Yargıtay, çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet kararını, sanığın mağdur öğrencinin dersine girmeyen müzik öğretmeni olması sebebiyle eğitici-öğretici artırımın hatalı uygulanması gerekçesiyle bozdu.
Özet: Çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde, sanık ve müdafiinin delillerin yetersizliği ve eksik araştırma iddiaları reddedilse de, sanığın mağdurun dersine girmeyen ücretli müzik öğretmeni olduğu göz önüne alındığında, Türk Ceza Kanununun ilgili maddesindeki eğitici-öğretici kişi artırımının hatalı uygulanması sonucu fazla ceza tayin edildiği tespit edilmiş ve bu hukuka aykırılık nedeniyle istinaf mahkemesinin kararı bozulmuştur.
9. Ceza Dairesi         2025/10697 E.  ,  2026/2650 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1913 E., 2025/1779 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde atılı suçlardan ayrı ayrı mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, iddia edilen olaydan sonraki bir zamana ait fotoğraf, whatsapp mesaj görüşmelerini mahkemeye sunmak istemelerine rağmen bu delillerin göz önünde bulundurulmadığına, eksik araştırma yapıldığına, tanık Hüseyin’in görgüye dayalı bilgisi olmadığına, tanıklıklarına karar verilen ... ve ...'ın dinlenmeden karar verildiğine, sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay tarihinde ücretli müzik öğretmeni olarak görev yaptığı okulda öğrenci olan katılan mağdurun dersine girmeyen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/3-d maddesinde düzenlenen eğitici-öğretici kişi artırımının yapılamayacağı gözetilmeden müsnet suçtan belirlenen temel cezanın anılan madde uyarınca artırılması neticesinde sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2026 tarihinde karar verildi.