İzmir Ticaret Mahkemesinde yol çalışmasıyla kopan enerji hattı nötründen kaynaklı fabrika makine ve üretim kaybı tazminat davası.
Özet: Endüstriyel mutfak sektöründe faaliyet gösteren bir şirket, davalı enerji şirketinin yol çalışması sırasında trafo nötr hattını koparması sonucu oluşan yüksek voltajın fabrika makinelerinde hasara ve üretim kaybına yol açtığı iddiasıyla tazminat davası açmış; tehlikeli işin kusursuz sorumluluk doğurduğunu belirten davacıya karşı, davalı şirket hattın maliki olmadığını, zararın belediye çalışmasından kaynaklandığını, dolayısıyla illiyet bağının kesildiğini ve davacının müracaatının yasal süresi içinde yapılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C.
İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/822 EsasKARAR NO : 2019/292DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 16/06/2016KARAR TARİHİ : 03/04/2019Davacı tarafından davalı aleyhine açılan tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin endüstriyel mutfak sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin söz konusu imalatları yaparken ve hür türlü ticari faaliyetini yürütürken elektrik enerjisine bağlı olarak yaşadığını, 01/02/2016 tarihinde davalı ... A.Ş tarafından ... adresinde yapılan enerji iletimi ile ilgili yol çalışması sırasında trafonun nötr hattının koparıldığını, bunun sonucu oluşan yüksek voltaj sebebiyle müvekkil şirketin fabrikasındaki bir çok makinenin durduğu ve bozulduğunu, müvekkil işletmede bu sebeple 2 gün süre ile ile üretim yapılmadığını, yurt dışı ve yurt içi ile iletişim ve haberleşmenin kesildiğini, müvekkilinin fabrikasındaki makinelerde oluşan hasarın giderimi için çeşitli firmalara onarım üzeri olarak 11.399,78 TL ödendiğini, ayrıca şirket çalışanlarının toplam 60 saat üretim yapamadığı için müvekkilinin üretim kaybına uğradığını, müvekkil şirketin uğramış olduğu bu zararların giderilmesi için ... A.Ş'ye başvurulduğunu, davalı şirket tarafından hasar onarımı için yaptığı harcamaları gösterir fatura listesi ile birlikte davalı tarafa tekrar başvuruda bulunulmuş olmasına karşılık bu tarihe kadar davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı ... A.Ş 'nin enerji nakil işi ile iştigal etmekte olup yaptığı işin niteliği gereği tehlike arz eden bir iş olduğunu, bu sebeple davalı şirket çalışanlarının yürüttükleri tehlikeli iş sırasında sebep oldukları her türlü müspet ve menfi zarardan yasal mevzuat gereği sorumlu olduğunu, bu sorumluluğunun kusursuz sorumluluk hükümlerine tabi olduğunu, bu yüzden davalı şirketin müvekkilinin olay nedeniyle uğradığı kazanç kaybı dahil tüm zararlardan sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 11.400,00 TL tamir bakım, onarım ve yeni cihaz bedeli, şimdilik 1.000 TL müvekkilinin fabrikasının 60 saat boyunca faaliyet gösterememesi sebebiyle uğradığı kar kaybı ile yaptığı zorunlu giderlerin oluşturduğu kazanç kaybı olmak üzere toplam 12.400 TL'nin 01/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle özetle; Yargıtay ... HD'nin 22.05.2003 tarih ve ... esas, ... karar sayılı kararını emsal göstererek kopan kablonun tesis mahiyetinde, söz konusu tesisin malikinin şirketleri ... A.Ş. olduğu ve enerji sağlayıcı durumda bulunduğu için meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun ileri sürüldüğü, davacı vekilinin cevapları doğruyu yansıtmadığından kabulü mümkün olmadığını, davacının iddia ettiği gibi şirketlerinin Enerji Nakil Hatlarının maliki olmadığını, dava konusu enerji nakil hatları ve trafoların mülkiyetinin şirketleri ile ... Müdürlüğü arasında yapılan 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi ve 6446 sy Kanun 19/6 md gereği ... Müdürlüğüne ait olacağı, davacı vekilince emsal gösterilen Yargıtay .... HD'nin 22.05.2003 tarih ve ... esas, ... karar sayılı kararda: “Davalılara ait hattı bir tesistir. Bu nedenle bu tesislerden meydana gelmiş bir zararın bulunması, zararla tesisin faaliyeti arasında uygun illiyet bağı olması ve hukuka aykırılık unsurları gerçekleştiği taktirde, kusur aranmaksızın sorumluluk doğacaktır. Kaldı ki, bu tesisin yapımındaki bozukluk ve bakımındaki eksiklik de tesisin sahibinin kusurunu gösterir” şeklinde içtihat ettiği, her şeyden evvel davaya konu hatların sahibi şirketleri olmayıp ... Müdürlüğü olduğunu, şirketlerinin sadece söz konusu hatların işletme hakkına sahip olduğun, tesis ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunması, meydana gelen zararın tesisin yapımındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklik nedeni ile hasarın meydana gelmesi gerektiği, söz konusu olay tesisin yapımındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklik nedeni ile meydana gelmediğinden, kusursuz sorumluluk hallerinde de söz edilemeyeğini, zira davaya konu olayın ... Belediyesi tarafından yapılan çalışmalar nedeni ile meydana gelmiş olup şirketleri ile davaya konu zarar arasında illiyet bağı kesilmiş bulunduğu, ayrıca Dağıtım ve Perakende Satış Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin 26. Maddesinde: “Kullanıcının kendi hatasından kaynaklanmaması kaydıyla kullanıcıya ait teçhizatta ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin zararın tazmini için kullanıcı tarafından dağıtım şirketine zararının ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 (on) işgünü içerisinde talepte bulunabilir” denmektedir. oysa davaya konu olay 01.02.2016 tarihinde meydana gelmiş olmasına rağmen davacının şirketlerine müracaatı 18.02.2016 tarihi olduğu, açıklanan nedenlere haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Tarafların bildirmiş olduğu deliller toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 15/08/2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "bütün elektronik cihazlar 220 volt faz-nötr gerilimi ile çalışacak şekilde imal edilmektedir. İşyerinin beslendiği nötr hattının kopması durumunda, nötr noktası irtibatlı kesileceğinden, fazla arasında dengesizlik oluşacak, işyerinde farklı fazlardan beslenen alıcılar nötr irtibatı koptuğundan birbiri ile seri bağlantı durumuna geçerek 220 volt normal faz nötr gerilimi yerine, 380 volt faz-faz arası gerilimine maruz kalacaktır. Gerilimin yükselmesi, hassas elektronik cihazların arızalanmasına yol açacak nitelikte olduğundan, (nominal çalışma geriminin (220 volt) çok üzerinde olan 380 volt gerilim uygulanması, cihazların besleme kartları üzerindeki varistörleri, dirençleri, diyotları etkileyerek patlamalarına sebep olmakta, bu elemanlar da bulundukları devreye/karta zarar vermektedir. Davaya konu olayda da fabrikada bulunan hassas elektronik cihazlarda (telefon santrali, hardisk, CCTV kamera sistemi, yazıcı, UPS cihazı kartı ve personel parmak izi tanıma sistemi) hasar meydana gelmiştir. Dolayısıyla davacının işyerindeki elektronik cihazlarda meydana gelen hasar ile davalı şirketin elektrik dağıtım şebekesindeki nötr hattının kopması arasında doğrudan ilişki bulunmaktadır. Dava konusu olayda olduğu gibi yer altı kablolu elektrik şebelerinde ise, trafodaki nötr hattı kopmasının abonelere yansımaması için, her saha dağıtım panosunda işletme topraklaması yapılması, gerekmektedir. Davalı şirket tarafından, davalının enerji aldığı saha dağıtım panosunda bu tür bir işletme topraklaması yapılmış olsa, trafo nötr hattı kopmuş olsa dahi, saha dağıtım panosunun işletme topraklaması yapılmış olsa, trafo nötr hattı kopmuş olsa dahi, saha dağıtım panosunun işletme topraklaması üzerinden nötr bağlantısı sağlanmaya devam edeceğinden ,yine bir tür bir hasarın meydana gelmesi önlenmiş olacaktır. Dolayısıyla davalı şirket, saha dağıtım panosunda bu tür(yedek) işletme topraklaması oluşturmadığı için de kusurludur. Dava konusu olayda davacı şirkete uygulanan elektrik enerjisi gerilimi nötr hattının kopması sebebiyle faz-nötr gerilimi olarak 220 volt yerine 380 volt olarak uygulandığından Eletrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinde tanımlanan ticari kalitenin sağlanmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı şirketin ibraz ettiği faturalara göre onarım için yapılan harcama tutarı 11.399,19 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı şirkette olay nedeniyle oluşan kar kaybı 6.339,29 TL'dir. Onarım harcamalarının ödeme tarihlerinden itibaren, kar kaybı tutarına ise 01/02/2016 tarihinden itibaren dava tarihine kadar TCMB avans faiz oranında toplam 620,07 TL faiz hesaplanmıştır." şeklinde görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporunun alınmasından sonra davacı tarafça değer arttırım dilekçesi sunulmuş, değer arttırım dilekçesinde, 1.000,00 TL olarak talep ettikleri kar kaybı alacağını 5.393,29 TL arttırarak 6.393,29 TL olmak üzere toplamda dava dilekçesinde 12.400,00 TL olarak talep ettikleri kar kaybı alacağı ve onarım bedeli alacağını 5.393,29 TL arttırarak dilekçelerinde belirtilen taleplerinin kabulü ile arttırılan miktarla birlikte toplam 17.792,47 TL alacağın, onarım alacağına ödemelerin yapıldığı tarihten, kar kaybı alacağına 01/02/2016 tarihinden itibaren TCMB avans faizi ile birlikte hüküm altına alınmasına ve şekli ile davalıdan tahsilini tahsilini talep etmiştir.DELİL DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, tazminat davasıdır.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi heyeti raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, davacı şirkette 1/02/2016 tarihinde davalı ... A.Ş tarafından ... adresinde yapılan enerji iletimi ile ilgili yol çalışması sırasında trafonun nötr hattının koparıldığını, bunun sonucu oluşan yüksek voltaj sebebiyle davacı şirketin fabrikasındaki bir çok makinenin durduğu ve bozulduğundan, zararların tahsili gerektiğinden bahisle davalı hakkında mahkememize dava açıldığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olan bilirkişi raporuna göre, dava konusu olayda davacı şirkete uygulanan elektrik enerjisi gerilimi nötr hattının kopması sebebiyle faz-nötr gerilimi olarak 220 volt yerine 380 volt olarak uygulandığından Eletrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinde tanımlanan ticari kalitenin sağlanmadığı, davacı şirketin ibraz ettiği faturalara göre onarım için yapılan harcama tutarının 11.399,19 TL olduğu, davacı şirkette olay nedeniyle oluşan kar kaybının 6.339,29 TL olduğu, davalının bu zararlardan sorumlu olduğu, davacının davayı açmakta hukuki yararının olduğu kanaatine varılarak, değer arttırım dilekçesi de gözetilerek davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuşutur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile,11.399,18 TL onarım bedeli ve 6.393,29 TL kar kaybından ibaret toplam 17.792,47 TL'nin (11.399,18 TL onarım bedeline ödeme tarihlerinden itibaren, 6.393,29 TL kar kaybına 01/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Peşin alınan 303,92-TL harcın kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.215,40-TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 911,48- TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti ve posta gideri olmak üzere toplam 1.133,90-TL yargılama gideri ve davacı tarafça yatırılan 303,92-TL harç gideri toplamı 1.437,82-TL nın davacıya verilmesine4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.03/04/2019 Katip ...e-imzalı Hakim ...e-imzalı