Jandarma Genel Komutanlığında görevli kıdemli albayın resen emekliliğine ilişkin idari işlemin hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisinin Danıştay 12. Dairece temyiz incelemesi.
Özet: Jandarma Genel Komutanlığında kıdemli albay olarak görev yapan davacının, 2803 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca İçişleri Bakanı onayıyla resen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, idare mahkemesi ve bölge idare mahkemesi, davalı idarenin personelin sağlık durumu, sicil ortalaması, ödül sayısı ve amir kanaati gibi somut kriterleri esas alarak kullandığı takdir yetkisinde, kamu yararına aykırı veya hizmet gerekleri dışında subjektif bir neden bulunmadığını, idarenin bu yöndeki kararının mevzuata ve hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar vermiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : 2025/1765Karar No : 2025/2787 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı 2- ... Genel Komutanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Jandarma Genel Komutanlığında kıdemli albay olarak görev yapan davacının, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca İçişleri Bakanının onayıyla 30/08/2023 tarihinden geçerli olmak üzere re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesinde, rütbelerindeki bekleme süresinin dolması ya da kadrosuzluk nedenleri ile emekliliğe sevk edilme durumunda olan, ancak hizmetlerine ihtiyaç duyulan albayların 60 yaşına kadar İçişleri Bakanının onayıyla görevde bırakılabileceği, ayrıca personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebileceğinin kurala bağlandığı; uyuşmazlık konusu olayda, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden, davalı idarenin re'sen emekliye sevk işleminde personelin sağlık durumu, emsali nasıplı personele nazaran meslek safahatı boyunca almış olduğu ödül ortalaması, sicil amirleri tarafından personel hakkında olumsuz kanaat bildirme, meslek safahatı boyunca almış olduğu sicil ortalamaları ve meslek safahatı boyunca geçirmiş olduğu soruşturma/kovuşturma sayısı ve disiplin cezaları ile adli durumunun esas alındığının anlaşıldığı; bu durumda, davalı idarece re'sen emekliye sevk işleminde esas aldığı kriterler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, davacının sağlık yönünden %48 engelinin bulunduğu, sicil not ortalaması ile ödül sayısının emsali personele göre düşük olduğu ve hakkında sicil amirinin olumsuz kanaatinin bulunduğu hususları birlikte dikkate alındığında, davalı idarenin davacıyı re'sen emekliye sevk işleminde kamu yararı amacına aykırı ve hizmet gerekleri dışında subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir verinin bulunmadığı, hangi personelin re'sen emekliye sevk edileceğinin belirlenmesi konusunda idarenin yargı kararıyla zorlanmasının hukuken olanaklı olmadığı dikkate alındığında, davalı idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde, albay olarak görev yapan ve rütbesindeki bekleme süresi dolan davacının, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre Bakan Onayı ile emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre, re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde idarenin takdir yetkisinin bulunduğu açık olup, idarenin re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde kamu yararı amacına aykırı ve hizmet gerekleri dışında subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir verinin bulunmadığı, hangi personelin emekliye sevk edileceğinin belirlenmesi konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının da hukuken olanaklı olmadığı anlaşıldığından, davalı idarelere tanınan takdir yetkisi doğrultusunda, Jandarma Genel Komutanlığında albay olarak görev yapan ve rütbesindeki bekleme süresi dolan davacının, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre Bakan onayı ile emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın verildiği, kendisinden daha düşük sicil alan albayların görev süresinin uzatıldığı, bu hususla ilgili objektif bir gerekçe gösterilmediği; 2017 yılındaki sağlık durumu 2020, 2021 ve 2023 yılları için görev süresinin uzatılmasında engel teşkil etmez iken, 2023 yılında emekliye sevk işlemine gerekçe olarak gösterilmesinin haklı bir nedene dayanmadığı; ödül, ceza ve çalışma yerleri yönünden yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/12/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/1194 sayılı kararında, re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil not ortalaması, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi ve beceri, personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar gibi kriterlerin tüm personel yönünden eşit ve objektif bir biçimde uygulanıp uygulanmadığı hususları araştırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, bu hususlar göz ardı edilerek temyize konu kararın verildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçları açısından değerlendirme yapılarak rütbe bekleme süresi dolan personelin hizmetlerine ihtiyaç duyulması halinde Bakan onayıyla görevine devam etmesine karar verildiği, aksi halde emekliye sevk edildiği; davacının 30/08/2015 tarihinde albay rütbesine terfi ettiği ve 30/08/2020 tarihi itibarıyla rütbe bekleme