Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu: Ulaştırma Bakanlığının köprü ve viyadükler deprem yönetmeliği çıkarma yetkisinin hukuka uygunluğunun temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, Türkiye Yalıtımlı ve Sönümleyicili Köprü ve Viyadükler Deprem Yönetmeliğinin bir maddesinin iptali istemiyle açılan davanın, Danıştay Dördüncü Dairesi tarafından, yönetmeliğin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Ulusal Deprem Stratejisi ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, ulaşım altyapısının depreme dayanıklılığını artırma amacı taşıyan yetkili bir düzenleme olduğu gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, bu ret kararının temyizen incelenmesi talebini ve dayanağını özetlemektedir.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/2089 E.  ,  2025/304 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2089
Karar No : 2025/304
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
2- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin 14/02/2024 tarih ve E:2024/294, K:2024/964 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 06/10/2020 tarih ve 31266 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Yalıtımlı ve Sönümleyicili Köprü ve Viyadükler Deprem Yönetmeliği'nin Ek-1'inde yer alan "Deprem Etkisi Altında Yalıtımlı ve Sönümleyicili Köprü ve Viyadüklerin Tasarımı İçin Esaslar"ın "Tanım, Kapsam ve Performans Hedefleri" başlıklı 1. maddesinin "Özel Konularda Tasarım Gözetimi ve Kontrolü" başlıklı 1.4. bendinin "Tanım" başlıklı 1.4.1 alt bendinin 4. paragrafının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 14/02/2024 tarih ve E:2024/294, K:2024/964 sayılı kararıyla;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/05/2023 tarih ve E:2022/3238, K:2023/1195 sayılı bozma kararına uyularak;
Afet ve Acil Durum (AFAD) Yönetimi Başkanlığının Başbakanlığa bağlı olduğu 2011 yılı itibarıyla "depremlerin neden olabilecekleri fiziksel, ekonomik, sosyal, çevresel ve politik kayıp ve zararları önlemek veya etkilerini azaltmak ve depreme dirençli, güvenlikli, hazırlıklı ve sürdürülebilir yeni yaşam çevreleri oluşturmak" amacıyla hazırlanan ve Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulunca 09/08/2011 tarihinde kabul edilerek, 18/08/2011 tarih ve 28029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı (UDSEP-2023) kapsamında yapılması gereken faaliyetler ve bu faaliyetleri gerçekleştirecek kurumların belirlendiği, bu Plan'ın Strateji B.1.6 sayılı maddesinde; köprü, viyadük ve ulaşım sistemlerinin yanı sıra, hayati öneme sahip gömülü ve yüzeydeki dağıtım sistemleri (boru, doğalgaz ve elektrik hattı gibi) ile ilgili olarak Türkiye'deki inşaat teknolojisini ve uygulamalarını esas alan deprem güvenliğini belirleme ve yapıları güçlendirme yöntemlerinin geliştirilip, standart hale getirilip ve uygulamasının sağlanacağı ve bunun için Ulaştırma Bakanlığının sorumluluğunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, üniversiteler, TÜBİTAK, Kalkınma Bakanlığı, AFAD, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve ilgili tüm kuruluşların da katılımı da sağlanarak faaliyetlerin yürütüleceği belirlendikten sonra, tevdi edilen bu görev uyarınca davalı idare tarafından, UDSEP-2023'ün Eylem B.1.6.3 sayılı maddesinde belirtilen; "Ulaşım sistemleri ve önemli ulaşım tesislerinin depremlere dirençli bir şekilde projelendirilmesi, bakımı ve denetimi için düzenlemeler yapılacaktır." düzenlemesi doğrultusunda, davalı idareye bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, büyükşehir belediyeleri ve belediyelerin de katılımı sağlanarak yapılan mevzuat çalışmaları sonucunda hazırlanan dava konusu Yönetmeliğin, 7269 sayılı Kanun'a, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 474. maddesi ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 211. maddesine dayanılarak çıkarıldığı, ulaşım tesislerinden olan yeni yapılacak/mevcut olan karayolu ve demiryolu köprü ve viyadüklerinin depreme dayanıklılığının artırılmasına, depremden kaynaklı zararın oluşmaması amacına hizmet edecek olan ve ilk kez yürürlüğe konulan Yönetmelik ve ekinde belirtilen Esaslar görev tanımı içinde bulunan davalı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının dava konusu Yönetmeliği çıkarmaya ve yürütmeye yetkili olduğu,
