Kullanım kadastrosuna itiraz davasında mirasçılar arasında taksim veya hibe olmaksızın paylı mülkiyetteki 2/b arazisinin fiili kullanımına dayalı kullanıcı şerhi talebinin Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla kabul edilerek temyizde onanması.
Özet: Yargıtay, müşterek muristen intikal eden ve davacı tarafından yirmi yılı aşkın süredir fiilen kullanılan taşınmaz üzerinde, mirasçılar arasında resmi bir taksim veya devir işlemi olmaksızın davacı adına kullanıcı şerhi verilmesinin hukuka uygun olup olmadığına ilişkin uyuşmazlıkta, bölge adliye mahkemesinin davacının talebini kabul eden kararını onamıştır; bu kararla, davacının taşınmazı uzun süreli ve ihtirazsız kullanımının, kullanıcı şerhi verilmesi için yeterli bulunduğu ve bu durumun usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/856 E., 2024/1564 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye Kadastro MahkemesiSAYISI : 2023/21 E., 2024/17 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kullanım kadastrosu sırasında, Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 40... parsel sayılı 10.780,69 m² yüzölçümlü taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 2000 yılından itibaren davalı ... ve arkadaşlarının fiili kullanımında bulunduğu" şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkilinin fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazda müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın müşterek muristen intikal ettiğini ve tüm mirasçıların hak sahibi olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın davacının amcaları ...., ... ve davacının babası ... tarafından ormandan açılarak fındıklık haline getirildiği ve birlikte kullanıldığı, aralarında taksim yapıldığına veya davacıya hibe edildiğine dair bilgi bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın ispatlanamamış olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "keşif, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişisi beyanları ile dosya kapsamına göre çekişmeli taşınmazın 31.12.2011 öncesi tarihten itibaren 20 yılı aşkın süreyle davacı tarafından kullanıldığı, davalıların bu kullanıma itiraz etmediği ve hissedarlar arasındaki ihtilafın 2012 yılından sonra başladığının tespit edildiği gerekçesiyle" davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tarafların ortak murislerinden geldiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığını, mirasçılar arasında olağan veya olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı yoluyla hak iktisabının mümkün olmadığını ve davacının taşınmazın terekeden bağış, taksim veya başka bir hukuki işlemle çıkarılarak kendisine bırakıldığını ispat edemediğini, dava ve tanık beyanlarının da taşınmazın terekeden çıkarıldığına ilişkin herhangi bir delil içermediğini, emsal nitelikteki Dairemizin ilamıyla benzer iddialara dayanan davalarda İlk Derece Mahkemesinin ret yönündeki kararının onandığını ileri sürülerek davacının istinaf başvurusunun ve davasının kabulüne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kullanım kadastrosuna itiraz davasında müşterek muristen intikal eden taşınmazın davacı ... tarafından fiilen kullanıldığı kabul edilse dahi, mirasçılar arasında taksim, hibe veya tereke dışına çıkarılmayı gösteren bir hukuki işlem bulunmaksızın davacı adına kullanıcı şerhi verilmesinin hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.