1971 yılındaki kamulaştırma iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davasının tüm yargı aşamalarında reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizen onanması.
Özet: Davacı idarenin 1971de kamulaştırıldığı iddia edilen bir taşınmazın tapu iptali ve hazine adına tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi kamulaştırma işleminin tamamlandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; davacı idarenin istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş; temyiz incelemesinde ise davacı idarenin kamulaştırma sürecinin usulüne uygun tamamlandığı ve davalının ferağ vermediği yönündeki itirazları, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunması nedeniyle kararı bozmaya yeterli görülmeyerek, davanın reddi kararı onanmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/6809 E.  ,  2026/792 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1893 Esas, 2025/615 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/339 Esas, 2023/220 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ...Mahallesi 4 14... parsel sayılı taşınmazın 2.330, 00... lik kısmının 1971 yılında usulüne uygun kamulaştırılıp kamulaştırma bedelinin o günkü hak sahipleri adına bloke edildiğini, buna rağmen bugüne kadar tapuda ferağ verilmediğini ileri sürerek kamulaştırılan taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarenin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın tapu kaydında kamulaştırma şerhi bulunmadığını, taşınmazı iyiniyetle iktisap eden davalıya husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı idare tarafından dava konusu taşınmaza dair kamulaştırma işleminin tamamlandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza dair kamulaştırma işleminin usulüne uygun yapılarak kesinleştiğini, davanın kabulü gerektiğini, davalı lehine nispi vekâlet ücreti takdir edilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırmanın gerçekleştirildiği tarihteki mevzuata uygun olarak kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmasına karşın davalı tarafın tapuda ferağ vermeyerek yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.