Ticari satım kaynaklı karton kutu bedeli alacağı için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli davanın gerekçeli kararı.
Özet: Bir ticari satıştan kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı şirket, davalı şirketin karton kutu bedelinin bir kısmını ödemediğini ileri sürerek takibin devamını talep etmiş, davalı ise cevap vermemiş; mahkeme, davacının ticari defterlerini lehine delil olarak kabul etse de, alacağa dayanak gösterilen faturanın icra takibi başlatıldıktan sonra geriye dönük düzenlendiğini ve başlangıçta icra dosyasına sunulmadığını, yalnızca imzasız ambar fişlerinin bulunduğunu, ancak davacı defterlerine göre davalının borçlu göründüğünü belirlemiştir.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1024 Esas - 2026/444
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/1024 EsasKARAR NO : 2026/444HAKİM : .....KATİP : .....DAVACI : ....VEKİLİ : Av. ......DAVALI :....VEKİLİ : Av. ....DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 22/11/2021KARAR TARİHİ : 26/06/2026GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili 22/11/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle, davalı şirketin, müvekkili şirketten mütemadiyen, karton kutu sipariş ettiğini, davalı şirketin sipariş ettiği bu kutuların bedellerinin bir kısmını ödediğini bir kısmını ise ödemediğini, bu kapsamda davalı şirketin 27.534,45 TL tutarındaki borcunun 5.000 TL'sini ödediğini geri kalan 22.534,45 TL'sini ödemediğini, bunun üzerine davalı şirkete ... 27. İcra Dairesi'nin 2021/11907 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin borca ve fer'ilerine itiraz etmesi üzerine, taraflarınca Ticari Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Zorunlu Arabuluculuk Yoluna başvurulduğunu ve sürecin anlaşamama olarak neticelendirildiğini, davalı şirketin, itirazında kötü niyetli olduğunu, davalı borçlu vekilinin, itiraz dilekçesinde davalının böyle bir borcunun olmadığını beyan ettiğini, davalı-borçlu ile müvekkili arasında ticari satımdan kaynaklanan borcun, mevcut olup ödenmediğini, zira müvekkili tarafından gönderilen kutuların 07.07.2021 tarihinde ... Oluşum Taşımacılık aracılığı ile gönderildiğini ve söz konusu kutuların davalı şirket tarafından teslim alındığını, buna ilişkin belgelerin de yine ... Oluşum Taşımacılık isimli firmada bulunduğunu, davalı şirketin de ilk kısım ödemeyi müvekkiline 16.07.2021 tarihinde 5.000 TL olarak yaptığını ve kalan miktarı ödemediğini, söz konusu ticari satıma ilişkin faturanın da ilk aşamada davalı şirketin isteği üzerine kesilmemiş ise de, sonrasında müvekkili şirket tarafından geri dönük olarak kesildiğini, müvekkilinin, söz konusu siparişler ve ödemeler için davalı şirket bünyesinde çalışan .... Tek isimli şahıs ile iletişimde kaldığını, bu kapsamda ... Tek isimli şahıs ile müvekkili arasındaki mesaj kayıtları, sevk irsaliyesi (davalı şirket adına), mesaj kayıtları içerisinde yer alan ve borç miktarını ikrar eder nitelikteki konuşmaların bu borcun varlığını ortaya koyduğunu ayrıca bu borcun varlığının dinletecekleri tanıklar ile de ortaya konulacağını, davalılar vekilinin itirazında kötü niyetli olduğunu, takibin uzamasına yol açan bir itirazda bulundukları için karşı tarafın müvekkiline 22.913,00 TL'lik miktarın % 20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini de talep ettiklerini, açıklanan nedenlerden ötürü davalı-borçluların takibe yönelik haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile takibin fer'ileri ile birlikte devamına ve itirazlarında kötü niyetli olan davalı - borçlunun 22.913,00 TL'lik miktarın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemelerine hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.GEREKÇE:Dava, "Davacı tarafından satım bedeli için davalı aleyhine başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğu iddiasına dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali " istemine ilişkindir.Talep, ... 