Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanan pasaportun geç teslimi nedeniyle oluşan zararın tazmini davasında pervasız hareketten ötürü taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağına dair istinaf kararı.
Özet: Bir taşıma sözleşmesi kapsamında davacı turizm acentesinin müşterisine ait pasaportun, davalı kargo firması tarafından zamanında ve tam olarak teslim edilmemesi, kargonun davalı tarafça gönderici şubede unutulup gecikmeli bulunması ve davacının kendisi tarafından teslim alınması nedeniyle müvekkili müşterinin yurt dışı turunu kaçırması üzerine acentenin uçak bileti ve konaklama iptal masrafları olarak uğradığı 6.494,00 TL zararın tazmini talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davalının pasaportu kasada unutma ve zamanında teslim etmeme eylemini pervasız hareket ve hizmet kusuru olarak değerlendirerek, sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağına hükmetmiş ve davacının tüm zararını ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir, bu karara davalı tarafça istinaf başvurusu yapılmıştır.

T.C. BURSA BAM . HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : NUMARASI : DAVACI : ... VEKİLİ : DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ - 0986000892500906 VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Bursa . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğunu, kargo göndericisi Ravzanur Turizm tarafından 11/02/2019 tarihinde müvekkili firmaya gönderilmek üzere, davalı ... firmasının Balipaşa/İstanbul şubesine elden teslim edilen, içerisinde müvekkili acente müşterisi ... ve bir müşterinin daha pasaportu bulunan kargo için 1 günlük teslimat tarihi bildirildiği halde, pasaportun süresi içerisinde teslim edilmediğini, kargo içeriğinde mevcut pasaport sahibi müşteri ..., müvekkili firmanın aracısı olduğu 13.02/23.02.2019 tarihleri arasında gerçekleşecek olan Kuveyt/Bahreyn/Katar tur programı olduğunu, 13/02/2019 tarihi akşamına kadar gönderi bulunamadığından ve yola çıkmadığından, müvekkili acente tarafından pasaportu bulunamayan müşterinin tur programındaki otel rezervasyonları ve uçak biletlerinin iptalini gerçekleştirmek zorunda kaldıklarını, rezervasyon iptalleri dolayısıyla müvekkil firma tarafından 2.081,00 TL uçak bileti, 4.413,00 TL konaklama ücretleri olmak üzere toplam 6.494,00 TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını, bu işlemler sonrasında kargonun bulunduğu bilgisinin geldiğini, ancak hala gönderici şube olan Balipaşa/İstanbul şubesinde olduğu bilgisi iletildiğinden, 3 günde halen kuryeye edilmeyen gönderinin 14/02/2019 tarihinde gönderici şube olan Balipaşa şubesinden elden teslim alınmak zorunda kalındığını, ihtarname ile davalının ihtar edildiğini ancak ihtara da cevap verilmediğini ve zararın giderilmediğini, hizmetin hiç ve gereği gibi yerine getirilmemesi sebebiyle ... firmasının eşya ve değerli evrakların Ticaret Kanununa göre taşıma sözleşmesine aykırı olarak, nakil aşamasında kaybolmasına yol açarak gecikme sonucu zarara sebebiyet verdiği; belirterek 6.494,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetkili mahkemenin davalının ikametgahı mahkemesi olduğunu, taşıma sözleşmesine aykırı bir işlemin bulunmadığını, kargonun davalıya teslim edildiğini ancak kargoda bulunan kasanın üst kısmında kalmış olması nedeniyle ilk aşamada kayıp durumuna düştüğünü, daha sonra kargonun bulunduğunu, 14/02/2019 tarihinde gönderici firma yetkilisi Rauf Talha imzasına teslim edildiğini, kargoyu içerik yada aciliyeti belirtilmeksizin standart kargo olarak taşıma isteyen gönderici firmada kusurun bulunduğunu, zarar ile illiyet bağının ispatlanması gerektiğini teslim edilen kargonun taşınması yasak kargo statüsünde olduğunu sorumluluğunun