavüzün Ref'i, Maddi Tazminat, İlan istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA :Davacı vekili dilekçelerinde özetle; ... adına koruma markası olarak tescilli "..." adının kullanıldığını, "J...." adı altında basımını yaptığı dergilerde; ..... ibaresinin bulunduğunu, anılan derginin Aralık-2023 sayısında (10), Ocak-2024 sayısında ise (4) ayrı makalenin, daha önce.... resmî dergisi olan ... Dergisinin muhtelif sayılarında yayımlanan makalelerden birebir alıntılandığını, anılan dergilerde kullanılan logolarının, ... Genel Komutanlığının koruma markası olarak tescil edilen logoları taklit edilerek oluşturulduğunu ve bahsi geçen dergilerin muhtelif sayılarında ticari reklamların bulunduğunu, Komutanlığa ait iki adet resmî logo, ikincil logo (şualı ay yıldız) ile “...” ve “...” adları .... ait logolar, .... nezdinde koruma markası olarak tescil edilerek 03 Kasım 2022 tarihinden itibaren koruma altına alındığını ifade ederek; marka hakkına ve haksız rekabete tecavüz teşkil eden fiillerinin tespitine, durdurulmasına ve tecavüzün ref'ine; yukarıda yer verilen internet adresleri, sosyal medya hesapları ve basımını yaptığı/yapması muhtemel olan dergiler ile varsa benzer mahiyette reklam, afiş, pano, levha, kartvizit, broşür, kitapçık ve benzeri ürünlerin toplatılmasını ve kullanımının/basımın yasaklanmasına; marka hakkına ve haksız rekabete tecavüz teşkil eden fiillerinin tespitine, durdurulmasına ve tecavüzün ref'ine;.... adlı "Instagram" sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine, ... adına koruma markası olarak tescilli "..." adı ve logoları kullanılmak suretiyle; basımı yapılan ve yapılması muhtemel olan dergiler ve ile varsa benzer mahiyette reklam, afiş, pano, levha, kartvizit, broşür, kitapçık ve benzeri ürünlerin toplatılması ve kullanımının-basımın yasaklanmasına, ...-... Haberleri Gazetesi Dayanışma Derneği Dergisi" adı altında Aralık2023 ve Ocak-2024 sayısı şeklinde basımı yapılan dergilerde, daha önce J. Gn.K.lığının resmî dergisi olan ... Dergisinin muhtelif sayılarında yayımlanan ve eser mahiyetindeki (14) ayrı makalenin, eser sahibi belirtilmemek suretiyle birebir alıntılarının yayımlanması sebebiyle, ... m. 68 kapsamında şimdilik 5.000,00.-TL Maddi tazminata hükmedilmesine;18/04/2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 30.000,00.-TL'ye yükselterek davalıdan tahsiline, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı dernek vekili cevap dilekçelerinde özetle; davalı dernek logosu tetkik edildiğinde, yuvarlak logo içerisinde büyük yazı puntosu kullanılarak dernek isminin yazıldığını, yine büyük punto kullanılarak kuruluş tarihinin belirtildiğini, bu bağlamda herhangi bir kimsenin işbu dernek faaliyetlerinin ...’nın resmi bir organı sıfatı ile yürütüldüğü yönünde bir algıya sürüklenebilmesinin mümkün olmadığını, derneğin işbu tarihe değin gerçekleştirdiği bütün faaliyetler tetkik edildiğinde, derneğin kurulduğundan bu yana başta davacı “...” olmak üzere, bu kapsamda tespit edilebilecek hiçbir kurum ve kuruluş aleyhine, mevzuata aykırı herhangi bir eyleminin olmadığını, davalı derneğin faaliyetleri kapsamında örün sayfasında yayımlanan içeriklerin, ortalama zekaya sahip her birey tarafından, hangi kuruluşa ait olduğunu, bu bağlamda işbu kuruluşların hangi amacı taşıdığını anlayabileceğini, davacı tarafça ileri sürülen, müvekkil derneğin kaynak belirtmeksizin alıntı yaptığı iddialarının da gerçeği yansıtmadığını, derneğin yegâne amacının kamu yararı amaç edinilerek, haberciliğin temel ilkelerinden tarafsızlık kuralına bağlı kalarak, topluma dezenformasyonlardan uzak doğru haberleri ulaştırmak olduğunu, bilindiği üzere, gazete ve dergi tasarımlarında, kişilerce tercih edilen