Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 5846 sayılı FSEKe muhalefet suçlarında hükmün temyiz mi istinaf mı olacağı ve farklı eylemlerde kazanılmış hak ilkesinin uygulanıp uygulanmayacağı konusundaki itiraz kararı.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sunulan itirazda, bir sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra tesis edilmesi sebebiyle temyiz yerine istinaf incelemesine tabi tutulması gerektiği ve önceki yargılamadan farklı, daha ağır cezayı gerektiren sahte bandrol eylemi nedeniyle verilen yeni hükümde kazanılmış hak ilkesinin uygulanamayacağı iddia edilmektedir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/495 E., 2025/251 K.SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadereYargıtay 7. Ceza Dairesinin 06.11.2025 tarihli ve 2025/3870 Esas ve 2025/14818 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesi uyarınca yapılan lehe ve aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun'un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İTİRAZDairemizin 06.11.2025 tarihli ve 2025/3870 Esas, 2025/14818 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.03.2026 tarihli ve 7 - 2025/70903 sayılı yazısı ile,"İtiraz konusu uyuşmazlık,Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz mi yoksa istinaf incelemesine mi tabi olduğu ve ayrıca kazanılmış hakkın da ihlal edilmediğinin gözetilmesi gerektiğine ilişkindir.Yüksek Dairenizin 25/11/2021 2021/15068 esas ve 2021/16176 karar sayılı kararıyla bozulmasına karar verilen ve temyiz dışı sanık ...'le ilgili olan Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/01/2016 tarihli ve 2014/863 esas ve 2016/51 karar sayılı kararının bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20/07/2016 öncesine ilişkin olduğunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.Ancak bozma sonrasında suç duyurusu üzerine sanık ...'la ilgili olarak açılan davalar üzerine birleşen dosyalar sebebiyle verilen Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/03/2025 tarihli ve 2024/495 esas ve 2025/251 karar sayılı kararıyla ilgili olarak sanık ve müdafii tarafından yapılan kanun yolu başvurularının Yargıtay tarafından incelenmesine karar verilmiş ise de bahse konu mahkûmiyet kararının bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20/07/2016 tarihinden sonra verilmiş olması sebebiyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu, her ne kadar bu sanık yönüyle kurulan Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2023 tarihli ve 2022/70 esas ve 2023/653 karar sayılı hükmü daha önce temyiz incelemesine konu edilmişse de bu hükmünde 20/07/2016 tarihinde sonra verilmiş olması sebebiyle aslında temyiz incelemesine konu edilmemesinin gerektiği, bir başka ifade ile daha önce istinaf incelemesine tabi olması gereken hükmün temyiz incelemesinden geçmesinin sonradan kurulan hükmü temyiz edilebilir hale getirmeyeceği, dolayısıyla Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/03/2025 tarihli ve 2024/495 esas ve 2025/251 karar sayılı son hükmünün de 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesine eklenen 3. fıkra gereği temyizen incelenmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin kanun yolu başvurularının bölge adliye mahkemesi ceza dairesince değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.Kaldı ki sanık hakkında Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2023 tarihli ve 2022/70 esas ve 2023/653 karar sayılı kararıyla verilen ve sanık tarafından temyiz edilince Yüksek Dairenizin 13/06/2026 tarihli ve 2024/1122 esas ve 2024/6461 karar sayılı kararı ile bozulan kararına konu ve 5846 sayılı Yasa'nın 81/4 ve TCK'nın 62/1, 52/2 maddeleri gereğince verilen 1 yıl 8 ay hapis ve 8.320 TL adli para cezasının sanık hakkında kazanılmış hak oluşturduğu belirtilmiş ise de bu hükmün 5846 sayılı Yasa'nın 81/4. maddesinde düzenlenen bandrolsüzlük eylemi nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmü olduğu, oysa sanığın sonraki mahkumiyetinin aynı Kanun’un 81/9. maddesinde yer alan sahte bandrol eylemine ilişkin olduğu, sonradan sanık hakkında yapılan suç duyurusu üzerine 5846 sayılı Kanun'un 81/9. maddesi uyarınca iddianame düzenlenerek dava açıldığı dolayısıyla sanık hakkında sahte bandrol eylemi nedeniyle birleştirilme talepli olarak açılıp birleştirilen davanın anılan Kanun’un 81/4. maddesi uyarınca daha önce açılan davanın devamı niteliğinde değil yeni, farklı ve daha ağır cezayı gerektiren suça ilişkin bir dava olması sebebiyle sonradan 5846 sayılan Kanun’un 81/9. maddesi uyarınca kurulan hükümde kazınılmış hak ilkesinin dikkate alınamayacağı gözetilmeden aksi yönde karar verilmesi de hukuka aykırılık oluşturmaktadır." gerekçesiyle itirazda bulunulduğu anlaşılmıştır.II. GEREKÇENazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2014/863 Esas, 2016/51 Karar sayılı kararı ile temyiz dışı sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün o yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine Dairemizin 25.11.2021 tarihli ve 2021/15068 Esas, 2021/ 16176 Karar sayılı kararı ile "Temyiz dışı sanık ...'in savunmasında bahsi geçen ... isimli şahsın tanık olarak beyanı alınarak CMK 48 md. hakları da hatırlatılarak sanığın savunmasının doğruluğunun araştırılması, gerektiğinde adı geçen şahıs hakkında suç duyurusunda bulunulup, dava açılması halinde dosyaların birleştirilmesi, dava açılmaması halinde ise tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması," gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, ... hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine birleştirilme talepli açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama neticesinde Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2023 tarihli ve 2022/70 Esas, 2023/653 Karar sayılı kararı ile ... hakkında beraat kararı, ... hakkında ise mahkûmiyet kararı verildiği, ... hakkında kurulan beraat hükmünün temyiz edilmeden kesinleştiği, sanık ... hakkında kurulan 03.10.2023 tarihli mahkûmiyet hükmünün ise sanığın temyizi üzerine Dairemiz tarafından incelenerek bozulması üzerine Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2025 tarihli ve 2024/495 Esas, 2025/251 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün kurulduğu ve anılan kararın sanık ve müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla, Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2023 tarihli ve 2022/70 Esas, 2023/653 Karar sayılı kararı ile hakkında mahkûmiyet kararı verilen sanık ... yönünden daha önce Yargıtay denetiminden geçen bir kararın bulunmadığı, 03.10.2023 tarihli kararın ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş olması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf mahkemesince yapılması gerektiği, buna karşın Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2023 tarihli hükmünün temyiz incelemesinden geçmesinin sonradan kurulan 18.03.2025 tarihli mahkûmiyet hükmünü de temyiz edilebilir hale getirmeyeceği anlaşılmıştır.III. KARAR"Değerlendirme ve Gerekçe" bölümünde açıklanan nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz nedenleri yerinde görüldüğünden, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 308/3. maddesi gözetilerek, İTİRAZIN KABULÜNE,Dairemizin 06.11.2025 tarihli ve 2025/3870 Esas, 2025/14818 Karar sayılı düzeltilerek onama ilâmının 5271 sayılı Kanun'un 308/3. maddesi gereği KALDIRILMASINA,Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2025 tarihli ve 2024/495 Esas, 2025/251 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiin istinaf talebi ile ilgili gereğinin mahallince yapılması için dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, (1) numaralı itirazın kabulüne karar verildiğinden, kazanılmış hakka ilişkin (2) numaralı itiraz yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi. ...