Kaçakçılık suçunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının Yargıtay 7. Ceza Dairesince düzeltilerek onanması ve istinaf yolu tartışması.
Özet: Sanık hakkında kaçakçılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan temyiz başvurusunda, Yargıtay çoğunluğu, ilk derece mahkemesinin kaçakçılıkla mücadele kanunu maddesi uygulamasındaki ve eşya müsaderesindeki hukuka aykırılıkları yeniden yargılamayı gerektirmeksizin düzelterek hükmü onamış; ancak karşı oyda, yakın zamanda yapılan yasa değişikliği gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının artık istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve bu nedenle temyiz incelemesi yapılamayacağı gerekçesiyle kararın incelenmeksizin iadesi gerektiği belirtilmiştir.
7. Ceza Dairesi         2026/61 E.  ,  2026/6168 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/391 E., 2025/669 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık hakkında temel ceza belirlenerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi uygulandıktan sonra, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/22. maddesinin (7243 sayılı Kanun ile değişik 23. fıkrası) uygulanması ve buna göre netice cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama sırasında yanılgıya düşülerek hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya kapsamında iki eylem olduğu halde, gerekçeli karar başlığında "15.07.2014" suç tarihinin gösterilmemesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. fıkrasının "3/23." fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınmadan, 5607 sayılı Kanun'un 3/22. fıkrası uyarınca yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Suça konu eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde yalnızca numune eşyanın müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği,
1. Hükmün kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerine göre pek hafiflik indirimi yapılmasına ilişkin bendinde yer alan "3/22." ibaresinin çıkarılarak yerine "3/23." ibaresinin eklenmesi,
2. Hükmün eşya müsaderesine ilişkin bendinde yer alan "sigara numunelerinin" ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere "eşyaların" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Kaçakçılık suçundan sanık ... hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, katılan idare vekilinin temyizi üzerine, kararın istinaf kanun yoluna tabi olması nedeniyle incelenmeksizin iadesi yerine sayın çoğunluğun temyiz incelemesi yaparak düzeltilerek onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
14.03.2024 tarih ve 32487 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin 12 nci fıkrasında değişikliğe gidilmiştir. Bu fıkrada “272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir.” hükmü getirilmiştir. 12 nci fıkra ile Ceza Muhakemesi Kanununun 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceği açıkça belirtilmiştir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanacaktır. Yani şartlarının varlığı halinde bölge adliye mahkemesinin kararı temyiz kanun yoluna tabi olacaktır. Yine, 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde de temyiz kanun yoluna gidilebilecektir. Somut olayda olduğu gibi, daha önce temyiz incelemesinden geçen ancak sonrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde bu karar da istinaf yasa yoluna tabi olacaktır. Çünkü 7499 sayılı Yasa ile değişik Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin 12 nci fıkrasında, bu kararların açıkça istinaf kanun yoluna tabi olduğu belirtilmiş, istisna olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebileceği belirtilmiş, başkaca da bir istisnaya yer verilmemiştir. Kanun Koyucunun aksi kanaatte olması halinde bu hususun da açıkça istisnalar arasında sayılması gerekirdi. Bu anlatılanlar dikkate alındığında, kararın istinaf kanun yoluna tabi olması nedeniyle bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere incelenmeksizin iadesi yerine, sayın çoğunluğun temyiz incelemesi yaparak düzeltilerek onamaya ilişkin kararına katılmıyorum. 21.05.2026