Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararını ByLock tespiti ve Bank Asya işlemlerinin eksik araştırılması nedeniyle bozmuştur.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde, ilk derece mahkemesinin yargılamayı eksik yürüttüğü; özellikle sanığın ByLock kullanımına ilişkin savunmalarının denetimi amacıyla detaylı HTS kayıtlarının, bağlantılı kişilerin soruşturma durumlarının ve ifadelerinin uzman bilirkişi raporuyla birlikte değerlendirilmesi; temyiz aşamasında dosyaya giren ByLock tespit tutanağı ve UYAP bilgi bankasındaki verilerin sanık ve müdafiine sunularak tartışılması; Bank Asyadaki mutad dışı işlemlerin örgüt talimatıyla yapılıp yapılmadığının bilirkişi marifetiyle kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi ve beyan sahiplerinin aleni duruşmada dinlenilmesi de dahil olmak üzere, tüm delillerin eksiksiz toplanarak yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulması yönünde karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/24079 E.  ,  2026/2583 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/4 E., 2022/33 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9 ve 63/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, üç farklı ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Temyiz aşamasında dosyaya gelen ... ID numaralı ... tespit ve değerlendirme tutanağının 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup tartışılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini ile UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinde sanıkla ilgili bilgi, beyan veya ifade bulunup bulunmadığı hususunda sorgulama yapılarak varsa söz konusu kişilerin aşama beyanlarının aslının veya onaylı suretlerinin getirtilerek 5271 sayılı CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak ve gerektiğinde ilgili şahısların tanık sıfatıyla dinlenilerek diyeceklerinin sorulması lüzumu,
3- BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanun'un 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, .../PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Bankası AŞ'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği nazara alınarak, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği de göz önüne alınarak, sanığın ... kayıtlarının tamamını kapsayan, örgüt liderinin talimatı doğtultusunda bankacılık işlemi yapıp yapmadığının kuşkuya yer bırakmıyacak biçimde açıkça bilirkişi raporu ile birlikte belirlenmesi ile tespiti halinde beyan sahiplerinin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenmesi, tüm beyan ve belgelerin CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
4- Kabul ve uygulamaya göre;
Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.