ve klasikleşmiş, herkesçe bilinen tasarım-dizgi- yazı şekli bulunduğunu, dolayısıyla kişi, kurum ve kuruluşlarının işbu yöndeki alışılagelmiş tercihlerini, diğer tasarımları kopyaladığı yönünde değerlendirmek, eksik ve hatalı olacaktır ki, bu denli mühim amaçlarla yola çıkan sivil toplum kuruluşlarının da daha yolun en başında önünde bir engel oluşturacağını, ..... sayılı dosyasında, 08.10.2024 tarihli duruşmada derneğin tasfiyesine karar verilmiş olsa da, bu kararın henüz kesinleşmediğini, davacının, dava dilekçesine ve cevaba cevap dilekçelerinde bahsi geçmeyen delilleri dilekçeler teatisi aşaması sona erdikten sonra sunmasının usule aykırı olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.Davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından davacı koruma markasına tecavüz edilip edilmediği, davacının iddia ettiği telif tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı; oluştuysa miktarının ne olabileceği noktasında toplanmaktadır.Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı ... adına tescilli markaların “özel korunan markalar” olarak tabir edilen koruma markası olarak Kurum nezdinde tescilli olduğu anlaşılmıştır. Özel korunan markalar; Tanınmış Markalar.... olarak üç ana başlık altında değerlendirilebilir. a.Tanınmış markalar: Tanınmış markaların, ulusal veya uluslararası düzenlemelerde yapılmış pek çok tanımı mevcuttur. Zira, tanınmışlık her somut olayda farklılık gösteren, önceden belirlenmiş kriterlere uymayan ve zamanla değişen bir olgudur. Genel olarak tanınmış markalar “bir kişiye veya girişime sıkı bir biçimde bağlılık, güvence, kalite, reklam gücü, yaygın bir dağıtım ağına bağlı, müşteri ve diğer sübjektif ilgi ve ilişkiler ayrımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür ve yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredekilerce refleks halinde beliren bir çağrışım” şeklinde tanımlanabilir. b.....Koruması: (1).. aracılığıyla ....’e gönderilmiş olan, garanti ve kontrol işlevi gören işaretler veya resmi kurum ve organizasyonlara ait işaretler bu kapsamdadır. Örneğin .... ibareleri bu kapsamda korunmaktadır. (2) Paris Sözleşmesinin 2 inci mükerrer 6'ncı maddesi kapsamında (556 sayılı KHK’nın 7/(g) maddesi) korunan markalardan oluşmaktadır. c. Türk Koruması: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hükümranlığı ile ilgili işaretler, devlet tarafından resmi kontrol ve garanti işareti olarak kabul edilmiş işaret ve adlandırmalar; devlete, mahalli idarelere ve diğer kamu tüzel kişilerine ait iktisadi nitelik arz etmeyen işaret ve adlandırmalar; ticaret ve hizmet markası olarak tescil edilemeyecek nitelikteki kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait işaret ve adlandırmalar; Bakanlar Kurulu kararı ile kamu yararına çalışır durumda bulunan derneklere ait işaret ve adlandırmalar; kamu yararı açısından korunması gereken diğer işaretler (siyasi parti amblemleri gibi) bu kapsamda korunmaktadır. (3) 556 sayılı KHK’nın 7/(g), 7/ (h) ve 7/(k) maddeleri kapsamında korunan markalardan oluşmaktadır. Türk Patent ve Marka Kurumu resmî web sitesinde yayınlanmış olan “KORUMA MARKALARINA İLİŞKİN BAŞKANLIK MAKAMI OLUR ÖZETİ”nin 3. maddesinde “Ayrıca gerek 7/1 (g), gerekse 7/1 (h) ve (k) kapsamında koruma altına alınan işaret ve adlandırmalar; Paris Sözleşmesinin Mükerrer 6 ncı Maddesi ve 556 Sayılı KHK hükümleri çerçevesinde sadece durumun gerektirdiği ölçüde ve sadece karışma ihtimali doğuran ibareler ve mal veya hizmetlerle sınırlı olmak kaydı ile korunacaktır.” ifadesi yer almaktadır. Bu ifadeden de anlaşılacağı üzere bu hüküm kapsamında korunan markalara sınırlı bir koruma sağlanmaktadır. Davacının 03722 ve 03723 sayılı koruma markalarını bakıldığında; sarı kırmızı mavi renklerden oluştuğu, mavi zemin üzerine 4 adet yıldız şekli, altında adalet terazisi, terazinin üzerinde Türk bayrağını taşıyan Türkiye Cumhuriyeti haritası ve altında ... Genel Komutanlığının kuruluş yılı olan 1839 yılının yer aldığı, bu ibareleri çerçeveleyecek şekilde sarı renkte büyük harflerle ... ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır.Davalı derneğin web sitesinde, Twitter, instagram, facebook sosyal medya hesaplarında davacının koruma markalarının esaslı unsuru olan 4 adet yıldız şekli, altında adalet terazisi, terazinin üzerinde Türk bayrağını taşıyan Türkiye Cumhuriyeti haritası ve altında ... Genel Komutanlığının kuruluş yılı olan 1839 yılı ibarelerinin aynen yer aldığı, bunların dışında bu ibareleri çerçeveleyecek şekilde ... HABERLERİ GAZETESİ DAYANIŞMA DERNEĞİ ibaresinin bulunduğu, Davalının.... Sayılı markasının ayniyet derecesinde benzerinin kullanıldığı, Davalının marka kullanımının habercilik hizmetlerine ilişkin olduğu, bu hizmetlerin daha çok yetişkin kişilerden oluşan ve toplumun geneli tarafından satın alınan hizmetlerden olduğu, ilgili tüketici kitlesinin ortalama dikkat seviyesine sahip olduğu, İlgili tüketicinin davalının marka kullanımlarını gördüğünde bu markaların ... ile ilgili olduğunu düşünebileceği, bu hizmetin (habercilik hizmetinin) ... tarafından sunulduğu zannına kapılabileceği, davalı dernek ile davacı ... Genel Komutanlığının ilgili/ilişkili ya da organik bağ içinde olduğunu düşünebileceği değerlendirilmiştir. SMK m.29 hükmüne göre; marka hakkına tecavüz sayılan fiiller aşağıda yer almaktadır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. Neticede, davalı kullanımlarının davacıya ait koruma markası ile benzer olduğu, davalının marka kullanımlarını gördüğünde bu markaların ... ile ilgili olduğunu düşünebileceği, davalı eylemlerinin aynı zamanda davacının ... ten doğan haklarını ihlal ettiği, bu eylemlerin aynı zamanda da haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.Davacının İddia Ettiği Telif Tazminatı Koşullarının Oluşup Oluşmadığı, Oluştuysa Tazminat Miktarına İlişkin Değerlendirme: Davacının ... m.68 kapsamındaki telif tazminatı talebinin dayanağını, davalı tarafından yayımlanan ...-... Haberleri Gazetesi Dayanışma Derneği Dergisi"nin Aralık-2023 ve Ocak-2024 sayılarında, daha önce J. Gn.K.lığının resmî dergisi olan ... Dergisinin muhtelif sayılarında yayımlanan ve eser mahiyetindeki (14) ayrı makalenin, eser sahibi belirtilmemek suretiyle birebir alıntılarının yayımlanması iddiası oluşturmaktadır. Bu bağlamda, davacının belirttiği makalelerin ... kapsamında eser niteliği; davacının hak sahipliği; davalı kullanımlarının niteliği ayrı ayrı ele alınarak hak ihlalinin söz konusu olup olmadığı değerlendirilecektir. Davacı Tarafından Yayımlanan ... Adlı Dergi: Dosyaya sunulan belgelerden, “...” adlı derginin, dört ayda bir yayımlanan yerel süreli yayın olduğu; yayın sahibinin davacı ... olduğu; derginin ilk olarak 1925 yılında ... Mecmuası olarak yayın hayatına başladığının belirtildiği anlaşılmıştır. Davalı Tarafından Yayımlanan ... Adlı Dergi: Dosyaya, ... adlı derginin 2023 Aralık ve 2024 Ocak sayılarının fiziki nüshaları sunulmuştur. Derginin iç kapağında, derginin, ayda bir yayımlanan yerel süreli yayın olduğu; yayın sahibinin davalı ... Haberleri Gazetesi Derneği olduğu; derginin ilk sayısının 2023 Aralık ayında yayınlandığının belirtildiği anlaşılmıştır. Davalı Kullanımları ve Bu Kullanımların İhlal Oluşturup Oluşturmadığı: Davacı tarafından dosyaya sunulan ve bilirkişi raporunda görseline yer verilen tabloda, davalının hangi kullanımlarının ihlal oluşturduğuna ilişkin ayrıntılı bilgiler belirtilmiştir: Davacıya Ait ... Dergisinin 2019 Ekim-154. Sayısında Yayımlanan Yazı: Söz konusu yazının, “Vaka Halinde Jandarmanın Görevleri” başlığıyla, derginin “Nostalji” bölümünde 30-33. Sayfaları arasında yayımlandığı; yazarının .... olduğu ve yazının ilk olarak derginin 01.09.1951 tarihli 84-87. Sayısında yayınlandığı ve hiçbir değişiklik yapılmadan aynen sunulduğunun belirtildiği,Söz konusu yazı, davalı tarafından çıkarılan ... adlı derginin 2023 Aralık sayısının, 3134. Sayfaları arasında bire bir aynı içerikle (aynı başlıkla, aynı alt başlıklarla ve aynı fotoğraflarla) yayımlanmış; yazının sonunda kaynak olarak “KAYNAK:..., ... Dergisi, vaka Halinde Jandarmanın Vazifeleri, 27’nci yıl, sayı84-87, sayfa 93-96, 01 Eylül 1951” bilgisine yer verilmiştir. Davacıya Ait ... Dergisinin 2021 Şubat-158. Sayısında Yayımlanan Yazılar: a. “İnsan Kaynakları Yönetiminde ....ve Siber Güvenlik Komutanlığı ve Başarısı” başlıklı yazının, derginin 28-34. Sayfalarında yayımlandığı; yazarının ....olduğu; söz konusu 6 sayfadan oluşan yazının, davalı tarafından çıkarılan ... adlı derginin 2023 Aralık sayısının 9-12. Sayfaları arasında ilk 4 sayfasının bire bir aynı içerikle (aynı başlıkla, aynı alt başlıklarla ve aynı fotoğraflarla) yayımlandığı; kaynak gösterilmediği,b. “Telefon Dolandırıcıları” başlıklı yazının derginin 62-63. Sayfaları arasında yayınlamdığı; yazının davalı tarafından çıkarılan ... adlı derginin 2023 Aralık sayısının 13-14. Sayfaları arasında bire bir aynı içerikle (aynı başlıkla, aynı alt başlıklarla ve aynı fotoğraflarla) yayımlandığı; kaynak gösterilmediği,c. “... Karargahında Yapılan Çalıştaylar” başlıklı yazının derginin 66-68. sayfaları arasında yayınlandığı; yazının davalı tarafından çıkarılan ... adlı derginin 2023 Aralık sayısının 16-18. sayfaları arasında bire bir aynı içerikle (aynı başlıkla, aynı alt başlıklarla ve aynı fotoğraflarla) yayımlandığı; kaynak gösterilmediği,d. “Kara Gün Dostu ...” başlıklı yazının derginin 70-71. Sayfaları arasında yayınlandığı; yazının davalı tarafından çıkarılan ... adlı derginin 2023 Aralık sayısının 19-20, Sayfaları arasında bire bir aynı içerikle (aynı başlıkla, aynı alt başlıklarla ve aynı fotoğraflarla) yayımlandığı; kaynak gösterilmediği,e. “... Kimsesizlerin Kimsesidir” başlıklı yazının derginin 73. Sayfasında yayınlandığı; yazının davalı tarafından çıkarılan ... adlı derginin 2023 Aralık sayısının 21. sayfasında bire bir aynı içerikle (aynı başlıkla, aynı alt başlıklarla ve aynı fotoğraflarla) yayımlandığı; kaynak gösterilmediği anlaşılmıştır.Davacıya Ait ... Dergisinin 2022 Haziran-162. Sayısında Yayımlanan Yazılar: a. “Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Müdafilik ve ... İlişkisi” başlıklı yazının derginin 38-44. Sayfaları arasında yayımlandığı; yazarının.... olduğu; söz konusu 6 sayfadan oluşan yazının, davalı tarafından çıkarılan ... adlı derginin 2023 Aralık sayısının 22-25. Sayfaları arasında, ilk 4 sayfasının bire bir aynı içerikle (aynı başlıkla, aynı alt başlıklarla ve aynı fotoğraflarla) yayımlandığı; kaynak gösterilmediği,b. “Güneş Enerjili İnsansız Hava Araçları” başlıklı yazının, derginin 30-37. Sayfaları arasında yayımlandığı; yazarının .... olduğu; 7 sayfadan oluşan yazının, davalı tarafından çıkarılan ... adlı derginin 2023 Aralık sayısının 26-28. Sayfaları arasında, kesilerek 3 sayfasının bire bir aynı içerikle (aynı başlıkla, aynı alt başlıklarla ve aynı fotoğraflarla) yayımlandığı; kaynak gösterilmediği, c. “İstanbul’da Ulusal Afet Tahliye ve Yerleştirme Planlama Tatbikatı Yapıldı” başlıklı haberin, derginin 60 ve 61. Sayfalarında yayımlandığı; yazının davalı tarafından çıkarılan ... adlı derginin 2023 Aralık sayısının 29 ve 30. Sayfalarında bire bir aynı içerikle (aynı başlıkla, aynı alt başlıklarla ve aynı fotoğraflarla) yayımlandığı; kaynak gösterilmediği, d. “Terör Sona Erene Kadar” başlıklı haberin, derginin 4 ve 5. sayfalarında yayımlandığı; yazının davalı tarafından çıkarılan ... adlı derginin 2023 Aralık sayısının 7 ve 8. Sayfalarında bire bir aynı içerikle (aynı başlıkla, aynı fotoğraflarla) yayımlandığı; kaynak gösterilmediği anlaşılmıştır. Davacıya Ait ... Dergisinin 2023 Ekim-162. Sayısında Yayımlanan Yazılar: a. “Jandarmanın Misyonu” başlıklı yazının, derginin 14-21. Sayfaları arasında yayımlandığı; yazarının J..... olduğu; 7 sayfadan oluşan yazının, davalı tarafından çıkarılan ... adlı derginin 2024 Ocak sayısının 13. ve 14. Sayfalarında, kesilerek 2 sayfasının bire bir aynı içerikle (aynı başlıkla, aynı alt başlıklarla ve aynı fotoğraflarla) yayımlandığı; kaynak gösterilmediği,b. “Suç Analizi” başlıklı yazının, derginin 32-37. sayfaları arasında yayımlandığı; yazarının .... olduğu; 6 sayfadan oluşan yazının, davalı tarafından çıkarılan ... adlı derginin 2024 Ocak sayısının 15-18. Sayfaları arasında, kesilerek 4 sayfasının bire bir aynı içerikle (aynı başlıkla, aynı alt başlıklarla ve aynı fotoğraflarla) yayımlandığı; kaynak gösterilmediği,c. “... Muhabere Dünü ve Bugünü” başlıklı yazının, derginin 42-49. Sayfaları arasında yayımlandığı; yazarının .... olduğu; 8 sayfadan oluşan yazının, davalı tarafından çıkarılan ... adlı derginin 2024 Ocak sayısının 19-24. Sayfalarında, kesilerek 5 sayfasının bire bir aynı içerikle (aynı başlıkla, aynı alt başlıklarla ve aynı fotoğraflarla) yayımlandığı; kaynak gösterilmediği,d. “... Havacılığı” başlıklı haberin, derginin 50-53. Sayfalarında yayımlandığı; yazının davalı tarafından çıkarılan ... adlı derginin 2024 Ocak sayısının 26 ve 27.Sayfalarında, kesilerek 2 sayfasının bire bir aynı içerikle (aynı başlıkla ve aynı fotoğraflarla) yayımlandığı; kaynak gösterilmediği anlaşılmıştır.Davaya Konu Yazıların/Haberlerin ... kapsamında Eser Niteliği, Eser Sahipliği ve Davalı Kullanımlarının İhlal Oluşturup Oluşturmadığı: Eser Niteliği: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 1/B-a maddesi “eseri”, “sahibinin hususiyetlerini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri” olarak tanımlamıştır. Yasaya göre, bir fikir veya sanat ürününün “eser” sayılabilmesi için aranması gereken birinci unsur “sahibinin özelliklerini” taşımasıdır. Böylece yasa, uluslararası sözleşmelerde olduğu gibi bireysel özelliği yani orijinalliği ön planda tutmuştur. Öğretide, bu unsur, bireysel üslup, yaratıcı gücün yansıması, var olanlardan farklı olanı ortaya koymak, herkes tarafından meydana getirilemeyeni yaratmak, yeni bir özelliğe sahip olmak gibi değişik terim ve nitelemelerle anılmaktadır. Her türlü edim, eylem eser korumasına sahip olmaz. “Eser”den söz edebilmek için, söz konusu edimin öncelikle sahibinin hususiyetini taşıması gerekir. Sahibinin hususiyetini taşımakla birlikte aynı zamanda ... kapsamında sayılan eser türleri içinde de yer almalıdır. 5846 sayılı Kanunda eser türleri; ilim ve edebiyat eserler, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri olarak sayılmıştır. Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, bir fikri çabayı diğerlerinden ayıran ve eser olarak korunur hale getiren en önemli unsur, sahibinin hususiyetini yansıtacak düzeyde şekillenmiş olmasıdır. Şüphesiz, "hususiyetin" daraltıcı anlamda yorumu suretiyle, mutlaka üst düzeyde yaratıcılık ve orijinallik içermesi gerektiği düşüncesi benimsenemez. Ancak öte yandan, "hususiyetin" geniş anlaşılması da eser olmayan ürünlere bu niteliğin tanınması aracı yapılmamalıdır. Davaya konu, davacıya ait ... dergisinde yayımlanan ve yukarıda detayları belirtilen