TTK'nın 882. maddesiyle sınırlı olduğunu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Davacının müşterisine ait pasaportun Bursa’ya teslim edilmek üzere .....Balipaşa /İstanbul Şubesine teslim edilen gönderinin hiç yola çıkarılmadan bulunduğu ve göndericisine İstanbul'da elden teslim edildiğinin ihtilafsız olduğu, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi uyarınca davacının müşterisine ait pasaportun davalı taşıyıcı personeli tarafından kasada unutulması ve zamanında teslim edilmemesi, kargo dağıtımının sağlanmaması eyleminin zarar görme ihtimalini umursamayan pervasız hareket niteliğinde olduğunun değerlendirildiği ve davalı taşıyıcının hizmet kusuru niteliğinde oluğu, davalı taşıyıcının 6102 sayılı TTK'nın 886. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktan yararlanamayacak olması nedeni ile davacı tarafın uğradığı zararın, mahkemece tüm dosya kapsamı, dosya içerisinde davacı tarafça sunulan ödeme ve iade belgeleri, taraf beyanları, aldırılan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde raporun hükme esas almaya yeterli görülerek taşıyıcının ürünün taşıma esnasında kaybolması ve zamanında teslim edilmemesinden dolayı sorumlu bulunduğu kanaatine varılarak "1-Davanın kabulü ile; 6.494,00 TL nin temerrüt tarihi olan (21/02/2019 ihtarname tarihi tebliğ tarihinden itibaren 7 gün süre verildiği göz önüne alınarak) 01/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin pervasız hareket ettiğine ilişkin tespitin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, uyuşmazlık konusu kargonun müvekkili şirkete teslim edildiğini ancak kargoda bulunan kasanın üst kısmında kalması nedeni ilk aşamada kayıp duruma düştüğünü, araştırmalar sonucu kargonun bulunduğunu, 14/02/2019 tarihinde gönderici firma yetkilisi Rauf Talha imzasına teslim edildiğini, olayda kasıtlı ve kusurlu bir hareket bulunmadığı gibi mevcut sektörde işin işleyişi ve iş sayısının fazlalığı nazara alındığında hayatın olağan akışında yaşanabilecek gelişmeler olduğunu, TTK'nın 886. maddesinin sorumluluğu sınırlama hakkının kaybını belirlediğini, zarara kasten veya pervasızca sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının bu hükümden yararlanmayacağını, kanun koyucunun maddede geçen “pervasızca ve zararın gerçekleşebileceği bilinciyle hareket” ibaresinin tek bir kavram olarak değerlendirilmesini ve kasta eşit bir kusur olarak yorumlanması gerektiğini belirttiğini, kastedilenin davacıya karşı bilerek işlenen kötü hareket olduğunu, müvekkili firmanın kastının bulunmayacağını, mahkemece herhangi bir gerekçelendirme yapılmaksızın müvekkili şirketin sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davacı ve/veya göndericinin kusuruna ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, ürünlerin kargo içerisinde bulunduğunun ve ürünün değerinin ispatlanması gerektiğini, davacının işbu ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğini, kargonun da uyarısız, bildirimsiz, içerik belirtilmeksizin ve sigortasız gönderilmesinin davacının sorumluluğunda olduğunu, kargonun bulunmasından sonra gönderici tarafından geri alınması nedeniyle taşıma işleminin gerçekleştirilemediğini, ayrıca teslim süresine ilişkin müvekkili şirket tarafından herhangi bir taahhüt verilmediğini, pasaport içerikli gönderisini standart taşıma şeklinde taşıtan göndericinin kusur durumuna ilişkin değerlendirme yapılmadığını, eksik incelemeden ibaret bilirkişi raporu hükme esas alındığını, bilirkişi heyetinin kendini hakim yerine koyarak, hukuka aykırı tespitlerde bulunduğunu, illiyet bağının ispat edilemediğini, taşıyıcının sorumluluğuna dair yeterli inceleme yapılmadığını, salt davacının iddiaları ile talepler ile bağlı kalınarak tanzim edilen 2. bilirkişi