Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, ilk derece mahkemesinin kabul kararının istinafça reddedilmesi üzerine, özel parselasyon planı ve parsel sınırları uyuşmazlıkları ekseninde Yargıtay 5. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi.
Özet: Davacı tarafından, müvekkiline ait 656 parsel numaralı taşınmazın 38,65 m²lik kısmına davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla açılan bedel tespit ve tazminat davasında, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne hükmetmişken, davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ilk hükmü kaldırarak davanın esastan reddine karar vermiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/5839 E.  ,  2026/783 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1955 Esas, 2025/157 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/190 Esas, 2023/220 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 09.11.1985 tarihinde ...Mahallesi F21-c 17... D pafta 0 ada ve 656 parsel numarada bulunan 6620 m²lik taşınmazın 226/6620 hissesini satın aldığını, 656 nolu parselin müvekkile ait olan kısmının kamusal alana özgülendiğini, daha önce müvekkil adına Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/221 Esas, 2013/551 Karar sayılı dosyasıyla aynı parsel numaralı taşınmaz için dava açıldığını, 38,65 m²lik kısım için o aşamada talepte bulunulmadığını, bu kısım için davanın takip edilmediğini, geri kalan kısım içinse davanın sonuçlanmadığını, fiili ve hukuki el atmanın kesinleşmediğini, verilen kararın Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğini, Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/253 Esas sayılı dosyasıyla 24 numaralı parsel sahibine kal ve ecrimisil davası açıldığını, açılan davada fiili tecavüz bulunmadığı yönünde karar verildiğini, verilen karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, anılan dosya davalıya ihbar edildiğini, kadastral parselin metrekare bazında değerlendirildiğinde yekün olarak mevcut tapuda yer alan 38,65 m² kadastral parsele ve 25 nolu parsele el atan belediyeye intikalinin gerekeceğini, gayrimenkulün tamamına fiili el atmanın bulunduğunu, üstelik el atmanın Yargıtay onama kararı ile kesinleştiğini, fazlaya dair talep ve haklanın saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ve şimdilik 10.000,00 TL'lik kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibaren Anayasa'nın 46 ncı maddesi gereği kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz ile davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı özel parselasyon planında 25 nolu parseldeki "D" kısmı hakkında Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın kesinleştiğini, özel parselasyon haritasının 656 parsel sınırlarına ve parsel alanına uymadığını, tapu alanı olan 6.620 m²'ye 1.685 m² fazladan ilave edilerek 8.305 m²lik alan üzerinden parselasyon dağılımı yapılmış olduğunu, özel parsellerin 656 sayılı parselin kadastral sınırları dışına taşarak komşu parseller üzerine kaydığı tespit edildiğinden zemin uygulanabilirliği olmadığından hükmü olmayan bu özel parselasyon planı esas alınarak anılan 25 nolu şahsi parseldeki "D" kısmı açısından fiili el atmadan bahsedilmeyeceğini, dava konusu taşınmazın tapu kaydına tedbir konulmasına aksi hâlde davalıdır şerhi konulması gerektiğini, davanın usulden reddini, dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkil idarece herhangi bir tasarrufu olmamasından dolayı husumet yokluğundan reddini, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/221 Esas sayılı dosyasında taşınmazın 38,65 m² kısmına ilişkin komşu özel parselin tecavüzü olduğundan kamulaştırmasız el atma talebi red olunarak verilen kararın kesinleştiğini, davacı tarafça bu kez Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/202 Esas sayılı dosyası ile 23... nolu özel parseller malikine karşı açılan davanın da özel parselasyon krokisi uygulanabilir olmadığından red olunduğunu ve kesinleştiğini, eldeki davada da özel parselasyon krokisinin uygulanabilir olmadığını, 656 parsel sayılı taşınmazın bütünü üzerinden el atma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, sorumlu idarenin doğru belirlenmesi gerektiğini, hüküm de atıf yapılan fen bilirkişi krokisinin koordinatlı olmayıp infaza elverişli olmadığını, hatalı emsal incelemesi ile fahiş bedele hükmedildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarıyla getirtilen tapu kayıtlarına göre; ...Mahallesi 656 parsel numarada bulunan 6620 m²lik taşınmaz hakkında davalı idareye karşı Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/221 Esas, 2013/551 Karar sayılı dosyasıyla kamulaştırmasız el atma bedeli talebiyle dava açıldığı, bu dava içerisinde tespit edilen kısımlardan D=38,65m²lik işbu dava konusu kısımda komşu 24 nolu özel parseldeki binanın tecavüzü olduğundan bu kısım yönünden davacı tarafça davanın takipsiz bırakıldığı, bu kez davacı adına Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/253 Esas sayılı dosyasıyla 24 numaralı özel parsel sahibine kal ve ecrimisil davası açıldığı, açılan davada davacı tarafın dayandığı özel parselasyon krokisinin uygulanabilir olmadığından davanın reddolunduğu ve kesinleştiği; alınan fen bilirkişi raporlarına göre davacı tarafın dayandığı özel parselasyon haritasının 656 parsel sınırlarına ve parsel alanına uymadığı, tapu alanı olan 6.620 m² ye 1.685 m² fazladan ilave edilerek 8.305 m² lik alan üzerinden parselasyon dağılımı yapılmış olduğu, özel parsellerin 656 sayılı parselin kadastral sınırları dışına taşarak komşu parseller üzerine kaydığı tespit edildiğinden zemine uygulanabilirliği olmadığı anlaşılmakla; bu özel parselasyon planı esas alınarak dava konusu edilen 25 nolu özel parseldeki D=38,65m²lik dava konusu kısım yönünden sübut bulmayan davanın reddi gerekirken İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş olmasının, doğru görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2014/4850 Esas, 2014/19144 Karar sayılı kararına aykırı olduğunu, şahsi parselasyon planının genelinin tapu miktarına göre fazla olmasının müvekkil açısından bir etkisi olmadığını, müvekkile fazla değil az miktarda şahsi parsel verildiğini, üstelik Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin bizatihi bu şahsi parselasyon planını geçerli kabul edildiğini, parselin tamamının kamusal alana ayrıldığını, bu davanın ek dava olduğunu, kök davanın aksine karar verildiğinden kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; talebin reddedilen kısmı uyarınca lehlerine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.