başlıklardaki yazıların ve haberlerin, fikri bir çaba ile hazırlandığı ve sahiplerinin hususiyetlerini taşıdığı ve bu nedenle ... m.2 kapsamında eser niteliğinde oldukları kanaatine varılmıştır.Davacının Hak Sahipliği: ... m.1/B-b ve m.8 uyarınca bir eserin sahibi onu meydana getirendir. “Eserin meydana getirilmesi maddi bir fiildir. Eserin meydana getirilmesiyle birlikte hak da kendiliğinden doğar. Hakkın doğumu için kamuya sunmak veya tescil gibi herhangi bir eylem veya işleme gerek yoktur.” .... sayılı karar.) Bir eserin birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi halinde ise, eserin niteliği dikkate alınarak eser sahipliğinin belirlenmesi gerekir. Eğer bir eser kısımlara ayrılabiliyor ise her bir kişi, vücuda getirdiği kısmın sahibi sayılır. (... m.9) Buna karşılık, birden fazla kişinin iştiraki ile vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün oluşturuyorsa, eserin sahibi onu vücuda getirenlerin birliğidir. Bu durumda birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. (... m.10/1,2) Eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişilerin hak sahipliği ise ... m.10/son’da düzenlenmiştir. Buna göre, “Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır…”. Bu yasal çerçeve esas alınarak yapılan değerlendirmede, davaya konu yazıları/haberleri yazan/hazırlayan ve yukarıda belirtilen gerçek kişilerin eser sahibi oldukları; ancak ... dergisini yayımlayan davacının bu kişileri bir araya getirdiğinden hareketle, ... m.10 kapsamında bu eserler üzerindeki hakların davacı tarafından kullanılacağı kanaatine varılmıştır.Davalının Kullanımlarının ... Kapsamında Davacının Haklarını İhlal Edip Etmediği:Davalının, davacının, sahibi olduğu ... adlı dergide çeşitli tarihlerde yayınlanan ve ... kapsamında eser niteliğinde olduğu değerlendirilen yazıları ve haberleri, izinsiz olarak, kendisine ait ... adlı derginin iki sayısında, bire bir ve kaynak göstermeden kullandığı yukarıda ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiştir.Bilindiği üzere ..., eser sahiplerine çeşitli mali (m.21-25) ve manevi haklar (m.14-17) tanımış; bununla birlikte bu haklara bazı sınırlandırmalar da getirmiştir. ... m.30 ve devamı maddelerinde düzenlenen bu sınırlandırmalar kamu düzeni, eğitim, öğretim, kültürel gelişme gibi amaçlarla öngörülmüştür. Bu noktada, iktibas kavramı üzerinde durmak gerekmektedir: İktibas, “üçüncü kişilere, eserden herhangi bir ücret ödemeden ve eser sahibinin izin ve icazetine gerek kalmadan, hukuk düzenince öngörülen şartlarla ve objektif iyi niyet kurallarına uygun olarak yararlanma konusunda tanınmış, sınırlı bir yetkidir.” Bir eser meydana getirilirken, daha önce yayımlanmış eserlerden yararlanılması yaygın bir yöntemdir. Eser üzerinde üçüncü kişiler lehine yararlanma serbestisi tanınmamış olsaydı, bilim, edebiyat, sanat ve teknik alanlarda insanlığın bugünkü seviyesine ulaşması mümkün olamazdı. Bu zorunluluğun sonucudur ki tüm hukuk sistemleri mevzuatında “iktibas serbestisi” kavramına yer vermiştir. İktibas serbestisi mevzuatımızda Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 35. Maddesinde düzenlenmiştir. Madde, “Bir eserden aşağıdaki hallerde iktibas yapılması caizdir: 1.Alenileşmiş bir eserin bazı cümle ve fıkralarının müstakil bir ilim ve edebiyat eserlerine alınması, … 3. Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ve yayımlanmış diğer eserlerin, maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde ve münderecatını aydınlatmak maksadıyla bir ilim eserine konulması; …İktibasın belli olacak şekilde yapılması lazımdır. İlim eserlerinde, iktibas hususunda kullanılan eserin ve eser sahibinin adından başka bu kısmın alındığı yer belirtilir.” Hükmünü amirdir. İktibas serbestisi sayesinde herkes, daha önce alenileşmiş bir eserin bazı cümle ve fıkralarını, eser sahibinin iznine gerek duymadan alıp kendi müstakil eserinde kullanabilir. İktibasın bir başka koşulu “belli olacak şekilde yapılması” zorunluluğudur. Kanun, ilim eserlerinde, iktibasa konu eserin ve eser sahibinin yanı sıra, alındığı kısmın da belirtilmesi gerektiğini öngörmüştür. Bu noktada, iktibasın “aynen” veya “mealen” yapılmasının mümkün olduğuna işaret etmekte yarar görülmektedir. Aynen iktibasta, eser sahibinin kelime ve cümleleri hiçbir değişiklik yapılmadan, birebir alınır ve bunu belirtmek için de alıntıya konu bölüm örneğin tırnak içinde veya farklı yazı karakteriyle gösterilebilir. Buna karşılık mealen iktibasta, alıntıyı yapan, alıntıya konu ifadeleri, anlamda (mealde) herhangi bir değişikliğe meydan vermeden, bozmadan, kendi kelime ve cümleleriyle ifade eder. Bununla birlikte bu yola başvurulurken, mevzuatta öngörülen kurallara uyulması; eser sahibinin haklarının da korunması; kamu yararı ile arasında bir dengenin kurulması gerekir. Bu noktada, telif korumasının kapsamının da sağlıklı olarak belirlenmesi gerekir: Gerçekten de, telif korumasına konu olan, soyut fikirler değil, bunların ifade ediliş biçimidir. Bunun yanı sıra, herkesin malumu olan anonim nitelikteki bilgiler; mevzuat; hususiyeti olmayan ifadeler; tarihî olaylar; isimler; doğum ve ölüm tarihleri, günleri için kaynak belirtme zorunluluğu söz konusu değildir. Bir kullanımın iktibas serbestisi kapsamında olup olmadığını değerlendirirken göz önünde bulundurulması gereken hususlardan birisi de, başka eserlerden yararlanmanın “maksadın haklı göstereceği ölçüyü aşmaması”dır. Nitekim Yargıtay bir kararında, davalının, davacının eserinden 65 sayfayı hiçbir değişiklik yapmadan almasını, Kanun’da belirtilen ölçüyü aşma olarak değerlendirmiş ve eylemin, davacının ...’ten kaynaklanan haklarının ihlali niteliğinde olduğuna hükmetmiştir.....Yukarıda belirtilen yasal çerçeve ve yargı kararları ışığında davalının kullanımlarının değerlendirildiğinde, Davalı, davacının hak sahibi olduğu dergide yayımlanan yazıları, kendi çıkardığı dergide, başlıkları, görselleri ve metinleri ile birlikte bire bir kullanmıştır. Bunu yaparken, bazı yazıları keserek bir bölümünü kullanmış, kaynak da belirtilmemiştir. Dolayısıyla, bu kullanımların iktibas serbestisi veya diğer istisnalar kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,Bu değerlendirmeler kapsamında, davalının bu kullanımlarının, davacının ...’den kaynaklanan çoğaltma ve yayma mali haklarının (... m.22-23) ihlali olduğu kanaatine varılmıştır.Davacının, ...’ten kaynaklanan hakların ihlali sebebiyle m.68 kapsamında, rayiç bedelin 3 katı tutarında telif tazminatı talebi söz konusudur. Telif tazminatı hesaplanırken, davalının, davaya konu, davacı tarafından daha önce yayımlanmış olan yazı ve haberleri kullanabilmek için davacıdan izin alması halinde ödemesi gereken bedelin belirlenmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere, davalı tarafından yazıların bir bölümünü aynen bir bölümünü ise kısaltarak, bölerek kullanılmıştır. Bu durumda yöntem olarak, her bir yazının/haberin sayfası için rayiç bedel belirlenmiş ve davalı tarafından kullanılan sayfa sayısı ile çarpılarak tazminat hesabı yapılmıştır. Davaya konu yazıların niteliği, içeriği, yayımlandığı dergilerin hedef kitlesi, güncelliği, ilk yayının üzerinden geçen süre, yayınlanma süresi dikkate alınarak yazı/haberlerin her bir sayfası için 2.002,50.