Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan sanık hakkında verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararını hukuka uygun bularak temyiz istemlerini reddetmiş ve hükmü onamıştır.
Özet: Hırsızlık suçundan sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine, sanık ve müdafiinin yetersiz teşhis, eksik araştırma, cezanın alt sınırdan uzaklaşması, takdiri indirimlerin uygulanmaması ve beraat gerekliliği iddialarına dayanan temyiz talepleri incelenmiştir; Yargıtay, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmayan bir ceza indirim hatasına rağmen, bölge adliye mahkemesi kararının hukuka uygun olduğunu ve temyiz itirazlarının yerinde olmadığını belirterek istinaf kararını oybirliğiyle onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2026/5454 E.  ,  2026/10540 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/889 E., 2026/134 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu,7499 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1.maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin "sanığa yönelik bir teşhisin bulunmadığına, eksik araştırma sonucu karar verildiğine, alt sınırdan uzaklaşmayı gerekli kılan bir durumun bulunmadığına, takdiri indirimin ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, sanık hakkında teşebbüs koşulları oluşmadığı halde cezasından indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.