Yargıtayın, uyuşturucu madde ticareti suçunda sanığın eyleminin kişisel kullanım veya satış amaçlı olduğunu ayırt etmede başvurduğu kritik değerlendirme ölçütleri.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan ilk derece mahkemesince 8 yıl 4 ay hapis cezası ve adli para cezasına çarptırılan sanığın istinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine temyize taşınan davada, sanık müdafiinin delil yetersizliği, beraat talebi, eylemin kullanma amaçlı bulundurma suçu olduğu ve aramanın hukuka aykırılığı iddiaları karşısında Yargıtay, uyuşturucu maddenin bulundurulma amacı ve miktarının tespiti için failin başkasına satma veya devretme davranışı, maddenin saklandığı yer ve biçimi, özenle hazırlanmış küçük paketçikler, hassas terazi ve ambalaj malzemeleri varlığı ile maddenin çeşit ve miktarı gibi yerleşik kriterleri detaylı bir şekilde açıklayarak dosyanın incelenmesine devam etmektedir.
8. Ceza Dairesi         2025/13251 E.  ,  2026/7241 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/2617 Esas, 2025/1664 Karar
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Alanya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2025 tarihli ve 2025/346 Esas, 2025/320 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 83.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 23.09.2025 tarihli ve 2025/2617 Esas, 2025/1664 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, aramanın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde sanığın badem bahçesinde bulunan kulübe içerisinde kaldığı, dikkat çekmemek için ailesinin ikametinde kalmadığı ve ailesinin ikametinin inşaat hâlinde olan ikinci katında suç unsuru madde saklayabileceği yönünde edinilen bilgiler üzerine sanığın yakalandığı, tedirgin ve çelişkili beyanları üzerine usülüne uygun şeklide sanığın ailesinin ikametinin müştemilatı konumundaki bahçede bulunan ardiyelik içerisinde esrar bulunduğu olayda sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.06.2004 tarihli ve 107-1 36... .03.2012 tarihli ve 387-75 sayılı kararları başta olmak üzere bir çok kararında da belirtildiği üzere uyuşturucu madde bulundurmanın, kullanma maksadına matuf olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması gereken ve öğreti ile uygulamada da kabul görmüş olan bazı kriterler bulunmaktadır.
Bunlardan ilki; failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediğidir.
İkinci kriter, uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimidir. Kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin genellikle evinde veya iş yerinde bulundurmaktadır. Buna karşın uyuşturucunun ev veya iş yerine uzakta, çıkarılıp alınması güç ve zaman gerektiren depo, mağara, samanlık gibi bir yere gizlemesi kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğunu gösterebilir. Yine, uyuşturucunun çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler hâlinde olması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş olması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında, hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli bir belirtidir.
Üçüncü kriter de, bulundurulan uyuşturucu maddenin çeşit ve miktardır. Uyuşturucu madde kullanan kimse genelde bir ya da benzer etki gösteren iki değişik uyuşturucu maddeyi bulundurur. Bu nedenle değişik nitelikte ve farklı etkileri olan eroin, kokain, esrar ve amfetamin içeren tabletleri birlikte bulunduran sanığın bunları satmak amacıyla bulundurduğu kabul edilebilir. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermekle birlikte, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri bildirilmektedir. Esrar kullanma alışkanlığı olanların bunları göz önüne alarak, birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrar maddesini ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri de adli dosyalara yansıyan ve bilinen bir husustur. Buna göre, esrar kullanan faillerin olağan sayılan bu süre içinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarın üzerinde esrar maddesi bulundurmaları hâlinde, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı kabul edilmelidir.
Yukarıda sayılan kriterlerle birlikte somut olay değerlendirildiğinde, olay tutanaklarına göre sanık hakkındaki istihbari bilginin suç unsuru madde bulundurduğuna ilişkin olduğu, her ne kadar tutanak tanığı duruşmada istihbari bilginin sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin olduğunu beyan etmişse de bu beyanın olay tutanağı ile uyuşmadığı, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin istihbari bilgi bulunduğuna yönelik kabullerin dosya kapsamındaki delillere aykırı olduğu göz önüne alındığında, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ve bu maddeyi satmak veya bir başkasına vermek gibi kullanmak dışında bir amaçla bulundurduğuna dair bir ihbar ya da istihbari bilginin bulunmaması, arama sonucunda ele geçirilen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım sınırlarında kalma ihtimalinin bulunması, sanığın toksikoloji raporunda ele geçen uyuşturucu maddenin kullanıcısı olduğunun anlaşılması karşısında sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine ilişkin mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu, UYAP üzerinden yapılan araştırmada sanık hakkında ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütüldüğü göz önüne alındığında, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 23.09.2025 tarihli ve 2025/2617 Esas, 2025/1664 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Alanya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.