Danıştay 7. Dairenin, sahte fatura düzenleme ve gerçek dışı üretime dayalı Özel Tüketim Vergisi ile vergi ziyaı cezasının iptali istemini reddeden istinaf kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı şirketin, özel tüketim vergisi iadelerini sahte faturalara dayandırarak haksız yere aldığı iddiasıyla resen tarh edilen özel tüketim vergileri ve kesilen üç kat vergi ziyaı cezasına karşı açtığı davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, şirketin üretim kapasitesinin yetersizliği, ilişkili şirketlerle fiktif işlemler yapması ve sahte belge düzenleme fiilleri nedeniyle tarhiyatın hukuka uygun olduğuna hükmederek davayı reddetmiş; davacı, yüklü vergi ödemeleri ve kayıtlı araçları olduğunu, inceleme süreci devam eden firmalarla işlem yapmanın eleştirilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2024/1353 E.  ,  2025/1601 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1353
Karar No : 2025/1601
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Pazarlama İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile dayanağı vergi tekniği raporuna istinaden haksız olarak iade edilen özel tüketim vergilerinin geri alınması amacıyla 2018 yılının Şubat dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporlarının davacıya tebliğ edilmemesinin esasa etkili bir şekil hatası olmadığı, Mahkemelerinin 03/03/2023 tarihli "Ara Kararı" ile söz konusu vergi tekniği raporunun UYAP avukat portalından incelenebileceği ve rapordaki tespitlere ilişkin beyanların sunulabilmesi için ayrıca süre tanındığı da göz önünde bulundurulduğunda vergi tekniği raporunun davalı idarece tebliğ edilmemesinin tarhiyatı kusurlandıracak nitelikte görülmediği, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporları ve vergi inceleme raporlarında yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, davacı şirketin böyle bir üretimi gerçekleştirecek, teknik bilgi ve tecrübeye sahip olmadığı, elektrik tüketimi verilerinin üretim için yeterli olmadığı, mükellef şirketin üretim yaptığı şubeden başka depo, ardiye vb. yerinin bulunmadığı, EPDK tarafından şirket adına düzenlenmiş bir madeni yağ lisansının olmadığı, şirketin inceleme döneminde mal alışlarını gerçekleştirdiği ilişkili şirketlerin bir kısmı hakkında sahte belge düzenlemeden dolayı vergi tekniği raporlarının bulunduğu, bir kısmı hakkında da incelemelerin devam ettiği, sahte veya muhteviyatı itibari ile yanıltıcı belge düzenleme fiili nedeniyle hakkında olumsuz tespit bulunan birçok firmaya fatura düzenlendiği ve yine bu firmalardan fatura alındığı, banka yolu ile yapılan ödemelerin mükellef şirket ve anılan ilişkili firmaların hesaplarına çok kısa süre içinde intikal ettirildiği, şirketler arasında düzenlenen ve cirolanan çeklerin tekrar ciro zincirinde en başa döndüğü, ödemelere ilişkin belirtilen durumların aslında gerçek bir ödeme değil fiktif bir ödeme niteliği taşıdığı, tüm hammadde ve ticari mal alış ile satışlarının gerçek bir mal teslimine veya hizmet ifasına dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığı, bu durumda, davacı tarafından gerçek bir üretime dayanmayan ve sahte faturalarda yer alan iade konusu yapılan özel tüketim vergisinin geri alınması amacıyla yapılan özel tüketim vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer taraftan, 2018 yılında sahte belge düzenleyen davacı şirketin eylemi 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesi kapsamında bulunduğundan, davacı şirket adına kesilen üç kat vergi ziyaı cezasında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2018 yılında yüklü miktarda vergi ödendiği ve şirket adına kayıtlı panel van araç bulunduğu, sahte fatura düzenleyen mükelleflerin hiç vergi ödemediği ve adlarına kayıtlı araçlarının olmadığı hususunun göz ardı edildiği, hakkında inceleme devam eden mükelleflerden alım satım yapılmasının eleştiri konusu yapılmasının hukuka uygun olmadığı, sahte faturaya ilişkin incelemenin belgeyi düzenleyenin faaliyet konusu, organizasyonun ekipmanı, ekonomik durumu gibi unsurlar yönünden değerlendirme yapılması gerektiği, ihtilaf konusu olayda vergilendirme hatası yapıldığı, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyeti ortaya konulmadan ve somut tespit bulunmadan tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.