İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, imalat hatalı gizli ayıplı aracın bedel iadesi ve iadesi talebiyle açılan alacak davası.
Özet: Davacı, davalıdan satın aldığı aracın garanti süresi boyunca sürekli motor arızaları vermesi ve birden çok servise götürülmesine rağmen ayıbın giderilememesi üzerine, aracın imalattan kaynaklı gizli ayıplı olduğu iddiasıyla bedel iadesi ve aracın iadesini talep etmiştir; bilirkişi raporları, aracın kullanıcı hatası değil, fabrikasyon imalat hatasından kaynaklanan gizli ayıplı olduğunu, bu durumun davacının araçtan yeterince yararlanamamasına ve aracın ikinci el piyasa değerinin düşmesine yol açtığını tespit etmiştir.

T.C.
İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/869 EsasKARAR NO : 2019/286DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 28/06/2016KARAR TARİHİ : 03/04/2019Davacı tarafından davalı aleyhine açılan alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 06/05/2015 tarihinde davalı şirketten 19+1 kişilik ... marka araç aldığını, ancak aracın sürekli olarak motor arıza lambasının yanması nedeniyle defalarca davalı şirket servisine götürüldüğünü, aracın davalı servisinde kaldığını, önce motor beyninde arıza olduğu beyin değişimi yapıldığını, arızanın devam ettiğini, davalı şirketin defalarca deneme yanılma yaparak aracın arızasının tespit etmeye çalıştığını, söz konusu aracın garanti süresi içerisinde sık sık arızalandığı, davalı tarafa ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye cevap verilmediğini, açıklanan nedenlerle ... plakalı aracın ayıplı olması nedeniyle aracın davalıya iadesine, müvekkil tarafından ayıplı araca ödenen 80.971,00TL'nin fatura tarihi olan 06/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmisini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasındaki hukuksal dayanağının Türk Borçlar Kanununda düzenlenmiş olan ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayandığını, tarafların tacir olması nedeni ile olaya öncelikle uygulanarak hükümlerin Türk Ticaret Kanunu hükümleri olmadığını,Türk Borçlar Kanunu olduğunu, bu nedenle olaya uygulanacak hükümlerin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini,Tüketici mevzuatı çerçevesinde değerlendime yapılmasının mümkün olmadığını, davacı şirketin iddialarını kabul etmenin mümkün olmadığını, dava konusu aracın mevcut arızası nedeni ile ayıplı olarak kabul edilse bile davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığını ve arızaların onarımlarının yapıldığını, açıklanan nedenlerle hukuka aykırı iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Tarafların bildirmiş olduğu deliller toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan 14/04/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "dosya kapsamı ve dava konusu ... plaka sayılı aracın imalattan kaynaklı gizli ayıplı olduğu" şeklinde görüş belirtilmiştir. Davalı vekili ve ihbar olunan vekilinin itirazları ve mahkememizce tespit edilen eksiklikler hususunda bilirkişiden 01/09/2017 tarihli ek rapor alınmış, bilirkişi ek raporunda özetle; "araçta oluşan arazıların sürücüden kaynaklanmadığı, araçtaki imalat hatası nedeniyle meydana geldiği, bu imalat hatasının normal bir kullanıcı tarafından aracın satın alınması aşamasında fark edilmesinin mümkün olmadığı belirlenmiş ancak araç üzerinde yapılan test sürücünde ayıbın giderildiği görülmüştür. Dava konusu araçta yapılan işlemler, servis kayıtlarında görülecektir. Dava konusu aracın daha soraki süreçte ikinci el olarak satılacağı zaman servis kayıtlarında, seyir halindeyken motorun stop etmesi şeklinde güvenlik arızası yaşanmış ve ayrıca henüz 8.551 km de iken komple motor revizyonu yapılmış bir aracın değerinde alıcı bulunarak satılması mümkün değildir. Bu bağlamda araçtaki arızaların, o aracın ikinci el piyasasındaki fiyatının düşmesine neden olacak bir türden bir arıza olduğu belirlenmiştir. Buna göre dava konusu araçta meydana elen arızalar nedeniyle 10.000,00 TL değer kaybı olacağı" şeklinde görüş belirtilmiştir.Davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi yönünde bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, 15/05/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle "davacı tarafından satın alınan araçta meydaan gelen arızaların kullanım kaynaklı olmadığı, bahse konu aracın garanti kapsamı içinde 9 kez arıza yapması ve davacının 2 kez kiralık araç kullanması davacının yeteri kadar maldan yararlanamadığı, bahse onu aracın fabrikasyon olara gizli ayıplı üretildiği, araçta meydana gelen değer kaybının 5.000 TL olduğu" şeklinde görüş belirtilmiştir. DELİL DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davalıdan satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı satın alınan aracın iade karşılığında satış bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıdan araç satın aldığı, aracın sürekli arıza vermesi nedeniyle servise götürüldüğü, aracın arızasının düzelmemesi nedeniyle davacının aracın davalıya iadesi ve bedel iadesi talebi ile eldeki davayı açtığı, alınan bilirkişi raporlarına göre araçta oluşan arazıların sürücüden kaynaklanmadığı, araçtaki imalat hatası nedeniyle meydana geldiği, bu imalat hatasının normal bir kullanıcı tarafından aracın satın alınması aşamasında fark edilmesinin mümkün olmadığı, bahse onu aracın fabrikasyon olarak gizli ayıplı olarak üretildiği, araç üzerinde yapılan test sürüşünde ayıbın giderildiği, aracın çalışır durumda olduğu, söz konusu arıza nedeniyle denetim ve hüküm kurmaya elverişli 15/5/2018 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre, araçta meydana gelen değer kaybının 5.000 TL olduğu, değer kaybının miktarı gözetildiğinde, akdin tümüyle feshinin ve bedel iadesinin Borçlar Kanunun 227/4 maddesi uyarınca mümkün olmadığı, takdiren değer kaybı olan 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere: 1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile,2-5.000.00 TL'nin dava tarihi olan 22/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Peşin alınan 1.382,79-TL harcın kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan alınması gereken 341,55-TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 1.041,24TL harcının davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti ve posta gideri olmak üzere toplam 886,00- TL, davacı tarafça yatırılan 341,55-TL harç gideri olmak üzere toplam 1.227,55-TL nin davanın kısmen kabul kısmen reddi dikkate alınarak 75,80 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 8.706,81 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.03/04/2019 Katip ...e-imzalıHakim ...e-imzalı