Çocuğun cinsel istismarı suçundan beraat eden sanık müdafiinin vekalet ücreti talebi ile mağdure vekilinin temyiz itirazlarının hukuka uygun bulunmayarak reddi.
Özet: Çocuğun cinsel istismarı suçundan sanığın beraat kararı ilk derece mahkemesince verilmiş olup, bu karar mağdure vekili ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir; ancak yüksek mahkeme, mağdurenin 18 yaşını doldurup şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle temyiz hakkı kalmadığına, baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafiye vekalet ücreti takdir edilemeyeceğine hükmederek, sanık hakkındaki beraat kararını oy birliğiyle onamıştır.
9. Ceza Dairesi         2025/9661 E.  ,  2026/4796 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/221 E., 2025/180 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu gözetilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında mağdureyi dudağından öpmek suretiyle beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle, sanık hakkında beraat hükmü verilmesine karşın lehe vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Kayden 18.04.2002 doğumlu olan mağdurenin bozma üzerine on sekiz yaşını ikmalinden sonra 29.04.2025 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
5271 sayılı Kanun uyarınca Baro tarafından görevlendirilen ve dosyada vekaletnamesi bulunmayan zorunlu müdafii lehine idari işlem niteliğinde olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile ücreti vekaletin belirlenemeyeceği anlaşılmakla, sanık müdafiinin vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2026 tarihinde karar verildi.