Yargıtay 3. Ceza Dairesi, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık beraat kararını onarken, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini eksik araştırma nedeniyle bozdu.
Özet: Sanık hakkında yürütülen yargılamada, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmü Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelemesi sonucu onanırken, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü ise örgütsel faaliyetler, şüpheli beyanları ve tanık ifadeleri gibi delillerin yeterince araştırılmaması gerekçesiyle eksik inceleme nedeniyle bozulmuş ve dosya yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine geri gönderilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/269 E., 2023/511 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/619 E., 2023/78 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılıkHÜKÜM : 1. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53... /9. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, 2. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; a) Katılan ... vekilinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden verilen beraat kararlarına ilişkin temyiz talepleri yönünden; Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-e ve 158/3. maddeleri gereğince cezalandırılmasının talep edildiği, sanığın ihraç tarihinin TCK'nın 158/3. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra olduğu dikkate alındığında; sanığın nitelikli dolandırıcılık suçu sabit görülse idi verilebilecek hapis cezasının on yılın üzerine çıkacağı, bu nedenle sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından verilen beraat hükmüne yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının temyizinin mümkün olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçenin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle beraate ilişkin hükmün ONANMASINA, b) Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden sanık müdafiinin temyiz talebinin incelemesinde; Sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.