27. İcra Müdürlüğü'nün 2021/11907 Esas sayılı icra takip dosyası, BA/BS formları, fatura ve sevk irsaliyeleri, ticari defterler, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 16/03/2023 tarihli rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 16/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin 2021 dönemine ilişkin ticari defterleri, dava dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebe yönünden tetkiki sonucunda; 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK, m 182 ve HMK 222 md. gereğince mevcut haliyle davacı yanın 2021 dönemine ait ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, icra takibinin 22.574,00 TL alacak tutarına dayandırıldığı ancak alacak tutarının dayanağına ilişkin faturanın ödeme emri ekinde bulunmadığı, sadece 21.05.2020 ve 07.07.2021 tarihli teslim imzası bulunmayan ambar tesellüm fişlerinin icra dosyasına sunulduğu, itirazın iptaline ilişkin mevcut davada ise alacak tutarının 1 adet hizmet faturasından kalan kısmi bakiye tutarına dayandırıldığı görülmekte olup, 07.09.2021 ve 22.09.2021 icra takip tarihleri sonrasında 09.11.2021 tarihinde dava konusu faturanın geriye dönük 06.07.2021 tarihine düzenlendiğinin tespit edildiği, davacı yanın ticari defter kayıtlarına göre, 07.09.2021 icra takip tarihi ve 31.12.2021 tarihi itibariyle davalı yandan 32.605,11-TL alacaklı olduğu, dava dışı ... Tek tarafından 16.07.2021 tarihinde davacı şirket yetkilisi İsmet Çiftçi hesabına gönderilen dava konusu faturaya istinaden yapıldığı iddia edilen 5.000,00 TL tutarındaki havaleye ilişkin ise, davacı yanın ticari defter kayıtlarında muhasebe kaydının bulunmadığının görüldüğünü, fatura tutarından yapılan havalenin mahsubu neticesinde ise; 32.605,11 TL - 5.000,00 TL = 27.605,11 TL tutarında kalan cari hesap bakiyesi bulunmasına rağmen, İcra Müdürlüğü'nün dosyaları incelendiğinde; takip talebi ile 07.09.2021 ve 22.09.2021 tarihli ödeme emirlerinde, asıl alacak tutarının 27.605,11 TL yerine 22.574,00 TL olarak bildirildiğinin tespit edildiğini, 22.574,00 TL icra takibi asıl alacak tutarı ile, 5.000,00 TL ödeme neticesinde 27.605,11 TL bakiye tutar arasındaki farkın nedeninin ise tespit edilemediği, dava konusu fatura içeriği ürünlerin davalı firma tarafından teslim alındığına dair teslim imzalı herhangi bir belgenin dava dosyasında bulunmaması, 07.09.2021 ve 22.09.2021 icra takip tarihleri sonrasında 09.11.2021 tarihinde dava konusu faturanın geriye dönük 06.07.2021 tarihine düzenlenmesi ile TTK 21/2. maddesi hükmü nedeniyle 8 gün içinde itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayılacağı ve VUK 231/5. maddesi hükmü nedeniyle de dava konusu faturanın hiç düzenlenmemiş sayılacağı yönünde görüş ve hesaplamaları içeren rapor sunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda içeriği açıklanan denetine ve hüküm kurmaya elverişli olduğu sonucuna varılan bilirkişi raporu doğrultusunda ispatlanamayan davanın reddine mahkememizce 28/04/2023 tarihinde karar verilmiştir. Verilen bu karara karşı gidilen yasa yolu incelemesi neticesinde mahkememiz kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2025 tarih, 2023/1254 Esas -2025/1430 Karar sayılı ilamı ile "Takip dosyasında bulunan ... Oluşum Taşımacılık tarafından düzenlenen 21/05/2020 ve 07/07/2021 tarihli ambar alındı belgelerinde alıcı olarak davalının unvanının yazıldığı görülmüştür. Mahkemece tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre davacı tarafından davalı adına düzenlenen 06/07/2021 tarihli 32.605,11 TL bedelli faturanın kayıtlı olduğu, davalının 5.000,00 TL ödemesinin kayıtlı olmadığı, davacının fatura