-TL mertebesinde rayiç bedel takdir edilmiştir. Davalı tarafından kullanılan yazıların toplamı bilirkişi raporunda tabloda gösterilmiş, sayfa başına belirlenen alt ve üst bedellerden hareketle telif tazminatı hesaplanmıştır: Neticede; bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından; Marka Hakkının İhlali Yönünden; Davalı kullanımlarının davacıya ait koruma markası ile benzer olduğu, davalının marka kullanımlarını gördüğünde bu markaların davacının .... Sayılı koruma markaları ile ilgili olduğunu düşünebileceği; Ancak, 6769 sayılı SMK hükümleri dikkate alındığında, “koruma markası” kavramının, “sınai mülkiyet hakkı” olarak tanımlanmadığı ve SMK ile sağlanan korumanın yalnızca tescil yoluyla elde edilebileceği dikkate alındığında, koruma markasıyla korunmasına karar verilen bir işaretin mutlak ve nispi ret nedenleri yönünden bir değerlendirmeye tabi tutulmasının mümkün bulunmadığı; 6769 sayılı Kanun hükümlerinin somut uyuşmazlığa uygulama imkânının bulunmadığı; Davacı vekili dava dilekçesinde, J.Gn.K.lığı adına koruma markası olarak tescil edilen "..." adı ile iktibas veya iltibas edilerek logo kullanımları kapsamında haksız olarak elde ettiği yarara ilişkin, (belirsiz alacak davası şeklinde) maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiş olup; Telif Haklarının İhlali Yönünden: Davaya konu, davacıya ait ... dergisinde yayımlanan yazıların ve haberlerin, fikri bir çaba ile hazırlandığı ve sahiplerinin hususiyetlerini taşıdığı ve bu nedenle ... m.2 kapsamında eser niteliğinde oldukları; Davaya konu yazıları/haberleri yazan/hazırlayan eser sahibi gerçek kişileri bir araya getiren ve sahibi olduğu ... adlı dergide yayımlayan davacının, ... m.10 kapsamında bu eserler üzerindeki hakları kullanabileceği; Davalının, davacının hak sahibi olduğu dergide yayımlanan yazıları, kendi çıkardığı ... adlı dergide, başlıkları, görselleri ve metinleri ile birlikte bire bir kullandığı, bunu yaparken, bazı yazıları kısalttığı, kaynak da belirtilmediği ve bu kullanımların davacının ...’den kaynaklanan çoğaltma ve yayma mali haklarının (... m.22-23) ihlali olduğu; Davalının ihlal niteliğindeki eylemleri sebebiyle davacının ... m.68 kapsamında talep edebileceği 3 kat telif tazminatının 24.000.-TL-30.000.-TL arasında olabileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ve talep arttırım dilekçesi doğrultusunda, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :1-Davanın Kabulüne, Davalının davacı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespitine,Tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına ve tecavüzün ref'ine,"...." sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine,... adına koruma markası olarak tescilli "..." adı ve logoları kullanılmak suretiyle; basımı yapılan ve yapılması muhtemel olan dergiler ve ile varsa benzer mahiyette reklam, afiş, pano, levha, kartvizit, broşür, kitapçık ve benzeri ürünlerin toplatılması ve kullanımının-basımın yasaklanmasına, 30.000,00.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,Kesinleşen ilamın masrafı davalıdan tahsil edilmek suretiyle tirajı yüksek üç gazeteden birinde ilanına, 2-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, a......hesaplarına erişimin engellenmesi, b. "..." adını kullanarak ve "..... Dergisi" adı altında basımını yaptığı dergilerin basım ve yayımının durdurulmasına,Alınması gereken 2.049,30.-TLnispi ilâm harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat için hesap olunan takdiren 30.000,00.-TL nispi, kabul edilen diğer istemler için hesap olunan 40.000,00.-TL maktu olmak üzere iki ayrı ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 10.307,00.-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalının yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.28.05.2025 Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ Bilirkişi Ücreti : 9.000,00.-TL P.P : 1.307,00.-TL TOPLAM : 10.307,00.-TL