Yargıtay 9. Ceza Dairesi, cinsel taciz suçundan verilen mahkumiyet kararını hukuka uygun bularak hem sanığın ceza fazlalığı hem de bakanlığın vekalet ücreti itirazlarını reddederek hükmü onadı.
Özet: Cinsel taciz suçundan hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık ile katılan bakanlık vekilinin, karara yönelik sırasıyla cezanın fazla olduğu ve cezanın azlığı ile vekalet ücreti talebi gerekçesiyle yaptıkları temyiz başvuruları, yargılama sürecinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu ve bakanlık lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinin yerinde olduğu gerekçeleriyle reddedilerek, bölge adliye mahkemesince verilen hükmün oybirliğiyle onanmasına karar verilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2022/9707 E.  ,  2026/2648 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1206 E., 2021/364 K.
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında cinsel taciz suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 47. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, alt sınırdan ceza tayin edilmesinin ve takdiri indirim uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz İstemi
Özetle, verilen cezanın fazla olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 47. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2026 tarihinde karar verildi.