raporunun, sınırlı sorumluluk hükümlerine göre inceleme yapan 1. bilirkişi raporuna karşı neden üstünlük tanındığının anlaşılamadığını, müvekkili taşıyıcının TTK 880 hükmüne göre belirli bir limit dahilinde mesul tutulabileceğini, zarar eğer bu limiti aşıyorsa aşan kısmın ödenmeyeceğini,Yerel mahkeme tarafından hükmedilen faiz ve faiz başlangıç tarihinin de hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, dava konusu kargonun geç teslim/zayi nedeniyle oluşan zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacının müşterisi ...Cenkçiler için yurt dışı tur programına aracılık ettiği ve pasaportun İstanbuldan Ravzanur Turizm tarafından davalı kargo şirketinin Balipaşa/İstanbul şubesine elden teslim edildiği her iki tarafın kabulündedir. Kargonun 11/02/2019 tarihinde teslim edilmesine rağmen alıcı davacı firmaya ulaşmaması üzerine, kargo firmasının kargoyu önce kayıp duruma düştüğünün kabul edildiği, daha sonra ise kargoda bulunan kasa üstünde kaldığı kabul edilerek kargonun bulunduğu ve 14/02/2019 tarihinde gönderici firma yetkilisine teslim edildiği anlaşılmaktadır.Davaya konu kargo taşıma ilişkisi nedeniyle düzenlenen "Kargo hareketleri İzleme" belgesinde 11/02/2019 tarihli gönderinin CV 353755 Ft. Numaralı ve 1050853754 gönderi numarası kaydı yer almakta olup, göndericinin Ravzanur Turizm olduğu, yine davacı tarafından sunulan pasaport sahibi olduğu belirtilen ...cenkçiler için davacı firmanın aracısı olduğu 13/02/2019-23/02/2019 tarihleri arasındaki "Kuveyt-Bahreyn-Katar" tur programına ilişkin yapılan rezervasyon ve uçak biletlerine dair faturaların ve iptal nedeniyle "Noshow" uygulamasına ilişkin yapılan ödemelerin sunulduğu görülmüş, nitekim bu durum dava dilekçesinde ve davadan önce gönderilen ihtarname içeriğinde açıkça belirtilmiştir.6102 sayılı TTK. 875. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcı ancak TTK. 875/2, 876 ve 878. maddesinde gösterilen hallerin mevcudiyetini ispat etmek suretiyle mesuliyetten kurtulabilir.Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda ise tazmin edilecek zararın kapsamı ve sınırları TTK. 880. maddesi gereğince belirlenecek olup bu tazminat, eşyanın zıyaı hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre belirlenmesi gerekmektedir.Ancak TTK. 886. maddesi uyarınca taşıyıcı veya TTK’nın 879. maddede belirtilen kişiler zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalle sebebiyet verdiklerinin ispat edilmesi halinde sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaklardır.Bu itibarla, uyuşmazlığa yönelik davacı tarafından davalıya teslim edilen emtianın göndericiye süresinde teslim edilmemesi ve bu duruma dair herhangi bir izahatın getirilmemesi, daha sonrasında ise kargoda bulunan kasanın üst kısmında kalmış şeklindeki açıklamanın pervasızca davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlendiğini göstermektedir. Söz konusu bu durum sorumluluk sınırlama hakkının kaybına neden olacağından davalı taşıyıcı TTK 882. maddesinde düzenlenen brüt 8.33 SDR sınırlı sorumluluk hükümlerinden de yararlanamayacaktır. Hal böyle olunca, davalının süresinde ulaştırılmayan pasaport nedeniyle iptal edilen tur programından kaynaklı olarak davacı tur şirketinin uğradığı zarardan sorumlu tutulması doğru görülmüş, davalı tarafın ihtar ile temerrüde düşürüldüğü ve her iki tarafın tacir olduğu dikkate alınarak uygulanan faiz oranı ve faiz başlangıç tarihinde hukuka aykırılık görülmemiştir.Açıklanan nedenle davalı istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 110,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 504,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 09/04/2025 Başkan¸e-imzalıdır Üye¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip¸e-imzalıdır