Kadastro tespitine itiraz davasında, harici satış ve zilyetlik iddiasıyla taşınmaz mülkiyetinin tescili talebinin, hazine müdahalesi ve ilk derece ile istinaf mahkemelerince reddedilerek tespitin onanması üzerine yapılan temyiz incelemesi.
Özet: Dava, Kahramanmaraşta 146... parselin kadastro tespitine itiraz olup, davacı, eski bir tapu kaydı ve harici satış senedine dayanarak taşınmazın adına tescilini talep ederken, asli müdahil Hazine ise arazinin devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davacının harici satış senedinin geçerli olmadığı, taşınmazın tespit malikleri tarafından kullanıldığı ve zilyetliğin malik sıfatıyla onlara ait olduğu, davacının kullanımının icar sözleşmesine dayandığı ve taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olmadığı gerekçeleriyle davacı ve Hazinenin taleplerini reddederek tespit malikleri adına tescili onamış, davacı eksik inceleme iddiasıyla temyiz etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/2140 E.  ,  2026/4722 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/12 E., 2024/1753 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Andırın Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2007/1438 E., 2018/75 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 46... parsel sayılı 20.555,97 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 15.10.1931 tarihli ve 12 numaralı ve 20.10.1965 tarihli ve 1 numaralı tapu kayıtları nedeniyle, tarla vasfıyla, ... oğlu ... ve ... adlarına tespit edilmiştir.
2. Davacı ..., Andırın Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... köyü 1 46... parsel sayılı taşınmazın tespitine karşı bazı şahıslarca Kadastro Mahkemesinde açılan 1992/314 Esas sayılı dosyada davanın feragat nedeni ile reddine karar verildiğini, ancak kararın henüz kesinleşmediğini, taşınmazın ... adına tespit edilen 1/2 hissesini 20.10.1965 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydı ve 01.11.1965 tarihli harici satış senedi ile ... oğlu ...'dan satın aldığını ve o tarihten beri taşınmazın nizasız fasılasız zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, ... adına tespit edilen 1/2 hissesinin iptali ile adına tapuya tescilini talep etmiş ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.05.2009 tarihli görevsizlik kararı ile dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
3. Asli müdahil Hazine vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... 20.10.1965 tarih, cilt:53, sayfa 65'te kayıtlı tapu kaydı ile taşınmazın 1/4'ünün ... tarafından ... ve ...'a hibe edildiği, 01.11.1965 tarihli senedin alıcısının ... olduğu, satıcısının ... olduğu, bu senet ile tarlanın yarısının davacıya satıldığı ancak satış tarihinden daha sonra 01.04.1978 tarihli ortaklık senedi ile aynı yerin davacıya ortakçılık usulüne göre verildiği, bir kimsenin satın aldığı bir yeri ortakçılık usulü ile kullanmaya devam etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğundan satış senedinin geçersiz olduğu kabul edilmekle, davalı taşınmazın ... soyisimli aileye ait olduğu, tespit tarihinden önce ve tespit tarihinden sonra davalı taşınmazın tespit malikleri tarafından kullanıldığı, davacının davalı taşınmazı tespit malikleri adına kullandığı ..." gerekçesiyle, davacının davasının reddine, asli müdahil Hazinenin davasının reddine, 1 46... numaralı parselin tespit gibi aynı vasıf ve mahiyette tespit malikleri adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve asli müdahil Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... dava konusu 1 46... parselin ..., ... ve ... tarafından müşterek kullanıldığı ve 1972 yılında ... evlatları ... ve ...'a haricen satıldığı ve zilyetliğin devredildiği gerekçesiyle davalılar adına tespit gördüğü, dosya kapsamı ve yapılan keşifler dikkate alındığında taşınmazın gerçek sahiplerinin tespit malikleri olan ... ailesi olduğu nitekim alınan beyanların bu yönünde olduğu, yine davacı ... ile davalılar arasında 1978 yılında yapılan icar sözleşmesi olduğu dolayısıyla harici satış sözleşmesine dayanan davacının taşınmazı kullandığı ancak bu kullanımının malik sıfatıyla olmadığı, sonuç olarak dosya kapsamındaki tüm deliller, alınan beyanlar, taraflar arasındaki icar sözleşmeleri dikkate alındığında dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının edinme sebebi bölümde açıklanan hususların doğru olduğu, dava konusu taşınmazın tespit maliki davalılar tarafından haricen satın alındığı ve kadastro tespitinin yapıldığı 1991 tarihine kadar malik sıfatıyla zilyetliklerinin bulunduğu, ayrıca taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı belirlendiğine göre İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davacılar vekili ve asli müdahil Hazine vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili dava dilekçesinde; eksik inceleme neticesinde karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın davacının dayandığı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz davacıdan eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.