Marka başvurusunun reddine ilişkin YİDK kararının iptali davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin karıştırılma tehlikesi nedeniyle davanın reddi yönündeki hükmünün Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacı vekilinin, "...+şekil" ibareli marka başvurusunun, davalının mevcut "..." ibareli tescilli markasıyla karıştırılma tehlikesi taşıdığı gerekçesiyle yetkili idari kurullar tarafından reddedilmesine ilişkin açtığı iptal davasında, ilk derece mahkemesi benzerlik bulunmadığına karar vererek davayı kabul etmiş; ancak bölge adliye mahkemesi markalar arasında karıştırma tehlikesi olduğu sonucuna vararak ilk derece mahkemesi kararını kaldırmış ve davanın reddine hükmetmiş, bu ret kararı temyiz incelemesi sonucunda da onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/5382 E.  ,  2026/2207 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/644 Esas, 2025/941 Karar
HÜKÜM : Yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/365 E., 2022/335 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2020/28594 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı gerçek kişinin 2017/44981 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak müvekkili başvurusuna itiraz ettiğini, ... Başkanlığı tarafından bu itirazın kabulü ile müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazı ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) reddettiğini, oysa müvekkili başvurusunun görsel ve işitsel olarak redde mesnet markadan farklı olduğunu, dava konusu başvuruda yer verilen "Â" ibaresinin, başvuruyu ayırt edici kıldığını, bunun yanında "..." kelimesinin de müvekkili başvurusunu özgün hale getirdiğini, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." kelimesinin tek başına ayırt ediciliğinin tam anlamıyla bulunmadığını, Türkçe'de karşılıklı konuşma anlamına gelen İngilizce bir kelime olduğunu, bu kelimenin tek kişinin tekeline verilemeyeceğini, müvekkili başvurusunda "..." ibaresinin ön plana çıkarıldığını ve markanın asli unsurunu da bu ibarenin oluşturduğunu, müvekkilinin markasına ciddi yatırım yaptığını, markaların kapsamlarındaki hizmetlerin ortalama tüketicilerinin dikkat ve özen seviyesinin de yüksek olduğunu ileri sürerek YİDK'in ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, her iki markada da "dialogue" ibaresinin ortak bulunduğunu, markaların asıl unsurunu bu ibarenin oluşturduğunu, markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalının "..." ibareli tescilli markası arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik olmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesi nezdinde taraf markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, buna bağlı olarak iptali istenen Kurum kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.