miktarında alacaklı göründüğü, davacının işbu faturayı 19/11/2021 tarihinde geriye yönelik olarak 06/07/2021 tarihli olarak düzenlendiği hususlarının tespit edildiği görülmüştür. Davacı tarafından davalı şirket çalışanı olduğu iddia edilen kişi ile yapılan yazışma örneklerinin dosyaya sunulduğu görülmüştür. Her ne kadar ambar alındı belgelerindeki malların ilgili firma tarafından davalıya teslim edildiği ileri sürülmüş ise de ambar alındı belgelerinde malların 36 bağ, 2 paket şeklinde tanımlandığı, malların belirleyici özelliklerinin tanımlanmadığı, alacağa ilişkin faturanın takip tarihinden sonra düzenlendiği ve ambar alındı belgesindeki mallar olup olmadığının belli olmadığı bu nedenle ilgili belgenin alacağı ispata yönelik belge olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır. Yine davalı çalışanı olduğu kişi ile yapılan mesajlaşma kayıtları davalı tarafından açıkça kabul edilmediği gibi yazışmalarda açıkça borç ikrarına yönelik bir beyan olmadığı da görülmüştür. Davanın değeri itibariyle davalı çalışanının tanık olarak dinlenmemesi de isabetli olmuştur. TMK.'nun 6.maddesi gereğince "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." hükmü getirilmiştir. Dosya kapsamında davacı tarafın mal teslimini ispat edemediği anlaşılmıştır. Ancak dava dilekçesi incelendiğinde davacının aynı zamanda yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez. Açıklanan bu nedenlerle mahkemece; davacının yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak, davacıya karşı tarafa yönelik olarak yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir...." gerekçesiyle kesin olarak kaldırılmıştır. İstinaf incelemesi sonrası yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapılan işbu dosyanın yürütülen yargılaması kapsamında; kesin olarak verilen İstinaf ilamı doğrultusunda, yemin edasına ilişkin olarak öncelikle davalı şirketi 21/05/2020 ve 07/07/2021 tarihlerinde temsile yetkili kişi ya da kişilerin tespiti için ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, gelen yazı cevabına göre davalı şirketi söz konusu tarihlerde münferiden temsile yetkili olan kişinin . ... olduğu tespit edilmiştir. Delillerinde yemin'e dayanan ve davasını ispatlayamayan davacıya yemin metnini mahkememize sunması için 2 hafta kesin verilmiş ve davacı yemin metninin mahkememize sunmuştur. Mahkememizce yapılan incelemede yemin metninin usul ve yasala uygun olması nedeni ile davalı şirket yetkilisine yemin metni gerekli yasal ihtaratı içerir şekilde duruşma günü ve saati ile birlikte tebliğ edilmiştir. Duruşmada hazır bulunan davalı şirket yetkilisi Murat Tuncer duruşmadaki beyanında "Davacı şirketten borca konu kutuları satın almadığıma, satın aldıklarımın parasının tamamını ödediğime, davacı şirkete herhangi bir borcum bulunmadığına, borca konu kutuların tarafıma teslim edilmediğine, 16.07.2021 tarihinde yapılmış olan 5.000 TL ilk kısım ödemesinin dava konusu borç ile ilgisi olmadığına, neticen davacı şirkete herhangi bir borcum olmadığına namusum, şerefim, vicdanım, ailem ve inandığım dini değerler üzerine yemin ederim " şeklinde yemini eda etmiş ve yemininde sebat etmiştir. Bu nedenle, davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Talep olmadığından İİK-67/2.madde uyarınca reddedilen alacak tutarı üzerinden davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 391,30- TL harcın mahsubu ile bakiye 340,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 22.913,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,7-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair; taraf vekillerinin yokluğunda verilen işbu kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere evrak üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. 26/06/2026Katip ....¸e-imzalıdır Hakim ...¸e-imzalıdır