Silahlı terör örgütü üyeliği yargılamasında tanık dinleme usulü ihlalleri ve delil çelişkileri nedeniyle verilen mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararı, suçun sübutunda belirleyici olan tek tanığın HTS kayıtlarıyla çelişen beyanlarına rağmen sanık huzurunda doğrudan dinlenmemesi veya usulüne uygun şekilde sorgulanamaması, ayrıca tanığın bahsettiği diğer kilit şahısların da yine sanık huzurunda usulünce dinlenmeyip sadece ifade metinleriyle yetinilmesi nedeniyle, sanığın iddia tanıklarını sorgulama hakkının ihlal edildiği ve adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil ettiği gerekçeleriyle bozulmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/10688 E.  ,  2026/2592 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/405 E., 2022/12 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/406 E., 2020/56 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53... /9.maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinafbaşvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tek tanık ... Y.nin her ne kadar sanık ile okul yıllarından beri görüşmediklerini beyan etmiş ise de HTS analiz raporunda 2013 yılı içerisinde görüştüklerinin tespit edilmesi de göz önüne alınarak çelişkinin giderilmesi için tanığın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; CMK'nın 210. maddesine muhalefetle hüküm verilmesi,
2. Tanık ...Y.nin beyanında bahsettiği ve sanığın 2013 yılında irtibat kurduğu tespit edilen sınıf sorumlusu ..., grup sorumlusu ....Y. ve sohbet abisi ... K.nin tanık olarak aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle usulünce dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.