5. Hukuk Dairesi, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli davasında önceki bozma ilamında belirtilen değerleme ve usul eksiklikleri sonrası verilen karar verilmesine yer olmadığına hükmünü incelemektedir.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemiyle açılan davada, yerel mahkemenin başlangıçta davanın kabulüne ilişkin kararının, taşınmaz vasfının araştırılmaması, gelir ve objektif değer artışı hesaplamalarındaki usul hataları, irtifak hakları ve hacizlerin bedel tespitinde gözetilmemesi gibi eksiklikler nedeniyle Yargıtayca bozulmasının ardından, bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılamada davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş olup, bu karar davalı idare vekilince temyiz konusu yapılmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/47 Esas, 2017/404 KararKARAR : Karar verilmesine yer olmadığınaTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Mahkeme kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ...ili, ... ( ...) köyü şimesi mevkii 330 numaralı parselde (ifrazen 20 08... parsel, 20 07... parsel) malik olduğunu, parselin 136.839 m² olup, 3 müvekkilede ait olduğunu, Tarım ve Orman Bakanlığının toplulaştırma çalışmaları sonucu değişikliğe uğradığını, davalı kurum tarafından taşınmaz için herhangi bir kamulaştırma bedeli ödenmediğini, uzlaşmaya davet talebinde bulunmak üzere Karayolları Genel Müdürlüğünü izafeten Karayolları ...97. Şube şefliğine başvurulduğunu, müvekkilerin paydaş oldukları 20 07... nolu parselin tümünün ... tarafından yol olarak kullanıldığını, daya konu 330 numaralı parselin ...şehir merkezi sınırları içinde bulunmakta olup mücavir olan içinde olduğunu, el atma sonucunda tarımsal faliyetlerin yürütülmediğini, parselin kullanılamaz hale geldiğini davanın kabulünü talep etmiştir. II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığını, öncelikle uzlaşma yoluna gidilmesi gerektiğini, idareye uzlaşma talebinde bulunulmadan kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat davasının açılamayacağını, bir an için açılabileceği kabul edilse bile istenilen tazminat miktarının yüksek olduğunu, taşınmazın el atma tarihindeki vasfına göre dava tarihindeki değerinin tespit edilmesinin gerektiğini, taşınmazın arsa olmayıp tarla niteliğinde olduğunu, dava konusu olayda bilirkişi raporunda da daha sonra anlaşılacağı üzere taşınmaz belediyenin su ve kanalizasyon hizmetleri ve diğer hizmetlerinden yararlanmadığını, mahkemenin yapacağı keşif tutanağındaki gözlemlerinden anlaşılacağı üzere taşınmazın ve çevresinin tamamen tarım alanı niteliğinde olup yapılaşmanın olmadığını davanın reddini talep etmiştir.III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.06.2014 tarihli ve 2013/485 Esas, 2014/364 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 10.06.2014 tarihli ve 2013/485 Esas, 2014/364 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmediği ancak taşınmazın tamamının toplulaştırma sonucu yolda kaldığı, taşınmazın 3083 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi kapsamında olup olmadığı araştırılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca değerlendirme tarihi olan 2013 yılı dekar başına üretim masraflarına göre taşınmazın net gelirinin tespit edilmesi gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, masraf kalemlerinin 2012 fiyatlarına göre hesaplanması, münavebeye esas 2. yılda ikinci ürün olarak esas alınan silajlık mısır masraflarının brüt gelirinden düşülmemesi suretiyle fazlaya hükmedilmesi, dava konusu taşınmazın en yakın yerleşim yerine, ulaşım yollarına ve değerinin artışına esas önemli ticari bölgelere ve kamu kuruluşlarına mesafesi tespit edilip, buna göre taşınmazın tespit edilen metrekare değerine objektif değer artışı uygulanması gerekip gerekmediği hususunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınması düşünülmeksizin, taşınmazın tespit edilen metrekare değerine soyut ifadelerle % 250 gibi yüksek oranda objektif değer artışı uygulayan rapor esas alınarak karar verilmesi, dava konusu taşınmazın tapu kaydında tescilli ... Genel Müdürlüğü lehine 15.110 m² lik ve ... Genel Müdürlüğü lehine 1950 m²lik irtifak haklarının taşınmazda meydana getirdiği değer düşüklüğünün hesaplanarak, tespit edilen kamulaştırma bedelinden indirilmesi gerektiği düşünülmeden fazla bedele hükmedilmesi, tapuda davacılardan Osman Kanar'ın hissesi üzerindeki hacizlerin davacıya düşen kamulaştırma bedeline yansıtılmamış olması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin 10.12.2015 tarihli ve 2015/155 Esas, 2015/511 Karar sayılı kararı ile bozma kararı sonrasında dava konusu taşınmazın toplulaştırma kapsamında olduğu anlaşılmakla 3083 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi uyarınca %10 katılım payı kamulaştırmasız elatma tazminatından mahsup edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.C. İkinci Bozma Kararı1. Mahkemenin 10.12.2015 tarihli ve 2015/155 Esas, 2015/511 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizin 22.12.2016 tarihli ve 2016/7863 Esas, 2016/18030 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davalı idare tarafından ...2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/424 Esas sayılı dosyasında açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasının derdest olduğu anlaşıldığından, sözü edilen davanın bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından müvekkili idare aleyhine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına , 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.