Yargıtay 9. Ceza Dairesi, çocuğun cinsel istismarı davasında mağdurun akıl sağlığı, savunma kapasitesi ve beyanlarının güvenilirliğine ilişkin çelişkili raporlar nedeniyle eksik incelemeyi gerekçe göstererek mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmü, mağdurenin maruz kaldığı eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği ile kendisini savunma durumu hakkında düzenlenen adli tıp raporları arasında önemli çelişkiler bulunması ve karara esas alınan raporun içeriği itibarıyla yetersiz olduğunun tespit edilmesi üzerine eksik incelemeye dayandığı gerekçesiyle bozulmuş olup, sanığın hukuki durumunun doğru tayini için mağdurenin suç tarihindeki akıl sağlığı durumu, olaya ilişkin beyanlarının güvenilirliği ve kendisini savunma kapasitesinin tam teşekküllü bir sağlık kurulu tarafından yeniden ve kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.
9. Ceza Dairesi         2025/10550 E.  ,  2026/4795 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/329 E., 2025/103 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, mağdurenin dudağından öpüp göğsüne dokunduğunun kabulü ile değişen suç vasfına göre sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle, sanık hakkında üst sınırdan temel ceza tayin edilerek takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığından kurulan mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı olduğuna, suçun dava zamanaşımına uğradığına, atılı suçun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olması karşısında şikayetten vazgeçme sebebiyle düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
... Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde üç ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanınca düzenlenen 06.06.2013 tarihli raporda mağdurenin maruz kaldığı cinsel istismar eyleminin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmemiş olduğu bildirilmesine karşın 05.04.2014 tarihli adli görüşme değerlendirme raporunda mağdurenin mental retardasyon tanısına rağmen sosyal beceri düzeyinin yüksek olduğu, hayır diyebildiği ve kendisini koruyabildiğine dair görüş bildirilmesi karşısında mevcut raporlar arasında çelişki bulunması ve hükme esas alınan 06.06.2013 tarihli raporun düzenleyici sayısı ve içeriği itibariyle yetersiz olması karşısında, anılan hastaneden temin edilecek mağdureye ait tüm kayıtlar ve dava dosyasıyla birlikte mağdurenin İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevkiyle suç tarihinde herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bundan dolayı eyleme karşı beden veya ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olup olmadığı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, durumunun hekim olmayanlar ile çevresinde yaşayanlar veya kendisini tanıyanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı hususlarında rapor alınmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2026 tarihinde karar verildi.