süresini (5 yıl) doldurduğu, albay ve üstü rütbeler için atanabilecek kadronun sınırlı olduğu; hizmet gerekleri ve idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde davacının emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı, Danıştayın emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/12/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/1194 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde; ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil not ortalaması, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi ve beceri, personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar gibi kriterlerin tüm personel yönünden eşit ve objektif bir biçimde uygulanıp uygulanmadığı hususu araştırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararda hukuki isabet bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 29/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY: Dava; Jandarma Genel Komutanlığında kıdemli albay olarak görev yapan davacı tarafından, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İçişleri Bakanının onayıyla 30/08/2023 tarihinden geçerli olmak üzere re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesinde, "...Subaylığa ve astsubaylığa nasıp işlemleri, İçişleri Bakanlığının onayıyla yapılır. Rütbelerindeki bekleme süresinin dolması ya da kadrosuzluk nedenleri ile emekliliğe sevk edilme durumunda olan, ancak hizmetlerine ihtiyaç duyulan albaylar 60 yaşına, generaller ise 65 yaşına kadar İçişleri Bakanının onayıyla görevde bırakılabilirler. İlgili personel, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebilir..." kuralına yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen Kanun hükmü değerlendirildiğinde, Kanun'un amacının, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarının gerekli kıldığı hallerde ilgili personelin bekleme süreleri dolmadan re'sen emekli edilmelerine olanak sağlayarak, bu sayede emniyet ve asayiş hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan kadro sayılarının belirlenmesi ve belirlenen bu kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, re'sen emekliye sevk edilenler hakkında kadrosuzluk tazminatının ödenmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.Anılan Kanun hükmü ile idareye, re'sen emekliye sevk edeceği personeli belirleme konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olmakla birlikte, idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir. Öte yandan, dava konusu işlemin dayanağı olan 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesindeki düzenlemeye benzer bir kurala, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun geçici 27. maddesinde de yer verilerek, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesini haiz olan personelin re'sen emekliye sevk edilebileceği düzenlemesine yer verildiği, bahsedilen Kanun hükmünün iptali istemiyle açılan davada verilen Anayasa Mahkemesinin 04/05/2017 tarih ve E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararında da; idareye tanınan takdir yetkisinin, keyfîlik anlamına gelmeyip kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla ve objektif kriterlere uygun olarak kullanılabileceği, idarenin bu yetkisini kullanırken kamu hizmetinin daha iyi işlemesi veya kamu yararı amacıyla işlem yapabileceği, bunun için ise söz konusu kadrolarda çalışanlar yönünden birtakım ayırt edici objektif kriterlerin kullanılmasının gerektiği hususlarına vurgu yapılmış ve anılan Kanun hükmünün Anayasa'ya aykırılık taşımadığı sonucuna varılarak iptal isteminin reddine karar verilmiştir. Bu bağlamda, İdare Hukukunun genel ilkeleri uyarınca, idarenin bu yetkisini kullanırken kamu hizmetinin daha iyi işlemesi veya kamu yararının gerçekleşmesi için işlem tesis etmek zorunda olduğu açıktır. Kamu hizmetinin daha iyi işlemesi veya kamu yararı amacıyla işlem yapılabilmesi için ise, söz konusu kadrolarda görev yapanlar yönünden bir takım ayırt edici objektif kriterlerin belirlenmesi gerekmektedir. Bunun yanında, söz konusu kriterlerin uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması da hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucudur.Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece emekliye sevk edilen personelin belirlenmesi aşamasında yapılan değerlendirmelerde, hangi kriterlerin esas alındığına dair dosyaya herhangi bir bilgi ve/veya belge sunulmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, re'sen emekliye sevk edilmesine karar verilen personel belirlenirken; ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil not ortalaması, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi ve beceri, personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar gibi kriterlerin tüm personel yönünden eşit ve objektif bir biçimde uygulanıp uygulanmadığını ortaya koyan bilgi ve belgelerin davalı idarelerden istenilmeksizin eksik inceleme ile verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.Nitekim, benzer nitelikteki bir uyuşmazlıkta, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 25/12/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/1194 sayılı karar da bu yöndedir.Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle, karara katılmıyorum.