5. Hukuk Dairesi, imar planıyla okul alanı olarak ayrılan ve kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili talebine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: İmar planında okul alanı olarak belirlenmesine rağmen kamulaştırma yapılmayarak hukuken el konulan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, ilk derece mahkemesi davacıların talebini haklı bularak taşınmazın değerinin davalı idarece ödenmesine ve mülkiyetin Hazine adına tesciline hükmetmiştir; bu karara karşı hem davacılar hem de davalı idarenin yaptığı istinaf başvuruları bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek ilk derece mahkemesi kararı onanmış olup, dosya her iki tarafın temyiz başvurusu üzerine Yargıtay incelemesine gelmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/6828 E.  ,  2026/796 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1804 Esas, 2025/1113 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/343 Esas, 2024/34 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;... Mahallesi 261 65... parsel sayılı davacıların hissedarı olduğu taşınmazın davalı idare tarafından imar planında okul alanı olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan taşınmaza hukuken el atıldığını, davacıların mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara tapudaki payları oranında verilmesine, bedeline hükmedilen davacılar payının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, denetlenemediğini, emsal karşılaştırmasının hatalı olduğunu, dosyaya sunmuş olduğu emsal taşınmaz satışlarının değerlendirmede dikkate alınmadığını, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, tespit edilen tazminat bedelinin taşınmazın rayiç değerinin çok altında kaldığını, davacıların her biri lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumet, hak düşürücü süre, zamanaşımı, derdestlik, görevsizlik, yetkisizlik ve dava şartı olarak düzenlenen uzlaşma prosedürü yerine getirilmeden açılan davanın reddi gerektiğini, tespit edilen tazminat bedelinin çok yüksek olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davacılar lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın imar planında "Lise Alanı" olarak ayrıldığı, taşınmazın boş arsa görünümünde olup üzerinde herhangi bir yapı ve tesis bulunmadığı, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, idarenin hukuka aykırı eylemi nedeniyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş deyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği, bu itibarla, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle bedelinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacılar payının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline dair kararda usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişisi raporundan, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, taşınmazın 25.09.2001 onay tarihli imar planında " Lise Alanı " olarak ayrıldığı ve uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı kabul edilip 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesindeki düzenleme de gözetilerek alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur.
3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza 03.05.2023 değerlendirme tarihi itibarıyla 14.510,00 TL/m2 değer biçilmiş olup, dava konusu taşınmazın paydaşları tarafından aynı taleple açılan davada, Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/327 Esas, 2024/38 Karar sayılı kararı ile taşınmaza 08.05.2023 değerlendirme tarihi itibarıyla 18.800,00 TL/m2 değer biçildiği ve işbu bedelin Dairemizin 2025/5429 Esas, 2025/14033 Karar sayılı kararı ile denetiminden geçerek uygun bulunduğu dikkate alındığında, rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli değildir.
6. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak raporun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
7. Kabule göre de; 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesinde düzenlenen hukuki el atmaya ilişkin uyuşmazlıkta davacılar payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacılardan peşin alınan 9.101,10 TL temyize başvurma harcından yatırması gereken 3.033,70 TL'nin Mahsubu ile kalan bakiye 6.067,40 TL harcın istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.