Uzman çavuş sözleşmesinin feshinde, görev esnasında alınan istirahat raporu süresinin 3269 sayılı Kanun istisnası kapsamında değerlendirilmesi kararına itiraz.
Özet: Uzman çavuşun sözleşmesinin, son bir yılda üç aydan fazla istirahat raporu aldığı gerekçesiyle feshine ilişkin işlem, bölge idare mahkemesince hukuka aykırı bulunmuştur; mahkeme, davacının operasyon esnasında yaşadığı düşme sonucu oluşan pelvis kırığı nedeniyle aldığı 20 günlük raporun, Uzman Erbaş Kanununda yer alan "görev esnasında meydana gelen kaza" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiş, bu sürenin hesaplama dışı bırakılmasıyla toplam rapor süresinin üç ayın altına düşmesi sebebiyle feshin hukuki dayanağının kalmadığına ve davacının yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesi gerektiğine karar vermiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : 2022/4238Karar No : 2025/2824 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Kırklareli ili, Lüleburgaz ilçesi, ...'inci Mekanize ... Tugay Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan davacının, tedavi süresi hariç olmak üzere istirahat ve hava değişiminin başladığı tarihten geriye doğru son bir yıl içerisinde üç aydan fazla istirahat raporu aldığından bahisle, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine dair 5'inci Kolordu Komutanlığı ...'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığının ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, geçici görevli bulunduğu Şırnak'ta 15/12/2018 tarihinde icra edilen operasyon esnasında kayarak düştüğü, arkadaşlarının yardımıyla bulunduğu yerden kaldırıldığı ve operasyona devam ettiği, operasyonun 17/12/2018 tarihinde sona erdiği, davacının 17/12/2018 tarihinde soğuk algınlığı, bel fıtığı ve karın ağrısı şikayetiyle,18/12/2018 tarihinde böbrek ağrısı şikayetiyle, 20/12/2018 tarihinde de tekrardan bel ağrısı şikayetiyle revirde muayene olduğu ve her seferinde kendisine ilaç tedavisi düzenlendiği, herhangi bir istirahat raporu verilmediği, olaydan 25 gün sonra davacıda pelvis kırığı gerekçesiyle ... Devlet Hastanesince rapor düzenlendiğinden bahisle 20 günlük raporun üç aylık süreye dahil edilmemesi gerektiğine dair davacı iddialarına, pelvis kırığı olan davacının bu süre zarfında görevini icra ediyor olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu için bu iddiaya itibar edilmediği, ayrıca; dosyada mevcut bilgi alma tutanaklarına bakıldığında; 14/12/2018 tarihinde operasyon sırasında davacının ayağının kayarak 2-3 metre kadar aşağı sürüklendiği, arkadaşlarının yardımıyla bulunduğu yerden çıkarıldığı ,durumu sorulduğunda da kendini iyi hissettiğini ve intikale devam edebileceğini beyan ettiği, davacının geriye doğru son bir yıl içerisinde üç aydan fazla istirahat raporu aldığı ve raporlara sebep kazaların görev sırasında vuku bulmadığı dava dosyası kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, bu durumda istirahat ve hava değişiminin başladığı tarihten geriye doğru, son bir yıl içinde alınan hava değişimi ve istirahat süresinin toplamı üç aydan fazla olan sözleşmeli erlerin sözleşmelerinin feshedileceği hükmü dikkate alındığında ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 10’uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca idarenin sözleşmenin feshi konusunda bağlı yetkiye sahip olduğu husus gözetildiğinde; görev sırasında vukuu bulmayan ve istirahat ve hava değişiminin başladığı tarihten geriye doğru, son bir yıl içinde alınan hava değişimi ve istirahat süresinin toplamı üç aydan fazla olan (95 gün) davacının sözleşmesinin feshedilmesinde dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlıkta; 95 günlük söz konusu istirahat süresinin içinde bulunan 75 günlük kısımlarla ilgili davacı lehine durum sağlayacak herhangi bir husus bulunmamakta ise de, 20 günlük istirahat süresine yönelik olarak davacı hakkında "Lomber omurga ve pelvis kırığı" (kalça kemikleri arasında yer alan oval şeklindeki yer) tanısıyla 10/01/2019 tarihinde ... Devlet Hastanesince verilmiş raporun mevcut olduğu, 'Bu rapor tarihinden 25 gün önceki 15/12/2018 tarihinde davacının Şırnak'ta icra edilen operasyonda uçurumdan kayarak düşerek belini çarptığı, olay yerinde kendisine müdahale edildiği, ancak olayın sıcaklığı nedeniyle operasyona devam ettiği, 17/12/2018 tarihinde ağrılarından şikayet ettiği, revire götürüldüğü ve ilaç tedavisi uygulandığı' hususuyla ilgili olarak 6 askeri personel tarafından tanzim edilen 10/01/2019 tarihli tutanağın dosyada mübrez olduğu, hayatın olağan akışı da göz önüne alındığında, 20 günlük istirahat süresiyle ilgili söz konusu durumun 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 10. maddesinde düzenlenen 'barışta ve savaşta görev esnasında görevlerinden dolayı bir kazaya uğrayanların ilişiklerinin kesilmeyeceği' düzenlemesi kapsamında kaldığının kabulünün gerektiği, bu suretle tedavi süresi hariç olmak üzere istirahat ve hava değişiminin başladığı tarihten geriye doğru son bir yıl içerisinde aldığı istirahat raporları üç aydan az süreye tekabül eden davacının sözleşmesinin feshedilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan; işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük hak kayıplarının yasal faiziyle birlikte idarece davacıya iadesinin Anayasal ve yasal bir zorunluluk olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük hak kayıplarının dava açma tarihi olan 18/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük hak kayıplarının dava açma tarihi olan 18/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 29/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.