Anayasa'nın 124. maddesi uyarınca, idarelerin normlar hiyerarşisine uygun bir şekilde düzenleyici işlem yapma ve bu kapsamda kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere yönetmelik çıkarma yetkisinin bulunduğu,
İdarelerin, sahip oldukları düzenleme yetkisi kapsamında, mevzuatla kendilerine verilen görevleri yerine getirmek amacıyla düzenleyici işlemler yapabilecekleri hususunda kuşku bulunmadığı,
Kanunda yönetmelik ile düzenlenmesi öngörülen konuların alt düzenleyici işlem ile düzenlenmesi mümkün değilse de; bunlar ile az ya da çok ilgisi bulunan ancak kanunda doğrudan yönetmelik ile düzenlenmesi öngörülmeyen konuların idarelerin sahip oldukları alt düzenleyici işlem yapma yetkisi kapsamında tesis edeceği tebliğ, genelge, vb. işlemler ile düzenlenmesinin mümkün olduğu,
7269 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, anılan Kanun'a göre afet bölgesi olarak ilan edilen yerlerde yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek veya esaslı tamir görecek resmi ve özel bütün yapıların tabi olacağı teknik şartların yönetmelikle düzenleneceğinin hükme bağlandığı, Türkiye Yalıtımlı ve Sönümleyicili Köprü ve Viyadükler Deprem Yönetmeliği'nin 1. maddesinde ise, bu Yönetmeliğin amacının deprem yalıtımı uygulanacak olan yeni köprülerin ve deprem yalıtımı uygulanarak güçlendirilecek olan mevcut köprülerin tasarım esaslarını belirlemek olduğunun ifade edildiği, dolayısıyla söz konusu Yönetmeliğin yukarıda anılan Kanun maddesinde öngörülen düzenleme ve belirlemelerin yapılması amacıyla çıkartıldığının anlaşıldığı,
Bu Kanun'da, afet bölgesi olarak ilan edilen yerlerde yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek veya esaslı tamir görecek resmi ve özel bütün yapıların tabi olacağı teknik şartlar ve dolayısıyla bu teknik şartlara riayet edilip edilmediğinin denetimi amacıyla yapılacak ve Yönetmelik'te "tasarım gözetimi ve kontrolü hizmeti" olarak adlandırılan faaliyetin ne şekilde yürütüleceği hususunun yönetmelik ile düzenlenmesinin zorunlu tutulduğu, ancak tasarım gözetimi ve kontrolü hizmetini yerine getireceklerin eğitim koşulları, mesleki yeterlilik ve deneyim konuları ve bunların belgelendirilmesi ile hizmetin yürütülmesine ilişkin hususların yönetmelik ile düzenlenmesi yönünde bir zorunluluğa yer verilmediği,
Bu durumda, tasarım gözetimi ve kontrolü hizmetini yerine getireceklerin eğitim koşulları, mesleki yeterlilik ve deneyim konuları ve bunların belgelendirilmesi ile hizmetin yürütülmesine ilişkin hususların yönetmelikle düzenlenmesini gerektiren, Kanun'dan kaynaklı bir zorunluluk bulunmadığından, anılan hususların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından alt düzenleyici işlemlerle belirlenmesini öngören dava konusu Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenleme ile tasarım, gözetim ve kontrol hizmetini yerine getirecek olan inşaat mühendislerinin eğitim koşulları, mesleki yeterlilik ve deneyim konuları, belgelendirilmesi ile hizmetin yürütülmesine ilişkin esasların yasal dayanağı bulunmayan Yönetmelik'te dahi hiçbir hüküm getirilmeden doğrudan Bakanlıkça yayımlanacak tebliğ ile düzenleneceğinin hüküm altına alındığı, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 474. maddesinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının görev ve yetkilerini, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 211. maddesinin ise Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkilerini düzenlediği, bu düzenlemelerde davalılara inşaat mühendislerine ilişkin eğitim koşulları, mesleki yeterlilikleri vb. mesleki değerlendirme konularında düzenleme yapmak gibi bir yetkinin verilmediği, dava konusu düzenlemenin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, idarenin keyfi davranmasının önünü açacak nitelikte olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise; Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Dördüncü Dairesinin temyize konu kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/05/2023 tarih ve E:2022/3238, K:2023/1195 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin 14/02/2024 tarih ve E:2024/294, K:2024/964 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 10/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.