Yargıtay, terör örgütü üyeliğiyle devletin birliğini bozma, nitelikli yağma ve kamu malına zarar verme suçlarından sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz itirazlarını inceleyerek onadı.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanık müdafiinin bazı suçlara yönelik temyiz talebini, verilen cezanın tür ve süresine ilişkin yasal düzenlemeler nedeniyle temyiz edilemez nitelikte bularak reddederken; nitelikli yağma, nitelikli kamu malına zarar verme ve devletin birliğini bozma suçları yönünden ise, sanığın silahlı terör örgütü üyesi olarak devletin bütünlüğünü hedef alan eylemleri gerçekleştirdiği, toplanan delillerin hukuka uygunluğu, eylemin doğru vasıflandırılarak kanuni yaptırımın kişiselleştirilmek suretiyle uygulandığı tespit edilerek, yapılan yargılama sonucunda verilen hükmü oy birliğiyle esastan reddederek onamıştır.
3. Ceza Dairesi         2025/5002 E.  ,  2026/2326 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/934 E., 2022/1495 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/325 E., 2022/416 K.
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine,
A.Sanık hakkında 15.06.2015 tarihinde gerçekleşen nitelikli kamu malına zarar verme, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Anılan suçların bölge adliye mahkemesinin kararının, verilen cezanın tür ve süresine göre 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan; ayrıca bu suçların 7188 sayılı Kanun kapsamında temyizi kabil suçlar arasında sayılmadığından anılan suçlardan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesinin kararına karşı temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi gereğince REDDİNE,
B.Sanık hakkında 15.06.2015 tarihli nitelikli yağma, 28.11.2016 tarihinde gerçekleşen nitelikli kamu malına zarar verme, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçları yönünden sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılındığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; nitelikli yağma, 28.11.2016 tarihindeki nitelikli kamu malına zarar verme, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçları yönünden sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Adıyaman 2.
Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.